
Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeme gelmesi, yalnızca mevcut gelişmelerle sınırlı bir durum değildir. Yaklaşık on beş yıllık bir siyasi geçmişin birikimini göz önünde bulundurmak önemlidir.
CHP tabanında oluşan rahatsızlığın, tek bir seçim ya da krizle açıklanamayacağı görülmektedir. Alınan kritik kararların yarattığı süreklilik hissi üzerinde duruluyor.
Baykal’ın kaset skandalı
Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık süreci oldukça tartışmalı bir başlangıç yapmıştı. Deniz Baykal’ın evine gizli kamera yerleştirilmesi, özel yaşamına müdahale anlamına gelen skandal, siyasi söylemleri de etkilemişti. Bu olayın ardından “özel olan politiktir” anlayışı yaygınlaşırken, Recep Tayyip Erdoğan’ın “ne özeli genel bu genel” ifadesi bu durumu meşrulaştırmıştı.
Kılıçdaroğlu, bu skandalın ardından birden ön plana çıkarıldı. Medyada Dengir Mir Mehmet Fırat’ın karşısına çıkarılan Kılıçdaroğlu, bazı belgelerle desteklendi ve imajı güçlendirildi. Ardından partinin genel başkanlığına getirildi.
Bu süreçte dikkat çeken bir nokta, konunun üzerine gitmekten vazgeçilmesiydi. Kılıçdaroğlu genel başkanlık koltuğuna oturmuştu, yaşanan skandal ise bir nebze unutulmuş gibiydi. Ancak, bir genel başkanın böyle bir skandalla görevi bırakması, hala sindirilememiş bir durum olarak kalmaktadır.
Bu skandalın hesabı sorulmadı.
Gezi Parkı ve pasifizm
Gezi Parkı eylemleri sırasında Kılıçdaroğlu, mesafeli bir tutum sergiledi.
Eylemin önüne geçmeye cesaret edemediği gibi, hareketi siyasallaştıracak bir strateji de geliştiremedi. Gezi’nin en yoğun günlerinde Kadıköy’de miting önerisinde bulunacak kadar durumdan “habersiz” bir tutum takındı.
O dönemde henüz yeni göreve geldiği için bu durum göz ardı edilmiştir.
Oy taahhütleri ve çark etmeler
Kılıçdaroğlu, genel başkanlık sürecine başladığında bir ivme yarattı. Bu ivmeye dayanarak bazı taahhütlerde bulundu. Partinin hedefinin %40 olduğunu belirtirken, bu hedefe ulaşamayanların derhal görevi bırakacağı vaadinde bulundu.
2012 yılında bir televizyon programında partinin oylarının %26 veya %27’nin altına düşmesi durumunda kesinlikle istifa edeceğini söyledi.
O dönem partinin oyu %25,9 seviyesindeydi. CHP, sonraki yerel seçimde %25, genel seçimde ise %24 oy aldı. Ancak Kılıçdaroğlu, taahhüdüne rağmen görevini bırakmadı. Aksine, bu durumu sanki hiç söylememiş gibi davrandı.
Ekmeleddin İhsanoğlu skandalı
Kılıçdaroğlu, tartışmalı seçim süreçlerinde sorunlu bir performans sergiledi. Örneğin, Mansur Yavaş’ın Melih Gökçek’e karşı kaybettiği Ankara Büyükşehir Belediyesi seçimlerindeki pasif tutumu dikkat çekiciydi.
Daha büyük bir skandal ise Ekmeleddin İhsanoğlu’nun aday gösterilmesiydi. 2014 yılında CHP’de adaylık konusu tartışılmaktayken, Yılmaz Büyükerşen’in aday olacağı neredeyse kesin gibiydi. Kılıçdaroğlu’nun da bu ismi zikrettiği iddia ediliyordu.
Ancak aniden, pek çok CHP’linin tanımadığı Ekmeleddin İhsanoğlu aday gösterildi. Bu durum büyük bir yenilgiyle sonuçlandı.
Bir sonraki seçimde Erdoğan’a oy çağrısı yapacak olan İhsanoğlu, normal şartlarda istifa etmesi gereken bir duruma yol açtı. Ancak her şey normal devam etti ve Kılıçdaroğlu yoluna devam etti.
Haziran seçimleri ve “istikşafi görüşmeler” skandalı
AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından sonraki en önemli kırılma noktası 2015 seçimleridir. Haziran 2015’te yapılan seçimde AKP ilk kez yasama çoğunluğunu elde edemedi. Bu durumda, hükümet kurulması için güvenoyu alınması gerekiyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, hükümeti kurma görevini Ahmet Davutoğlu’na verdi. O da süreci oyaladı. Normalde, anayasal teamüllere göre Davutoğlu’nun bu görevi iade etmesi ve Kılıçdaroğlu’nun denemesi gerekiyordu.
Ancak Kılıçdaroğlu bu fırsatı değerlendirmedi. Olaylar normal seyrinde devam etti ve bu tarihi fırsat kaçırıldı.
“Anayasa’ya aykırı ama ‘Evet’ diyeceğiz” skandalı
2015 Haziran seçimleri, AKP açısından bir dönüm noktasıydı. Sandalyelerin sallandığı bu süreçte, muhalefet partisi HDP’nin etkisi büyük oldu. Anayasa’ya geçici bir madde eklenerek muhaliflerin tutuklanmasına yönelik bir yol açılmak istendi.
Kılıçdaroğlu, bu kritik dönemde “Anayasa’ya aykırı ama evet diyeceğiz!” şeklinde bir açıklama yaptı.
Bu sözlerin, HDP’li vekiller
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



