Kızılay Başkanı’na Ayrımcılık Suçlaması

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Kızılay Başkanı’na Ayrımcılık Suçlaması

(İZMİR) – İzmir Avukat Hareketi, Türk Kızılay Kayseri Şube Başkanı Cafer Beydilli’nin sosyal medya paylaşımlarındaki ifadelerin “ayrımcılık” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlarını oluşturduğuna dair İzmir Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu. Avukatlar, bu açıklamaların kadın haklarını ve laik hukuk düzenini tehdit ettiğini vurguladı.

İzmir Avukat Hareketi üyeleri, Beydilli’nin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle İzmir Adliyesi’nde suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından adliye önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi.

Açıklama öncesinde konuşan Avukat Volkan Gültekin, Beydilli’nin sosyal medya paylaşımının kamuoyunda büyük tepki uyandırdığını ve sonrasında bu paylaşımın kaldırıldığını ifade etti.

Gültekin, söz konusu paylaşımın Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesinde yer alan “nefret ve ayrımcılık” ile 216. maddesindeki “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçları bakımından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

CAFER BEYDİLLİ’YE AVUKATLARDAN TEPKİ

Avukat Gültekin, “Bu sosyal medya hesabından paylaşılan video, kamuoyunda infiale yol açtı ve basında hızla yayımlandı. Bu nedenle Beydilli, paylaşımını geri çekerek özür diledi. Ancak yaptığı paylaşımlar, Türk Ceza Kanunu’nun 122. maddesi çerçevesinde ayrımcılık suçunu, 216. maddesi kapsamında ise halkı kin ve düşmanlığa teşvik suçunu oluşturmaktadır. Bu yüzden şikayette bulunduk. Kamu otoritesinden, savcılığın bunu bir ihbar olarak değerlendirip derhal soruşturma başlatmasını beklerdik. Biz hukukçular olarak, ülkemizin kadınlarına, çocuklarına ve topluma karşı sorumluluğumuzu yerine getirerek bu suç duyurusunu yaptık. Kadın haklarının geliştirilmesine yönelik sözleşmeler varken, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme tartışmaları sürerken, bu durumların olumsuz sonuçlar doğuracağını daha önce belirtmiştik ve görülen o ki, bu sadece bir başlangıç.” şeklinde konuştu.

Avukat Mürvet Elif Denizli ise Kızılay Kayseri Şube Başkanı’nın kamuya açık şekilde paylaştığı ve kadınların çalışma yaşamındaki varlığını hedef alan ifadelerin, sadece bireysel bir görüş açıklaması değil, aynı zamanda kadınların kamusal alandaki varlığını sorgulayan ve kadın emeğini değersizleştiren sistematik bir zihniyetin dışavurumu olduğunu ifade etti.

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİNE VURGU

Denizli, şunları kaydetti:

“Bu anlayış, kadınların yüzyıllardır sürdürdüğü eşitlik mücadelesine, ekonomik bağımsızlığına ve yaşam hakkına yönelik bir politik saldırıdır. Kadınların erkeklerle eşit çalışma ortamlarında bulunmasını bir ahlaki sorun olarak gören bu yaklaşım, kadınları kamusal yaşamda nesne olarak değil, denetlenmesi gereken varlıklar olarak konumlandıran ataerkil düzenin açık bir ifadesidir. Kadınların çalışma hakkı, bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Kadınların kamusal yaşamdan çekilmesini teşvik eden nefret söylemleri, ifade özgürlüğü adı altında meşrulaştırılamaz; zira bu söylemler toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yeniden üretmekte, kadınlara yönelik ayrımcılığı, dışlamayı ve şiddeti beslemektedir.

Türkiye’de kadınlar her gün erkek şiddeti, güvensizlik, ayrımcılık ve yaşam hakkı ihlalleri ile mücadele ederken, kamusal konuma sahip kişilerin kadınları hedef gösteren açıklamaları toplumsal tehlikeyi daha da artırmaktadır. Özellikle ‘Kanunlar şeriat olsun.’ gibi ifadeler, laik hukuk düzenini, kadınların eşit yurttaşlık statüsünü ve anayasal haklarını tehdit eden gerici bir anlayışın yansımasıdır. Kadınların medeni haklarını, çalışma özgürlüğünü ve toplumsal yaşam içerisindeki varlığını dinî referanslarla sınırlandırmaya çalışan hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz.

“KADINLAR EŞİT YURTTAŞTIR”

Kadınların çalışmasını, üretmesini ve kamusal yaşamda görünür olmasını hedef alan her söylem, yalnızca kadınlara değil, anayasal eşitlik ilkesine ve demokratik toplum düzenine yönelik bir saldırıdır. Bu nedenle bugün yaptığımız suç duyurusu, yalnızca tek bir video paylaşımına karşı yapılan hukuki bir başvuru değil, kadınları eve kapatmaya çalışan karanlık zihniyete karşı eşitlik, laiklik ve özgür yaşam hakkından yana kurulan hukuki ve toplumsal bir itirazdır. Kadınların hayatları, hakları ve özgürlükleri hiçbir ideolojinin tartışma konusu olamaz. Kadınlar eşit yurttaştır. Hiçbir erkek egemen söylem, kadınları hayatın dışına itmeyi başaramayacaktır.”

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’na sunulan dilekçede, Cafer Beydilli’nin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarda kadınların çalışma yaşamına ilişkin ayrımcı ifadeler kullandığı iddia edildi. Dilekçede, “Evde kalsın kızlar”, “Her kuruma bayan serpiştirdiler”, “Günde sekiz saat aynı odada namahrem erkekler” ve “Kanunlar şeriat olsun” ifadelerinin toplumsal cinsiyet temelli ayrımcılığı teşvik ettiği öne sürüldü.

Başvuruda, Türk Ceza Kanunu’nun 122’nci ve 216’ncı maddeleri kapsamında soruşturma yürütülmesi ve gerekli görülmesi halinde kamu davası açılması talep edildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın