Küba’nın Krizi: Petrolsüzlük ve Ambargo Tehdidi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Küba’nın Krizi: Petrolsüzlük ve Ambargo Tehdidi

ABD, 66 yıldır Küba ile olan ilişkilerini sürdürmekte. Başkan Obama, Küba halkının tepkisini çekmeden bazı adımlar atmaya çalıştı. Ancak Donald Trump, Küba’ya uyguladığı ambargoyu artırarak bu durumu tamamen değiştirdi. Trump, Nicolas Maduro’yu New York’ta mahkemeye çıkardıktan sonra, ABD’nin kontrolündeki yeni Venezuela yönetiminin Küba’ya petrol sevkiyatını durdurdu. Üstelik, Küba’ya petrol gönderme niyetinde olan diğer ülkeleri de tehdit etti ve ek gümrük vergileri uygulayacağını duyurdu. Bu uyarılar üzerine Meksika Cumhurbaşkanı Claudia Sheinbaum, ülkesinin artık Küba’ya petrol ihraç edemeyeceğini açıkladı. Şu anda, Cezayir ve Rusya dışında Küba’ya petrol tedarik edebilecek başka bir ülke bulunmuyor. Cezayir’in Trump’a karşı gelerek Küba’ya tanker göndermesi pek olası görünmüyor; ancak Rusya’nın iki tankeri yolda olduğu bilgisi basına yansıdı.

Dış borçlar ve döviz kıtlığı Küba’nın sonu gelmeyen sıkıntıları

2012 yılında atandığımda, Küba’nın ithalatı 14 milyar dolarken, ihracatı yalnızca 6 milyar dolardı. Bu durum, ithalatın ihracatın neredeyse iki buçuk katı olduğu anlamına geliyordu. Gıda maddeleri ithalatı için yalnızca 2 milyar dolar ödendiği unutulmamalıdır. Küba’nın biriken dış borçlarını ödemekte zorluk çektiği herkesin malumuydu. Avrupalı ülkeler tarafından silinmesine rağmen, döviz kıtlığı hala Küba’nın en büyük sorunu olarak kalmaya devam etti. Bu açığı turizm gelirleri ile kısmen kapatmaya çalışırken, daha çok sağlık alanında yurt dışına gönderdiği doktorların maaşları üzerinden denkleştirmeye gayret etti. Bu iki kalemden toplamda 7-8 milyar dolar toplandığı tahmin ediliyordu, çünkü hükümet, doktor ve sağlık hizmeti ihracatından elde edilen gelirleri asla açıklamıyordu. Yurt dışında yaşayan Kübalıların gönderdiği dövizler de, şanslı ailelerin alım gücüne önemli katkı sağlamakta ve döviz rezervleri için hayati bir kaynak oluşturmaktaydı.

SSCB dağılınca Küba tökezledi

Küba, soğuk savaş döneminde başta SSCB olmak üzere doğu bloğuna şeker ihraç ederek enerji açığını kapatıyordu. Sosyalist dayanışma çerçevesinde, şekeri dünya fiyatlarının üzerinde satarak, petrolü ise düşük fiyatlarla temin eden Küba’nın bu dengesiz ticaret yapısı, SSCB’nin çöküşüyle birlikte alt üst oldu. Döviz gelirleri, petrol ve diğer ithalatı karşılamaya yetmeyince, Küba halkı 1991-2000 yılları arasında çok zor bir dönem yaşadı. Bu dönemde yaşanan akaryakıt, elektrik ve gıda sıkıntısı “periodo especial” olarak adlandırıldı. Maalesef 2026 yılı, Küba halkı için yeni bir “periodo especial” döneminin başlangıcı olma ihtimali taşımakta. Şubat ayının başından itibaren ABD’nin düşmanca tutumu nedeniyle Küba’ya petrol ulaşmıyor, bu durum enerji santrallerinin yeterli elektrik üretimini de olumsuz etkilemekte. Küba’ya artık turist gitmemekte, yurt dışındaki Kübalı sağlık çalışanlarının sayısı da son on yılda ciddi şekilde azalmıştır. Sonuç olarak, döviz ve petrol kalmadı, elektrik de yok. Devrim ve sosyalist sistemin geleceği ne olacak?

