
Konya Ticaret Odası, Ağustos Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nı düzenledi. Bu toplantıda küresel ve bölgesel gelişmeler ele alınarak, Türkiye ekonomisinin durumu, KOSAM tarafından hazırlanan beş ayrı stratejik rapor çerçevesinde Konya ekonomisi ve 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Programı öncesinde iş dünyasının beklentileri masaya yatırıldı.
KONYA (İGFA) – Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Öztürk, 2027-2029 dönemini kapsayan yeni Orta Vadeli Program’ın, fiyat istikrarı, finansmana erişim, istihdam ve yapısal reformlar açısından reel sektörün temel beklentilerine yanıt vermesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda gündeme dair değerlendirmeler yapan Öztürk, İsrail’in Suriye’nin egemenliğine yönelik saldırılarını kabul edilemez bulduğunu ifade etti. Suriye’de barış ve istikrarın sağlanmasının önemine değinen Öztürk, hükümetin bu konudaki politikalarına destek verdiklerinin altını çizdi.
“FİYAT İSTİKRARI VE ÖNGÖRÜLEBİLİR BÜYÜME ÖNCELİK OLMALI”
Eylül ayının ilk haftasında açıklanması beklenen 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın, temel makroekonomik hedeflerin yanı sıra iş ve yatırım ortamını doğrudan etkileyen önlemleri de kapsaması gerektiğini belirten Öztürk, iş dünyasının taleplerini ekonomi yönetimi ve TOBB’a ilettiklerini aktardı.
Mevcut Orta Vadeli Program hedeflerini değerlendiren Öztürk, istihdam, ihracat ve kişi başına gelirde olumlu gelişmeler yaşandığını, ancak enflasyon ve dış ticaret dengesinde önemli sapmaların görüldüğünü kaydetti.
Yeni programdan beklenen unsurları sıralayan Öztürk, şunları dile getirdi:
- Fiyat istikrarının sağlanması
- Enflasyonun kalıcı şekilde düşürülmesi
- Öngörülebilir ve sürdürülebilir büyüme ortamı oluşturulması
- İstihdamın artırılması
- İş ve yatırım ortamının iyileştirilmesi
- Yapısal reformlara öncelik verilmesi
KOBİ’LER VE İHRACATÇILAR İÇİN FİNANSMAN ÇAĞRISI
Finansmana erişimin reel sektör için en önemli konulardan biri olduğunu vurgulayan Öztürk, KOBİ’lere öncelikli olarak kolay kredi imkânları sağlanması gerektiğini ifade etti.
Emek yoğun sektörlere ek destek verilmesi ve üretim ile ihracat kapasitesinin korunmasının yanı sıra, işgücü piyasası ve mesleki eğitimde reform yapılması gerektiğini belirten Öztürk, artan korumacılık ve küresel ticaret savaşları ortamında yerli sanayinin korunmasının önemine dikkat çekti.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasını olumlu bir gelişme olarak değerlendiren Öztürk, bu adımın piyasa fonlama maliyetlerini düşürerek finansal piyasalarda normalleşmeyi desteklediğini söyledi.
Bankalara ve katılım bankalarına çağrıda bulunan Öztürk, normalleşmenin hızlı bir şekilde ticari kredi ve finansman maliyetlerine yansıması gerektiğini ifade etti. Politika faizi ile kredi faizleri arasındaki yüksek farkın reel sektörü olumsuz etkilediğini belirten Öztürk, daralan kredi limitleri ve ağır teminat koşullarının üretim, yatırım ve ticareti zorlaştırdığını kaydetti.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



