
Uzmanlar, konut piyasasında dip seviyelerin geride kaldığını ve yeni bir yükseliş döneminin başladığını belirtiyor. Uzun bir süre yüksek faiz oranları ve baskılanan fiyatlar nedeniyle beklemede kalan yatırımcılar ile oturum amaçlı alıcıların, faiz oranlarındaki düşüşle birlikte yeniden harekete geçtiği gözlemleniyor. Gayrimenkulün bu süreçte yeniden “güvenli liman” olarak öne çıktığı, alım talebinin satış ofislerinde yoğunluk oluşturduğu bildiriliyor.
FAİZLER 28 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE GERİLEDİ
Türkiye Gazetesi’nde yer alan habere göre, konut kredisi faiz oranlarında uzun süredir beklenen düşüş, yılın son çeyreğiyle birlikte hız kazandı. Bankaların uyguladığı ortalama konut kredisi faizleri, son 28 ayın en düşük seviyesine geriledi. Hatta bazı bankalarda aylık faiz oranlarının yüzde 2,49 seviyesine kadar düştüğü açıklandı. Bu durum, kredi ile ev sahibi olmak isteyenler için önemli bir fırsat sağlıyor.
Merkez Bankası verileri doğrultusunda, son üç ayda konut fiyatlarının yıllık bazda enflasyonu geride bıraktığı belirlendi. Yaklaşık iki yıldır devam eden reel kayıp sürecinin sona ermesiyle birlikte, tapu sahiplerinin tekrar kazançlı bir döneme girdiği vurgulanıyor. Uzmanlar, mevcut fiyat seviyelerinin önümüzdeki dönemde yeniden bulunmasının zor olacağını ifade ediyor.
ORTA VE UZUN VADELİ YATIRIMDA KONUT ÖNE ÇIKIYOR
2026 yılında konut yatırımı, diğer finansal araçlara göre daha fazla önem kazanacak. Alternatif yatırım araçlarının cazibesini yitirdiği bir ortamda, konutun düzenli kira getirisi ve değer artışı potansiyeli ile gücünü koruduğu belirtiliyor. Uzmanlar, şu an alım yapanların önümüzdeki iki yıl içerisinde ciddi bir finansal avantaj elde edeceğini ifade ediyor.
Altın, borsa ve mevduat faizindeki dalgalanmalar, yatırımcıların gayrimenkul sektörüne yönelmesine neden oluyor. Konut, sadece barınma ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda enflasyona karşı koruma sağlayan güçlü bir yatırım aracı olarak ön plana çıkıyor. Bu durumun, piyasadaki talep artışını destekleyen temel unsurlardan biri olduğu kaydediliyor.
MALİYET KAYNAKLI ARZ PROBLEMİ FİYATLARI TETİKLİYOR
Sektördeki fiyat artışlarını tetikleyen en önemli unsurlardan biri arz problemi olarak öne çıkıyor. Artan inşaat maliyetleri, arsa fiyatlarındaki yükseliş ve finansmana erişim güçlükleri nedeniyle yeni konut üretiminin talebi karşılayacak seviyeye ulaşamadığı gözlemleniyor. Mevcut konut stokunun hızla azalması ve yeni projelerin sınırlı kalması, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Uzmanlar, büyük şehirlerde konut üretiminin artmaması durumunda fiyat artışlarının kaçınılmaz olacağını ifade ediyor. Hem yatırımcıların hem de oturum amaçlı alıcıların aynı anda piyasaya girmesi, uygun fiyatlı ve nitelikli projelere olan talebi zirveye taşıyor. Gayrimenkul danışmanları, bekle-gör politikasını terk eden alıcıların nitelikli konutlara yöneldiğini aktarıyor.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



