

Lojistik sektörü, yıllık 100 milyar doların üzerine çıkan cirosu ile Türkiye ekonomisine önemli bir katkı sağlarken, dijitalleşme bu büyümede giderek daha belirleyici bir rol oynamaktadır. İSTANBUL (İGFA) – Özellikle pandemi döneminde dünya genelinde hızla büyüyen lojistik sektörü, Türkiye’de de ekonomiye önemli katkılar sunan bir faaliyet alanı olarak dikkat çekmektedir. Türkiye, lojistik alanında ciddi potansiyele sahip olup, bu sektördeki dijitalleşme ve teknolojik dönüşüm ön plana çıkmaktadır. Bunun yanı sıra, lojistik sektörü, Türkiye’de en çok gelecek vadeden ikinci sektör konumundadır.
Teknolojinin ve dijitalleşmenin, yıllık 100 milyar dolarlık cirosuyla Türkiye lojistik sektöründe büyük bir yer tuttuğu açıkça görülmektedir. Özellikle teknoloji yatırımları, operasyonel verimlilik ve maliyet optimizasyonu gibi konular, sektörde önemli avantajlar sağlamaktadır. Böylece lojistik firmaları, maliyetlerini düşürüp, verimliliklerini artırma yolunda önemli adımlar atmaktadırlar. Bu çerçevede, teknoloji ve dijitalleşme, operasyonel süreçleri geliştirmenin yanı sıra, sektördeki küresel rekabet avantajını da artırmaktadır.
DİJİTAL DÖNÜŞÜM, REKABET GÜCÜNÜ DE ARTIRIYOR
Lojistik sektöründe dijitalleşmenin etkilerini değerlendiren Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, büyük veri ve otomasyon çözümlerinin, sürdürülebilir ve akıllı lojistik anlayışının sektörde yaygınlaşmasını sağladığını belirtmektedir. Akça, “Biz de teknolojiyi iş süreçlerimizin merkezine alarak, 2024 yılında birçok entegrasyon faaliyeti gerçekleştirdik. Günlük entegrasyon katmanlarımıza yaklaşık 300 bin kayıt aktarılıyor ve networkümüzde 1500’den fazla aktif cihaz bulunuyor. 2025’te de büyük veriyle operasyonel verimlilik üretmeye devam edeceğiz. Dijitalleşmeye ilişkin yenilikleri takip ederek süreçlerimize adapte etmeyi, verimli ve sürdürülebilir çözümler üretmeyi işlerimizin merkezine alıyoruz” diye konuşmaktadır.
Akça, teknoloji kullanımının lojistik operasyonlardaki hayati önemine de vurgu yapmaktadır. Lojistik sektörünün teknolojik yeniliklerin hızla adapte edilebilmesi açısından büyük bir avantaja sahip olduğunu dile getirirken, bu noktada büyük veri analitiği ve yapay zeka destekli sistemlerin lojistik süreçlerine entegre edilmesinin sağladığı avantajlardan da bahsetmiştir. Bu sistemler sayesinde rotalar optimize edilmekte, yakıt tüketimi azaltılmakta ve lojistik süreçlerdeki gecikmeler minimize edilmektedir.
Ayrıca, dijitalleşmenin sağladığı diğer bir avantaj ise, müşteri deneyiminin geliştirilmesidir. Müşteri taleplerinin daha hızlı karşılanması ve güncel verilere dayalı olarak hizmet sunulması, sektördeki firmaların rekabet gücünü artırmaktadır. Akça, bu bağlamda “Bu dijitalleşme süreci, sadece iş süreçlerimizi değil, aynı zamanda müşteri memnuniyetini de artıracak” ifadesinde bulunmaktadır. Bu süreçte, veri analizi ve raporlama sistemleri, sektördeki firmalara bilgi akışını hızlendirmekte ve daha hızlı karar alma süreçlerini mümkün kılmaktadır.
Bununla birlikte, lojistik sektöründe dijitalleşmenin sadece teknolojiye yönelik bir değişim olarak değerlendirilmediğini, aynı zamanda iş modelinin de yeniden yapılandırılması gerektiğini ifade etmek gerekir. Akça, “Dijital dönüşüm, iş yapış şekillerimizi değiştirecek. Eski yöntemlerden uzaklaşarak daha yenilikçi, esnek ve müşteri odaklı bir yaklaşım benimsememiz gerekiyor” diyerek, bu değişimin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmektedir.
Sonuç olarak, lojistik sektörünün dijitalleşmesi, hem Türkiye ekonomisi hem de küresel piyasalarda rekabet gücü açısından büyük bir önem taşımaktadır. Operasyonel süreçlerin iyileştirilmesi, mali
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



