KTO Başkanı Gülsoy'dan 2027 Asgari Ücret ve Ekonomi Analizi

Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, 2027 asgari ücret beklentileri ve mevcut ekonomik durumu değerlendirdi. Piyasalardaki likidite sıkıntısı ve artan maliyetler iş dünyasını zor durumda bırakıyor.

Haber MerkeziHaber Merkezi
13 okunma

Kayseri Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, 2027 yılına ilişkin asgari ücret beklentilerini, makroekonomik verileri, reel sektördeki nakit sorunlarını, faiz oranlarını ve artan sabit maliyetleri değerlendirdi.

KAYSERİ (İGFA) - Mevcut piyasa koşullarının ticaret ve sanayi açısından kritik bir dönemden geçtiğini ifade eden Ömer Gülsoy, "Türkiye İstatistik Kurumu verileri doğrultusunda Ekim ayı enflasyonunun aylık bazda yüzde 2,58, yıllık bazda ise yüzde 29,77 olarak gerçekleştiğini gözlemliyoruz. Ticaret sektörü olarak karşılaştığımız en büyük zorluklar sadece maliyet artışları değil, aynı zamanda öngörülemeyen enflasyon beklentileridir.” dedi.

Asgari ücretin yılda bir kez artırılmasının piyasada korumacı bir etki yarattığını belirten Gülsoy, işletmelerin yeni yıl başında ortaya çıkacak yaklaşık yüzde 30'luk asgari ücret artışını bir kerede fiyatlara yansıtmak yerine, nakit akışlarını korumak amacıyla bu yükü Kasım ve Aralık aylarında kısmi olarak yansıtmaya çalıştıklarını ifade etti. Bu durumun, son çeyrekteki enflasyon rakamlarını yapay bir şekilde yükselttiğini vurguladı. Gülsoy, başka bir yandan, asgari ücretin vergi indirimleri veya desteklerle ilgili açıklamaların hızla yapılması gerektiğinin altını çizdi.

“İŞ DÜNYASI MEVCUT İSTİHDAMI KORUMADA ZORLANIYOR”

Başkan Gülsoy, iş dünyasının mevcut istihdamı koruma konusunda sıkıntı yaşadığına ve sabit maliyetlerin arttığına dikkat çekerek, "Bugün iş dünyası yeni iş gücü sağlamada zorluk yaşarken, mevcut istihdamı korumakta da sıkıntı yaşıyor. Küçük esnaflarımız da dahil, ortalama 5-10 kişinin çalıştığı işletmeler için personel maliyetleri büyük bir yük olmaktadır.” şeklinde konuştu.

Asgari ücretin 35.000 - 37.500 TL aralığında belirlenmesi durumunda, bir çalışanın toplam maliyetinin 50-55 bin liraya yükseleceğinin altını çizen Gülsoy, bu durumun küçük işletmeler için büyük maliyetler getireceğini vurguladı. Kiralar da dahil olmak üzere sabit maliyetlerin şu anda iş dünyasını ciddi şekilde zorluyor.

Finansmana erişim sorunlarını da gündeme getiren Gülsoy, "Merkez Bankası, politika faizini yüzde 36 seviyelerine çekmeyi başarmış olsa da, piyasa koşulları nedeniyle faiz indirimlerinin hızlandırılamadığını görüyoruz. Faiz oranlarının yüksekliği ticari kredi maliyetlerini artırmakta ve kredi daralmasına yol açmaktadır.” dedi.

“FON KRİZİ REEL SEKTÖRE ETKİ EDİYOR”

Finansal piyasalardaki fon krizinin etkilerine değinen Gülsoy, "Yatırım fonlarındaki sıkıntılar, sadece finans sektörünü değil, reel sektörü de olumsuz etkiliyor. Son verilere göre, 3 bine yakın şirketin 116 milyar liralık sermayesi kilitlenmiş durumda." ifadelerini kullandı.

“LIKİDİTE KİLİTLENMESİ GÜNLÜK HARCAMALARA YANSIYOR”

Likidite krizinin halk üzerinde yarattığı olumsuzlukları aktaran Gülsoy, "Kriz, sadece şirketleri değil, yatırım yapmayı planlayan bireylerin parasını da kilitleyerek, ekonominin iki önemli sektörünü tehlikeye atmaktadır. Pazar, Mayıs ayından bu yana daralmaya devam ediyor; Ekim ayında satışlar ciddi bir düşüş göstermiştir.” dedi.

Aralık ayında başlayacak 2027 asgari ücret belirleme sürecine ilişkin de çağrıda bulunarak, "Asgari Ücret Tespit Komisyonu öncesinde kamuoyunda, aşırı artış senaryoları tartışılmakta. Çalışanların satın alma gücünün korunması en önemli isteğimizdir. Ekonomik kriz koşullarında enflasyon ve çalışanların talepleri arasında bir denge sağlanması gerektiğini düşünüyoruz.” şeklinde belirtti. Gülsoy, ayrıca, enflasyonla mücadele için gerekli önlemlerin acilen alınması çağrısını yineledi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın