Kral Charles’ın Trump’a İnce Eleştirileri

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kral Charles’ın Trump’a İnce Eleştirileri

Michael D. Shear, 30 Nisan 2026 tarihinde The New York Times’ta yayımlanan yazısında Kral Charles’ın Amerika Birleşik Devletleri ziyaretiyle ilgili dikkat çekici analizlere yer veriyor. Yazarın gözlemleri, İngiltere, ABD ve dünya genelindeki ilişkiler hakkında farklı ipuçları ve mesajlar içeriyor. 1776 yılında ABD’nin İngiltere’den bağımsızlığını ilan etmesiyle başlayan tarihsel süreç, ABD-İngiltere Savaşı ve Beyaz Saray’ın 1814’te İngilizler tarafından ateşe verilmesi gibi olaylarla birleşerek, Trump’ın Kanada’yı ABD’nin 51. eyaleti ilan etme iddialarıyla mizahi bir dille yeniden gündeme geliyor. Shear’ın makalesinden alıntılarla bu bilgileri sizlere sunuyorum.

Kral III. Charles’ın incelikli eleştirileri, İngiliz basınında ustaca bir diplomasi olarak değerlendirildi. Daily Mail, kralın NATO ve Ukrayna konusundaki uyarılarını vurgulayarak onu övdü. The Sun gazetesi ise, Charles’ı Britanya’nın “bir numaralı diplomatı” olarak nitelendirdi. The Independent, Charles’ın Trump’a yönelik eleştirilerini zarif bir dille ifade ettiğini belirtirken, The New Statesman da, kullanılan ifadeleri kraliyet üslubuyla örtüşen bir siyaset olarak tanımladı.

Shear, Trump’ın Kral’ın mesajlarının altındaki anlamları belki de tam olarak kavrayamadığını düşünüyor. Trump, kraliyet çiftine veda ettikten sonra, “Harika insanlar. Ülkemizde böyle insanlara daha fazla ihtiyacımız var” diyerek bu düşünceyi destekler nitelikte bir açıklama yaptı.

Yazar, Kral Charles’ın ziyareti sırasında dolaylı mizahi ifadeler kullanmayı tercih ettiğini, bu durumun Amerikalılar için hayal kırıklığı yaratmış olabileceğini ifade ediyor. İngilizlerin, Amerikalılardan farklı olarak, satır aralarını okumaya alışkın olduğunu belirten Shear, Charles’ın Brexit sonrası ilk Parlamento açılışında AB bayrağına atıfta bulunan jestler yaptığını hatırlatıyor. Ayrıca, Trump’ın Kanada’yı 51. eyalet yapma tehdidinin ardından Charles’ın, Kanada askeri nişanlarıyla dikkat çektiği bir tepki verdiğini de vurguluyor.

Kral Charles, çevrecilik, dinler arası hoşgörü ve çok kültürlülük gibi değerlere önem veren bir kişilik olarak, Trump’ın çevre konularındaki kayıtsızlığına karşı durdu. Bu farklılık, İngiliz basınında daha öncesinden gündeme gelmişti ve ziyareti sırasında yaşanan tartışmalar İngilizler için sürpriz olmadı.

Kralın Amerikan Kongresi’nde yaptığı konuşmada, Trump’ın İngiltere Başbakanı Keir Starmer’e yönelik eleştirilerine de açıkça karşı durduğu görülüyor. Charles, NATO’nun önemini vurgularken, “Başbakanımın geçen ay dediği gibi, bu vazgeçilmez bir ortaklıktır” ifadesini kullanarak Trump’a mesaj gönderdi. Ayrıca, Magna Carta’nın Amerikan hukukuna olan etkisine de değinen Charles, güçler dengesinin korunmasında bu belgenin tarihsel önemini hatırlattı.

Shear’ın makalesinde dikkat çeken bir diğer nokta, Britanyalıların Amerika ile “dil dışında her şeyi paylaştıkları” esprisi oldu. Kral, 1814 yılında Washington D.C.’yi ateşe veren İngilizlerin, Amerikalıların Kanada’daki York şehrine saldırmasının ardından yaşanan olaylara atıfta bulunarak, tarihi bir göndermede bulundu. 1813’te Amerikalıların York’u yakması, İngilizlerin karşı saldırısına ve Washington D.C.’nin işgaline yol açmıştı. Kral Charles, balo salonundaki ziyafet sırasında Beyaz Saray’ın mevcut halinin yaktıkları binadan daha iyi olduğunu belirterek bu tarihi olaya dikkat çekti.

Amerika-İngiltere Savaşı (1813-1814)
İngilizler 1814 yılında Beyaz Saray’ı yakıyor
ABD’nin Dördüncü Başkanı James Madison (1809-1817)

Devlet yemeğindeki konuşmasında Kral, “Sayın Başkan, kısa bir süre önce ‘ABD olmasaydı Avrupa ülkeleri Almanca konuşuyor olacaktı’ demiştiniz. Şunu söylemeye cesaret ediyorum. Eğer biz olmasaydık, sizler de Fransızca konuşuyor olurdunuz” diyerek Amerikalılara tarihi miraslarını hatırlattı. İnsan Hakları Bildirgesi’nin köklerinin Britanya’dan geldiğine de vurgu yaptı. Shear, Trump’ın eleştirileri pek sevmediğini bildiği halde, Charles’ın mizah anlayışının Trump’ı olumlu bir şekilde etkilediğini düşündüğünü ifade ediyor. Gerçekten de Trump, görüşmeler sırasında sosyal medya hesabından İskoç viskisine uygulanan vergiyi kaldıracağını duyurarak, “Kral ve Kraliçe bana neredeyse hiç kimsenin başaramadığını yaptırdı” diyerek esprili bir mesaj verdi.

Kral, Ukrayna’nın savunulmasına olan kararlılığını da dile getirerek, Trump’ın Britanya gemilerini “oyuncak” olarak nitelendirmesine dolaylı bir yanıt verdi. Ayrıca, çevre konularına duyarsız olan başkana doğanın korunması gerektiğini hatırlatan ifadeler kullanarak, sözlerini klasik İngiliz mizahı ve üslubuyla dile getirdi.

Sıkı protokol kurallarına ve ciddiyetine rağmen, gezisi sırasında “by Jove!” gibi samimi bir ifade kullanarak dikkat çekti. Charles, Amerikan kurucu babalarından “bir dava uğruna isyan edenler” ifadesiyle Hollywood’a göndermede bulundu.

Ziyaret sırasında, Trump’ın hoşlanmadığı bazı kişilerin Kraliçe Camilla’nın önünden geçerek kalabalıkla tokalaşmasına dair paylaşımlar da dikkat çekti. Bu durum, hem protokol hem de kraliyet açısından bir ihlal olarak değerlendirildi.

Shear, yazısının sonunda Kral III. Charles’ın ziyaretine dair Boston Üniversitesi’nden tarihçi Arianne Charnock’un “Monark, rolü gereği kendi kişisel görüşünü açıklama konusunda son derece dikkatlidir” sözünü hatırlatıyor. Charnock, “Monark ve dolayısıyla ailesi, bizim inançlarımızı yansıttığımız bir ekran gibidir” ifadesiyle yazısını sonlandırıyor.

Kral III. Charles, ziyareti sırasında Trump’a II. Dünya Savaşı döneminde kullanılan HMS Trump denizaltısının çanını hediye etti. 1944 yapımı bu çan, iki ülkenin ortak askeri geçmişini simgelerken, “İhtiyaç olduğunda çekinmeden çalınız” uyarısıyla sunuldu. Bu hediye, 250. yılını kutlayacak olan Amerikan bağımsızlığı için hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı ve uluslararası iş bir

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın