
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Siirt İl Başkanlığı tarafından organize edilen halk buluşması etkinliğine katıldı. Etkinlik, bir düğün salonunda gerçekleştirildi ve burada Bakırhan, gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasında, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in kullandığı dilin sürece uygun olmadığını ifade eden Bakırhan, şunları söyledi:
“Sosyal medyada paylaşımlar yapılıyor. Rojava’da Kürtler yenildi deniliyor. Ancak bu doğru değil; Rojava’da Kürtler kazandı. Mazlum Abdi ile İlham Ahmedi’nin yürüttüğü diplomasi ve mücadele galip geldi. Öyle ki, Mazlum Abdi ve İlham Ahmedi, Münih konferansında dünya devletlerinin yetkilileriyle bir araya gelerek görüşmeler gerçekleştirdi. Rojava’da 30 Ocak tarihi, Suriye rejiminin Kürtlerle birlikte meşruiyet kazandığı bir dönüm noktasıdır.”
Münih’te Suriye devleti ile Kürt yetkilileri, Suriye’yi birlikte temsil etti. Bu durum, Suriye’deki pratik uygulamaların da o fotoğrafa uygun şekilde gelişmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Kürtler, herhangi birinden fazlasını istemiyor; Türklerin Türkçe, Arapların Arapça, Farsların Farsça konuşmasını yasaklamıyoruz. Arap, Fars, Türk ve Kürt olarak herkes farklıdır ama aynı ortamda yaşamak zorundayız. Bu süreçte herkesin birbirinin hakkına ve hukukuna saygı göstermesi gerektiğini vurguluyoruz.
Bazı kimseler ise bu durumdan rahatsız. Milli Savunma Bakanı, Münih’teki konferansta ortaya çıkan fotoğrafa uygun bir dil kullanmıyor. Dünya, Mazlum Abdi’yi tanıyor, ama o hala terörist diyor. Bu tutumdan vazgeçmek gerekiyor. Kürt karşıtlığını bir kenara bırakmalı ve Kürtleri kıran, irite eden bir dil kullanmaktan uzaklaşmalıyız. Bakan, ‘SDG acilen Suriye yönetimine entegre olmalıdır’ diyor; ancak SDG, entegre olmak için uzun süredir çalışıyor. Bu entegrasyon sürecinin demokratik bir şekilde gerçekleşmesi gerektiğine inanıyoruz.”
“CUMHURBAŞKANI’NA SESLENMEK İSTİYORUM”
Bakırhan, herkesin eşit yurttaş olarak o rejim içinde yaşaması gerektiğini belirterek, Sayın Cumhurbaşkanı’na şu şekilde seslendi:
“Buradan Siirt’ten, Sayın Cumhurbaşkanı’nın milletvekili seçildiği ve eşinin hemşerimiz olduğu noktadan yola çıkarak, Ankara’nın artık Kürtlere parmak sallamaktan vazgeçmesi gerekiyor. Bunun yerine, Kürtleri kardeş görmeli ve müzakere etmelidir. Suriye’deki demokratik entegrasyon sürecine katkı sunmalıdır. Siirt halkının, Sayın Erdoğan’ı siyasete kazandırdığı gibi bir beklentisi yok mu? Siirtliler bunu dile getirdi. Sürekli brifingler veriliyor; ama bunlar neyin brifingidir?
Barış, demokrasi ve birlikte yaşam üzerine brifingler verin. Yeni bir süreç başladı ve bu süreçte atılacak demokratik adımlar üzerine konuşulmalıdır. Tekçi ve inkarcı yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Kürtler bu sürece inanıyor; siz de bu sürecin gerekliliklerini yerine getirin.”
“DEM PARTİ OLUMLU ATILACAK HER ADIMIN YANINDADIR”
Bakırhan, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan rapor hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Raporun hem olumlu hem de olumsuz yönleri içerdiğini belirterek, şunları ifade etti:
“Yakın zamanda mecliste bir rapor hazırlandı. Biz de orada yoğun bir çalışma yürüttük. Bu rapor, bir kenara atılacak bir belge değil. Demokratikleşme, hak ve hukuk açısından önemli başlıklar içeriyor. Eğer bu başlıklar doğru bir şekilde hayata geçirilir ve demokratik bir akılla yorumlanırsa, Türkiye nefes alacak ve demokrasi kazanacaktır.
Bu aşama, çok önemli bir merhaleyi temsil ediyor. Raporun olumlu yönlerini belirttik ama itirazlarımızı da dile getirdik. Kürtler, 40 yıldır hak ve hukuk mücadelesi veriyor. Artık onlara “terör” demekten vazgeçin. Bizim için önemli olan, olumlu atılacak her adımın yanındayız.”
“BİR TAKIMIN GÖZ GÖRE GÖRE BU KADAR MI HAKKI YENİLİR?”
Bakırhan, TFF 1. Lig’de mücadele eden Amed Sportif Faaliyetler Kulübü’ne yönelik hakem kararlarına da tepki göstererek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bir an önce ayrımcı yaklaşımlardan vazgeçilmelidir. Amedspor’a yönelik ötekileştirme çok belirgin. Bir takımın göz göre göre hakkı yenilir mi? Bir takımın lige çıkmaması için bu kadar mı uğraşılır? TRT’de maçı sunan spiker bile bu duruma tepki gösterdi. ‘Topa değen futbolcuya nasıl kırmızı kart gösteriliyor?’ diye sordu. Ayrımcılıkla, ötekileştirmeyle ve Kürt karşıtlığıyla karşı karşıyayız.
Umarım Barış ve Demokratik Toplum Süreci etrafında bir araya gelerek bu ayrımcılığı ortadan kaldırabiliriz. Rahat olun, umutlu olun.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