La Plaza de la Revolución

Maduro ülkesini batırırken Küba’yı da dibe çekti

90’lı yılların sonlarından itibaren, Hugo Chavez’in liderliğindeki Venezuela’nın desteğiyle Küba, enerji açığını kapatmayı başardı. Uygun koşullarda ithal edilen petrol, muhtemelen Venezuela’da çalışan Kübalı doktor ve öğretmenlerin maaşları üzerinden ödendi. Tüm ülkenin akaryakıt ihtiyacı, Venezuela desteğiyle 2007 yılında yenilenen Cienfuegos’daki rafineri ile karşılandı. Ancak, Maduro’nun ülkesini yönetme beceriksizliği 2016 sonlarından itibaren belirginleşmeye başladı. Dönemin sonlarına yaklaşırken, Maduro’nun ülkesini batıracağı ve bununla birlikte Küba’yı da etkileyebileceğini belirtmiştim. 2017’den itibaren Venezuela’nın durumu her yıl kötüleşti ve bu kötü gidişat Küba’ya da yansıdı. Havana yönetimi, Karakas’ın etkisinden sıyrılmayı başaramadı. Devrimden bu yana geçen 65 yıl içinde, Küba’nın yaşadığı zorluklarda ABD ambargosunun büyük bir rolü olduğu aşikar. Ancak Raul Castro’nun ekibinin yanlış politikalardan gerekli dersleri çıkaramadığı ve ekonomiyi bağımsız bir şekilde yönetme becerisini gösteremediği de ortada.

Küba savaştan çıkmış gibi, her şey kötü gidiyor

Küba’nın mevcut durumu tam anlamıyla bir felaket. Ülke, savaş sonrası bir tablo sergiliyor; çöpler günlerce birikiyor, elektrik yok, benzin yok, hastaneler yarı kapasiteyle çalışıyor, odun ateşinde yemek pişirenler var ve gıda maddelerinin temininde her geçen gün zorluklar artıyor. Akaryakıt stoklarının ne kadar daha dayanacağı belirsiz. Bu durumun devam etmesi mümkün görünmüyor. Peki, ne olacak? Bu sorunun cevabını kimse bilmiyor. Trump da henüz bir karar aşamasına geçmedi, İran ile meşgul. Venezuela’ya uyguladığı yaptırımları Küba’ya da uygulayıp uygulamayacağı konusunda bazı endişeler var. “Küba’yı ben alacağım” şeklindeki ifadelerine tanıklık ettik. Umarız böyle bir adım atmaz. Küba konusu, dışişleri bakanı Marco Rubio’ya devredilmiş durumda. İspanyol ve Meksika basınında, Raul Castro’nun torununun ABD’li yetkililerle görüştüğü iddiaları gündeme geldi. Bu iddialar hem Küba hem de ABD yetkilileri tarafından doğrulandı. Vatikan ve Meksika, arabuluculuk yapma kapasitesine sahip iki ülke olarak öne çıkıyor. Torun Raul Rodriguez Castro devreye girdiğine göre, belki de bu iki ülkeye ihtiyaç kalmamıştır.

Reform çabaları Küba’ya bekleneni veremedi

Küba’da görev yapmış bir emekli olarak, ülkenin bu krizden en az zararla çıkmasını arzuluyorum. Ancak bu temenninin gerçekleşmesinin ne kadar zor olduğunu da biliyorum. Küba, sırtını önce SSCB’ye ardından Venezuela’ya yaslayarak hayatta kalmanın bedelini ödüyor. Sorunlarını başka ülkelerin desteğine güvenerek çözmekten vazgeçme zamanı gelmiş olmalı. Küba yönetimi, 2000’li yılların başlarında büyük krizin ardından ülke ekonomisinde sorunlar olduğunu kabul ederek çeşitli reform tedbirleri geliştirmiş, yeni yabancı sermaye yasaları kabul etmiş ve özel sektöre imkanlar tanımaya çalışmıştır. Ancak bu reform çabaları yeterli olmamıştır. Koşullar cazip olmadığından ve güvence sağlanamadığı için yabancı sermaye gelmemiştir. Tüm devlet çab

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın