Kürt Siyasetçilerin Mağduriyetleri TBMM Gündeminde!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Kürt Siyasetçilerin Mağduriyetleri TBMM Gündeminde!

DEM Parti Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, 2 Mart 1994 tarihinde DEP milletvekillerinin tutuklanmasının araştırılması, sorumluların belirlenmesi ve yaşanan mağduriyetlerin tespit edilerek gerekli önlemlerin alınması amacıyla TBMM Başkanlığı’na bir araştırma önergesi sundu.

“DEVLETİN, CUMHURİYET VE DEMOKRASİYİ KORUMA YÜKÜMLÜLÜĞÜ BULUNMAKTADIR”

Önergenin gerekçesinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın devleti insan haklarına saygılı ve adalet anlayışına dayanan bir cumhuriyet olarak tanımladığı ve egemenliğin halkta olduğu vurgusuna dikkat çekildi. Devletin, cumhuriyet ve demokrasiyi koruma yükümlülüğünün bulunduğu ifade edilen gerekçede, tarihsel ve güncel uygulamaların Kürt halkının seçilmiş temsilcilerinin siyasi ve hukuki haklarının sistematik olarak engellendiğini, demokratik kurumların baskı altında olduğunu gösterdiği belirtildi. Bu durumun, anayasal yükümlülüklerin ihlalinin yanı sıra demokratik, sosyolojik ve tarihsel olarak da ciddi bir sorun oluşturduğu kaydedildi.

1994 yılında halk tarafından seçilen Kürt siyasetçiler Leyla Zana, Orhan Doğan, Ahmet Türk, Hatip Dicle, Sırrı Sakık, Selim Sadak, Sedat Yurtdaş ve Mahmut Alınak’ın dokunulmazlıklarının kaldırıldığı, gözaltına alındıkları ve tutuklandıkları hatırlatıldı. Bu siyasetçiler, Devlet Güvenlik Mahkemeleri (DGM) tarafından yürütülen hukuksuz ve siyasi yargılamalarla vatan hainliğiyle suçlanarak idam cezası ile yargılanmış ve ağır hapis cezalarına çarptırılmıştır. Mensubu oldukları Halkın Emek Partisi (HEP) ve Demokrasi Partisi (DEP) ise Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmıştır. 2 Mart 1994 tarihinde Orhan Doğan ve Hatip Dicle’nin TBMM çıkışında sivil polislerce gözaltına alınması, demokrasi ve hukuka yönelik açık bir darbe olarak tarihe geçmiştir.

Önergede, Kürt halkının temsil haklarının ihlal nedenlerinin araştırılması, sorumluların belirlenmesi ve benzer darbe uygulamalarını önleyecek mekanizmaların oluşturulması gerekliliğine vurgu yapıldı. “1994–2026 yılları arasında başta Kürt siyasetçiler olmak üzere seçilmişlere yönelik gözaltı, tutuklama ve parti kapatma uygulamalarını, yerel yönetimlerde halk iradesinin gasp edilmesini, mevzuat ve uygulamaların anayasa ve uluslararası hukuk açısından değerlendirilerek, parlamentoda ciddiyetle ele alınması ve araştırılması, nedenlerinin ve sorumlularının açıklıkla ortaya konulması öncelikle demokrasi ve insan haklarını koruma ve yaşatma yükümlülüğünün bir gereği ve acil bir ihtiyacıdır” ifadesine yer verildi.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın