
Küçükçekmece’de yaklaşık 3 ay önce duvara asılan “Şeriata, faşizme, karanlığa karşı laik, devrimci, demokratik cumhuriyet” pankartı nedeniyle, SOL Parti üyesi 6 kişi gözaltına alındıktan sonra ev hapsi cezasına çarptırıldı.
Bu kişilere, 30 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açıldı ve ilk duruşma Küçükçekmece 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
Sanık avukatlarının SEGBİS kaydı açılması ve derhal beraat talebi mahkeme tarafından reddedildi. Sanıklardan Enis Çiçek, savunmasında, “Laikliği savunmaktan dolayı burada olduğum için utanç duyuyorum. İddianamenin hiçbir yerinde konuşulacak, savunulacak bir şey yok. Yukarıdan gelen bir emirle yargılanıyorum. Eşim böbrek hastası, Bursa’ya tek başına hastaneye gidiyor. Laikliği, adaleti savunmayacaksak biz niye yurttaşız? 12 Eylül’de ben yargılanırken mahkeme, tanıkları dinledi. Bugün tanık bile yok. 16 yaşımdan beri ben sol düşünceliyim” ifadelerini kullandı.
“VİCDAN ÖZGÜRLÜĞÜDÜR LAİKLİK”
Menevşe Alptekin, “Laikliği savunan bir kadın olarak burada olduğum için çok üzgünüm. Laikliği savunmamdan daha doğal bir şey olamaz. Vicdan özgürlüğüdür laik. Laiklik, bir arada yaşamayı savunmaktır” şeklinde konuştu.
“ANAYASAYI SAVUNDUĞUMUZ İÇİN YARGILANIYORUZ”
Şükrü Çetin, “Bu dava, pankart asma davasının ötesine geçerek bir siyasi davaya dönüşmüştür. 15 yaşından beri sosyalistim ve devrimciyim. Şu anda biz anayasayı savunduğumuz için yargılanıyoruz. Siz bizi değil, anayasayı yargılıyorsunuz. Şeriata da faşizme de karşıyız” dedi.
“SUÇ İŞLEMEDİK”
Aleyna Aksoy, “Herhangi bir delil olmamasına rağmen 83 gündür ev hapsindeyim. Anayasadaki laiklik ilkesini savunduğumuz için bir suç işlemedik. Öğrenciyim. Eğitimim devam etmektedir. Adli kontrolümün kaldırılmasını ve beraatımı talep ediyorum” açıklamasında bulundu.
“SINAVLARIMA HAZIRLANAMADIM”
Hüseyin Aktaş, “Laikliği savunmak suç değildir. Laiklik, gençlerin, kadınların, emekçilerin, toplumdaki herkesin temel güvencesidir. İddianamedeki iddiaları kabul etmiyorum. Yaklaşık 3 aydır ev hapsindeyiz. Aynı zamanda hem işçiyim hem öğrenciyim. İşime gidemedim. Ev hapsi nedeniyle psikolojik sorunlar yaşadım ve sınavlarıma hazırlanamadım. Okula gidemedim. Annem ev hanımı, babam emekli. İşlemediğim suçun üzerime atılması nedeniyle beraatımı talep ediyorum” dedi.
“DEDEMİN CENAZESİNE GİDEMEDİM”
Çınar Aydın, “Biz buraya 83 günlük bir ev hapsiyle geldik. Bizler alelacele ev hapsine alınırken bu süreçte SOL Parti İstanbul ve Keçiören il binalarına saldırılarda bulunuldu. Yargı denilen unsurun bizler için bu kadar hızlı işlediği ancak konu haklarımızı savunmak olunca bu denli ağır işlemesi, zorbalık olarak adlandırılabilir. Ev hapsi gerekçesi olarak delil karartma gösteriliyor. Ortada herhangi bir delil yok. Karartılabilecek delil de yoktur. Ev hapsi nedeniyle dedemin cenazesine gidemedim” ifadesini kullandı.
27 EKİM’E ERTELENDİ
Mütalaasını açıklayan savcı, adli kontrol kararının kaldırılmasını talep etti. Hakim, 6 kişi hakkında ev hapsi şeklindeki adli kontrolü kaldırarak duruşmayı 27 Ekim tarihine erteledi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



