Madenciler Açlık Grevinde: Haklarını Savunuyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Madenciler Açlık Grevinde: Haklarını Savunuyor!

DİSK’e bağlı sendikalar, tazminat ve ücretlerinin ödenmesi talebiyle Kurtuluş Parkı’nda açlık grevinin 7. gününü geçiren Doruk Madencilik işçilerine destek ziyaretinde bulundu. DİSK Basın-İş Sendikası Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, “Bugün yapılması gereken nettir: Bu mücadeleyi sahiplenmek, büyütmek ve yalnız bırakmamaktır. Çünkü Doruk Madencilik işçileri kazanırsa, bu sadece onların değil, tüm emekçilerin kazanımı olacaktır. Kaybederlerse, bunun bedelini de yine tüm işçi sınıfı ödeyecektir” şeklinde konuştu. Bir madencinin eşi ise “Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istediğiniz gibi midir?” sorusunu yöneltti.

Eskişehir’de faaliyet gösteren Yıldızlar SSS Holding’e ait Doruk Madencilik’te çalışan Bağımsız Maden İş Sendikası üyesi işçiler, Kurtuluş Parkı’ndaki açlık grevlerine devam ediyor. Grevdeki bir madenci, “2022 yılının 12. ayından itibaren TMSF tarafından Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madenciliğe devredilen bu işletmede, devir süresince tüm kıdem tazminatlarımız, ihbar tazminatlarımız ve sendikal alacaklarımızın satış esnasında bize verilmesi gerekirken, ‘Sizi tüm haklarınızla beraber yeni gelen firmaya devrettik’ şeklinde bir açıklamayla mağduriyet yaşadık” dedi.

“Bize ödenen paralar, toplam alacaklarımızın 50’de biri bile değil”

Grevdeki madenci, “Alacaklarımız arasında farklı süreler var. Geçen gün bakanlık toplantısından sonra basına açıklama yapılmış; ‘Maaşların bir kısmını, yani 3 aya kadar olan maaş farklarını yatırdık’ denildi. Ancak içimizde 8 ay maaş alamayan arkadaşlarımız mevcut. 15 ayda sadece 2 maaş alıp evini geçindirmek zorunda kalan arkadaşlarımız da var. Biz, buraya 2 veya 3 maaş için gelmedik. Bize ödenen paralar, alacaklarımızın 50’de biri bile değil. Bu eylemi, alacaklarımız tamamen tahsil edilene kadar sonlandırmama kararı aldık” ifadelerini kullandı.

Madenci, “Patronun verdiği sözleri yerine getirmemesi nedeniyle artık bu sözlere karnımız tok. Her gün işe girerken, ‘Acaba bugün maaş yatacak mı?’ sorusunu sormaktan bıktık” şeklinde konuştu.

“Önceki gün 5 arkadaşımız, bugün sabah itibarıyla 1 arkadaşımız ambulansla hastaneye gönderildi”

Dolayısıyla, devlet kanalıyla bir talimat verilmeden veya bakiye alacaklarımız sıfırlanmadan bu eylemi sürdürme kararı aldık. Açlık grevinde olan arkadaşlarımız 7. günlerine girdi. Kritik bir süreçteyiz; park alanında her şeye erişimimiz kısıtlı. Önceki gün 5 arkadaşımız, bugün sabah 1 arkadaşımız ambulansla hastaneye kaldırıldı. Onları takip ediyoruz.

Yetkililere sesleniyoruz: Bu sorunu kimin çözdüğü bizi ilgilendirmiyor. Bizim mücadelemiz ekmek ve hak mücadelesi. Herkes emekçidir. Siz işverenleriniz size bir ay maaş ödemese ne yaparsınız? Bakiye alacaklarımız sıfırlanana kadar bu işi bırakmayacağız. Yarın saat 12.00’de Enerji Bakanlığı’na yürüyeceğiz. Tüm Ankara halkını da destek olmaya davet ediyoruz.”

“Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istendiği gibi midir?”

Bir madencinin eşi, “Burada haklarını alamayan birçok arkadaşımız var. Bu durum neden bir suç duyurusu olmuyor? Bu kadar işçinin haklarını alamadığını söylemesi bir suç duyurusudur. Ancak haklarını arayan arkadaşlarımız gözaltına alındı, ama bu duruma sebep olan şahıs hala gözaltına alınmadı. Buradan şunu mu çıkarmalıyız: Zengine adalet istediği gibi, fakire adalet istediğiniz gibi midir?” dedi.

