Körfez Ülkelerinde Savaşın Sarsıcı Etkileri

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Körfez Ülkelerinde Savaşın Sarsıcı Etkileri

Paula Rosas
BBC News Mundo

Lübnan’da bombalar patlarken, Irak’ta kalabalık pazar yerlerinde intihar saldırıları yaşanırken ve IŞİD Suriye’de yabancı işçileri kaçırıp infaz ederken, Dubai ise kesintisiz bir eğlence merkezi olma özelliğini korudu.

Dünyanın varlıklı bireyleri, yapay adalarda lüks mülkler edinmenin yanı sıra Abu Dabi’deki Louvre’u ziyaret ediyor veya Katar çöllerinde safari yapıyordu.

Savaşlar, protestolar ve istikrarsızlıklarla sarsılan bir coğrafyada, Basra Körfezi ülkeleri kendilerini güvenli ve refah dolu bir cennet olarak tanıtmayı başardı.

Bu ülkelerin uyguladığı avantajlı vergi politikaları, milyarlarca dolarlık yabancı yatırımı çekmeyi başardı.

Dubai, Abu Dabi ve Doha gibi şehirler, dünya milyarderleri ve lüks turizm için önemli cazibe merkezleri haline gelirken, uluslararası etkinlikler ve kongreler için de tercih edilen yerler oldu.

Ancak bu olumlu tablo, 28 Şubat’ta aniden değişti.

O gün, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları yeni bir savaşı başlattı. Tahran, yalnızca İsrail şehirlerine ve bölgedeki ABD üslerine saldırmakla kalmadı, aynı zamanda Washington’un Körfez’deki müttefiklerini de hedef aldı.

Bu monarşiler, istemedikleri bir çatışmanın içine sürüklendi.

Avrupa Barış Enstitüsü’nden Körfez uzmanı Anna Jacobs Khalaf, BBC Mundo’ya yaptığı açıklamada, “Trump’ın bu savaşı başlatmaması için her yolu denediler” ifadelerini kullandı.

İran füzeleri, alışveriş merkezlerinin, lüks gökdelenlerin ve yatlarla dolu limanların yakınlarına düşmeye başladı.

Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn, Suudi Arabistan ve Umman’daki vatandaşlar ile on binlerce yabancı çalışan ve turist, bu korkunç anlara tanıklık etti.

Savaş, dünyanın en lüks otellerinden bazılarına kadar ulaştı. Düşürülen bir İran insansız hava aracının parçaları, Dubai’deki Burj al Arab’ın üzerine düşerken, Palm Jumeirah’taki Fairmont The Palm oteli doğrudan vuruldu.

18 Mart Çarşamba günü ise Katar’ın devlet petrol şirketi, Ras Laffan sanayi kompleksine yönelik füze saldırılarının “ağır hasar” verdiğini duyurdu.

Ras Laffan, İran’ın “kararlı adımlar atacağı” uyarılarında adı geçen yerlerden biriydi. Bu uyarı, İran’ın Güney Pars Doğalgaz Sahası’ndaki tesislerin İsrail saldırılarıyla vurulduğuna dair haberlerin ardından yapılmıştı.

Körfez başkentlerinde savaşın getirdiği yansımalar karşısında öfke büyümeye başladı.

Uçuş iptalleri, otel rezervasyonları ve uluslararası etkinliklerde geniş kapsamlı iptaller yaşandı. Bahreyn ve Suudi Arabistan’daki Formula 1 etkinlikleri bile bu durumu etkiledi.

Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın kapanması, yakıt ihracatını tehlikeye soktu.

Güvenli liman imajı zedeleniyor

Kuveyt Üniversitesi’nden profesör Badr al Saif, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Körfez ülkeleri Ortadoğu’da güvenli bir sığınak imajı oluşturmaya çalıştı. Ancak son haftalardaki gelişmeler bu imajı zedeledi” dedi.

Bölge ülkeleri, lükse olduğu kadar güvenliğe de yatırım yapmış durumda.

Tamamen otokratik yönetimlere sahip olan bu monarşiler, terörle mücadele için geniş çaplı gözetim sistemlerine yatırım yaptı.

Aynı zamanda muhalefeti ve imajlarına zarar verebilecek her türlü unsuru da bastırdılar.

Düşürülen bir füzenin parçaları Dubai’deki Jebel Ali Limanı’na isabet etti

Savaşın bu üç haftasında, İran saldırılarına ait görüntüleri paylaştıkları için gözaltına alınanların arasında yabancılar da bulunuyor.

Bu ülkeler, yabancı çalışanları, turistleri ve yatırımcıları çekmek amacıyla muhafazakâr yapıları içerisinde belirli özgürlük alanları oluşturdu. Ancak bu özgürlüklerin sınırları vardı. İçki içmek belli yerlerde serbestti, fakat eşcinselliğin açıkça ifade edilmesine izin verilmedi.

Düşük veya sıfır vergi politikalarıyla birleşen bu yaklaşım, son yıllarda onları oldukça popüler hale getirdi ve önemli turizm merkezlerine dönüştürdü.

Ancak savaş, bu modeli ciddi şekilde sarsıyor.

Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nden alınan verilere göre, yalnızca turizm sektörü bölgede günde yaklaşık 600 milyon dolar kaybediyor. Oysa yıl için beklenen turizm geliri 207 milyar dolardı.

6 Mart haftasında, AirDNA’nın Airbnb ve Vrbo gibi platformlardan elde ettiği verilere göre, Dubai’de kısa süreli kiralamalarda 80 binden fazla iptal gerçekleşti.

Uçuş iptalleri, milyonlarca yolcunun yerde kalmasına neden oldu.

Son yıllarda Körfez, günde 500 binden fazla yolcunun geçtiği küresel bir havacılık merkezi haline gelmişti. Ancak 28 Şubat’tan itibaren Dubai, Kuveyt ve Abu Dabi havalimanları, İran füzeleri veya insansız hava araçlarının hedefi haline geldi ve binlerce uçuş iptal edildi.

Harvard Kennedy School’a bağlı Belfer Merkezi’nden araştırmacı Elham Fakhro, “Güvenlik imajı kısmen yapaydı, ancak aynı zamanda gerçekti. Çünkü Körfez ülkeleri, uzun yıllar boyunca kendilerini bölgedeki en kötü gelişmelerden izole etmeyi başarmıştı” diyor.

Fakhro’ya göre yatırımcı ve turist güveninin yeniden kazanılması mümkün, fakat bu durum çatışmanın süresine bağlı.

Hayal kırıklığı ve öfke

İran’la yaşanan savaş, Körfez ülkelerini doğrudan hedef haline getirirken, maliyetleri de son derece yüksek oldu. Bölge halkı ve yöneticileri arasında derin bir öfke ve hayal kırıklığı mevcut.

Bu duyguları en net ifade eden isimlerden biri, Emirlikli milyarder iş insanı Khalaf Ahmad al Habtoor oldu.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın