
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Bu süreç artık yalnızca iyi niyet beyanlarıyla ilerleyemez. Gelinen noktada siyasi, hukuki ve pratik anlamda somut adımlara geçilmelidir. Geçtiğimiz çarşamba günü Sayın Cumhurbaşkanı, grup toplantısında yaptığı konuşmada, raporun çıkmasının ardından siyaset kurumuna büyük görevler düştüğünü ifade etti. Bu doğru; Kürt sorununu artık güvenlikçi bir perspektiften çıkarmalı ve siyasi ile hukuki bir zemine taşımalıyız. Bu konuda en önemli sorumluluk iktidara düşmektedir, çünkü yasa yapma yetkisi onlardadır. Bu süreç, iktidarla birlikte yürütülüyor ve artık sadece iyi niyet mesajları vermekle kalmayıp, pratik bir çözüm sürecinin hızla başlatılması gerekmektedir.” dedi.
Hatimoğulları, Burhaniye ilçesinde düzenlenen bir halk buluşmasında, Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’taki barış ve demokratik toplum çağrısını hatırlatarak, bu çağrının önümüzdeki günlerde bir yılını dolduracağını belirtti. Bu süre zarfında Türkiye ve Suriye’de önemli gelişmeler yaşandığını vurgulayan Hatimoğulları, emperyalist güçlerin küresel ölçekte yeni bir sistem inşa ettiğini ifade etti. “2008 ekonomik krizi sonrası dünya güç dengeleri değişti. Şimdi, yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin çatışmaları, Orta Doğu’daki enerji koridorlarının hesapları ve ticaret savaşları dünyayı bir ateş çemberine dönüştürüyor.” diye ekledi.
Hatimoğulları, “Dünyada bir üçüncü dünya savaşının başlaması, nükleer silahların devreye girmesi demektir; bu da yaşamı tamamen yok edecek bir durum yaratır.” uyarısında bulundu. Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye’nin iç barışını da etkilediğini söyleyen Hatimoğulları, “Bölgesel ve küresel sorunlara dikkat çekmeliyiz. Suriye’deki son gelişmeler, yeni güç dizilimleriyle doğrudan bağlantılı.” ifadesini kullandı.
“30 OCAK MUTABAKATI’NA UYULMALI”
Hatimoğulları, 10 Mart Mutabakatı ile ilgili yandaş medya tarafından yayılan yanlış bilgilere de değinerek, “Bu tamamen yanlıştır; SDG’nin bu mutabakata uymak istediği, ancak gerekli komisyonların kurulmadığı bilinmektedir. 4 Ocak’ta Şam’da bir toplantı yapıldı, ancak imzalar atılmadı. Bu toplantıda ne konuşulduğunu tam olarak bilmiyoruz, ama imzaların engellendiği açıktır.” dedi.
6 Ocak’ta Halep’teki Kürt yoğunluklu mahallelerin abluka altına alındığını belirten Hatimoğulları, “Bu durum, tarihsel ölçekte kalıcı etnik ve siyasi fay hatları oluşturabilecek bir çatışma riskine işaret etmektedir.” diye ekledi. “30 Ocak Mutabakatı, Kürt halkının ve öz yönetimin tam olarak istediği bir mutabakat olmasa da, dikkate alınması gereken bir gelişmedir.” dedi.
“100 YILDIR BİZLER KÜRT SORUNU BARIŞÇIL VE DEMOKRATİK YÖNTEMLERLE ÇÖZÜLSÜN DİYORUZ”
Hatimoğulları, Rojava’daki gelişmelerin Türkiye’deki süreci tıkadığını ifade ederek, “Kürt halkı Rojava’da katledilirken, biz burada barış nasıl konuşabiliriz?” dedi. “Biz, bir ömür boyu barış için mücadele ettik. 100 yıldır bu topraklarda Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesini talep ediyoruz.” şeklinde konuştu.
“UMUT HAKKI BU RAPORDA BİR BİÇİMİYLE YER ALMALI”
Hatimoğulları, Türkiye’deki Meclis komisyon raporunun bu hafta nihai haline kavuşturulmasının beklendiğini, ancak bunun uzayabileceğini belirtti. “Kürt sorununa hala terör sorunu gibi yaklaşılmakta; bu yanlış bir tutumdur.” dedi. “Umut hakkı bu raporda yer almalı, çünkü bu hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları hem de Türkiye’deki binlerce insan açısından büyük bir önem taşımaktadır.” ifadelerini kullandı.
Hatimoğulları, raporda bulunması gereken diğer konuları da sıralayarak, “Kayyum yasası geri çekilmeli ve seçilmiş belediye başkanları görevlerine iade edilmelidir. Kayyumlar, demokrasinin önündeki en büyük engeldir.” dedi. Ayrıca, TCK ve TMK’de değişiklikler yapılması, AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerektiğini vurguladı.
“BARIŞIN BU TOPRAKLARDA TESİS EDİLMESİ İÇİN ÜÇ SACAYAĞINA İHTİYACIMIZ VAR: HUKUK, DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK”
Hatimoğulları, onurlu bir barışın tesis edilmesi için üç temel unsura ihtiyaç duyulduğunu belirtti: “Hukuk, demokrasi ve özgürlük. Bu unsurların hayata geçirilmesi için komisyonun önerilerini derli toplu sunması gerekmektedir.” dedi. “Artık niyet beyanlarıyla ilerleyemeyiz; somut bir aşamaya geçilmelidir.” diye ekledi.
“TÜRKİYE’DE ÇOKLU KRİZLER VAR”
Hatimoğulları, Türkiye’de yaşanan çoklu krizlere dikkat çekerek, “Bugün emekliler, asgari ücretliler büyük zorluklar yaşıyor. 50 milyon insan açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşıyor. İşçilerin hakları için mücadele ediyoruz.” dedi. “Kürt sorunu ile işçi haklarını birleştirerek barışı tesis edebiliriz.” ifadelerini kullandı.
“BİR YANDAN KÜRT SORUNUNUN ÇÖZÜM SÜRECİ KONUŞULUYOR AMA ÖTE YANDAN PRATİK BİR ADIM ATILMIYOR”
Hatimoğulları, Türkiye’de barış sürecinin karmaşık bir hal aldığını ve halkın somut adımlar görmeden güven duymadığını belirtti. “Barış, altın tepsiyle sunulmayacak. Daha çok örgütlenmeli ve mücadele etmeliyiz.” diyerek, halkı bu süreçte daha fazla katılıma davet etti.
Hatimoğulları, tarih boyunca zalimlere karşı verdikleri mücadelenin devam edeceğini belirterek, “Bizler barışa, demokrasiye ve eşitliğe olan inancımızla bu mücadeleyi sürdüreceğiz.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