“İşçiler Ankara’da yalnızca haklarını değil, onurlarını savunuyor”

DİSK’e bağlı 11 sendika yetkilisi de eylemci işçileri ziyaret etti. DİSK’e bağlı sendikalar adına açıklama yapan Turgut Dedeoğlu, “Bugün Türkiye’de maden işçilerinin mücadelesi, sadece bir ücret kavgası değil; sermaye ile emek arasındaki tarihsel çelişkinin en açık haliyle yeniden sahneye çıkışıdır. Doruk Madencilik işçilerinin sürdürdüğü direniş, bu düzenin işçiye biçtiği değeri açıkça göstermektedir. Şirketin kendi beyanıyla dahi ‘ortalama 3 aydır’ ödenmeyen maaşlar, gerçekte çok daha derin bir sömürünün üstünü örtmeye yetmiyor” dedi.

Dedeoğlu, “Doruk Madencilik işçileri Ankara’da yalnızca haklarını değil, onurlarını savunuyor. İşçilerin hak arayışına ‘siyasi sebep’ suçlaması, işçi sınıfının meşru taleplerini itibarsızlaştırma çabasıdır. İşçinin ekmek kavgası siyasetin ta kendisidir. Türkiye, Soma Maden faciası gibi acılarla dolu bir geçmişe sahipken, bugün hala en temel hakları için sokaklara çıkmak zorunda kalması, düzenin değişmediğini gösteriyor. Yerin altında tehlikelerle yüzleşen işçilerin, yer üstünde açlıkla terbiye edilmeye çalışılması kabul edilemez” dedi.

“Doruk Madencilik işçileri kazanırsa, bu sadece onların değil, tüm emekçilerin kazanımı olacaktır”

Devletin bu süreçteki tutumu da tartışmaya açılmış durumda. Yıllarca işçilerin emeği üzerinden büyüyen şirketlerin yanında sessiz kalan, ancak hak arayan işçilere baskıcı bir refleks gösteren bir anlayış, çifte standartın örneğini sergilemektedir. ‘Çözüm gelmeden ayrılmayacağız’ kararlılığı, Türkiye işçi sınıfının birikmiş öfkesinin ve sabrının ifadesidir. Bu direniş yalnızca bir işyerine sıkışmış bir mesele değil; taşeronlaşmanın, güvencesizliğin ve örgütsüzleştirmenin yarattığı geniş bir tablonun parçasıdır.

Bugün yapılması gereken nettir: Bu mücadeleyi sahiplenmek, büyütmek ve yalnız bırakmamaktır. Doruk Madencilik işçileri kazanırsa, bu sadece onların değil, tüm emekçilerin kazanımı olacaktır. Kaybederlerse, bunun bedelini de yine tüm işçi sınıfı ödeyecektir. Mesele sadece dayanışma değil; taraf olma meselesidir. Ya emeğin yanında durulacaktır ya da sömürü düzeninin sürmesine sessiz kalınacaktır. Doruk Madencilik işçilerinin sesi, Türkiye’de adalet arayan herkesin sesi olmak zorundadır.

“Yarın Enerji Bakanlığı’na yürüyeceğiz”

Bağımsız Maden İş Sendikası avukatlarından Mert Batur, “Kamuoyunu manipüle etmek için belli miktarda alacakların yatırıldığı söylendi. Ancak bu, toplamın çok küçük bir kısmı. İşçilerin hiçbir özlük hakkı, kıdem ve ihbar tazminatları, emeklilik hakları ödenmemiş. Bu durum, ‘İşçiye her şeyi yaparım, başıma hiçbir şey gelmez’ anlayışının bir yansımasıdır. Bu güvenceyi kim verdiyse, onların da sorumluluk alması gerekiyor. O yüzden bakanlıkların önüne gidiyoruz; yarın yine Enerji Bakanlığı’na yürüyeceğiz” dedi.

CHP Çankaya İlçe Örgütü Eğitim Sekreteri Ercan Baş

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın