İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) aleyhine yürütülen yolsuzluk ve terör soruşturmalarını protesto etmek isteyen bir grup, Türkiye’nin başkenti Ankara’daki Kızılay Meydanı’nda toplandı. Bu etkinlik, hükümetin yürüttüğü baskılara karşı bir tepki olarak değerlendirildi ve çok sayıda katılımcı, Başsavcılık’a karşı görüşlerini ifade etmek amacıyla bir araya geldi.
Protesto etkinliğinin merkez noktası olan Atatürk Bulvarı ile Meşrutiyet Caddesi kesişiminde, güvenlik güçleri tarafından kurulan bir polis barikatı mevcuttu. Ancak, protestocular bu barikatı aşmaya çalıştıkları sırada gerginlikler başladı. Bazı protestocular, polis ekiplerine karşı direnç göstermeye çalıştı. Bu durum, olayların hızla tırmanmasına neden oldu.
Polis ekipleri, protestoculara megafonlarla çeşitli uyarılarda bulunarak dağılmaları gerektiğini belirtti. Yapılan uyarılarda, protestocular arasında “provokatörlerin” bulunduğu ve bazı kişilerin polis ekiplerine taş attığı kaydedildi. Ancak, bu uyarılara rağmen grup dağılmayı reddetti ve daha da şiddet içeren eylemlere yöneldi.
Olaylar sırasında, polis ekiplerine havai fişek, taş, cam şişe ve sandalye parçaları atılması sonucu 5 polis memuru yaralandı. Güvenlik güçleri, saldırılara karşılık vermek amacıyla biber gazı ve tazyikli su ile müdahalede bulundu. Bu karşıt eylemler, protestocular arasında bir korku ve paniğe yol açtı.
Protestocular, Karanfil Sokak’ta ateş yakarak barikat kurmaya çalıştılar. Bu noktada, bir aracın çamurluklarının söküldüğü görüntülerle birlikte, ateşin yakılmasına itfaiye ekipleri müdahale etti ve yangını söndürdü. Bu tür aşırı eylemler, protesto hareketinin boyutlarını daha da genişletti.
Ayrıca, olaylar esnasında ara sokaklara dağılan bazı göstericiler, tekrar toplanmaya çalışsalar da bu girişimleri polis ekipleri tarafından engellendi. Bu durum, polis ve protestocular arasında daha fazla gerginlik yaratma potansiyeli taşıyordu.
Olayların sonunda, gösterilere katılan toplam 66 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Gözaltılar, güvenlik güçlerinin etkin bir şekilde düzeni sağlamak amacıyla gerçekleştirdiği bir operasyonun parçası olarak öne çıktı. Gözaltıların sayısının yüksek olması, protestoların ne denli büyük bir kitlenin dikkatini çektiğini de gözler önüne serdi.
Eylemlerin ardından, protestocuların dağıldığı alanlarda oluşan çöp yığınları, belediye ekipleri tarafından temizlendi. Bu temizlik süreci, bazı vatandaşlar tarafından takdirle karşılanırken, bazıları da böyle bir durumun yaşanmaması gerektiğini dile getirdi.
Olayların yaşandığı sırada Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç de olay yerine gelerek, bilgi aldı. Müdür Dinç’in, gerginliğin nedenlerini ve gelişmelerini yakından takip etmek için hazır bulunması, güvenlik güçlerinin etkinliğini ortaya koydu. Bu tür bir olayın, kentteki toplumsal huzuru ne denli etkileyebileceği endişesi var.
Sonuç olarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen yolsuzluk ve terör soruşturmaları dolayısıyla yapılan protestolar, çeşitli aşamalardan geçmiş ve gergin olaylara dönüşmüştür. Gösterilerin amacı, toplumda adalet arayışının önemini vurgulamak olsa da, olayların şiddet boyutuna ulaşması, farklı bir tartışma konusu haline geldi. Toplumsal barışın korunabilmesi için, hükümetin bu tür konulardaki tutumunu gözden geçirmesi ve toplumun her kesimini dinlemesi önem arz ediyor.