Mahkeme Önünde İfade Özgürlüğü Mücadelesi

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Mahkeme Önünde İfade Özgürlüğü Mücadelesi

GÜNLÜĞÜMÜN SAYFALARI ARASINDAN – 23

Geceleyin günlüğümdeki sayfalarda
geçmişin hatıralarıyla dolaşıyorum…

İstanbul, 7 Şubat 2006.
Mahkemeye doğru yol alıyorum,
bu günlerde beni hiç yalnız bırakmayan
o derin iç sıkıntısıyla birlikte.
Uzun süredir patronun tahsis ettiği zırhlı jip
ve bir koruma ile dolaşıyorum.
İstanbul emniyeti bu seferki uyarıyı
ciddiye almam gerektiğini söylüyor.
Hava soğuk ve karamsar…
Kar hafif hafif yağıyor.
Adliye yolunda, berelerine bürünmüş gençlerin
ellerindeki pankarta gözüm takılıyor:

“DÜN ALİ KEMAL,
BUGÜN HASAN CEMAL!”

İçimde herhangi bir duygu uyanmıyor.
Ne öfke, ne kızgınlık…
Hislerim sanki donmuş gibi.
Yabancılaşmanın bir tezahürü belki de.
Bazen böyle hissederim.
Kendimde bir koruma mekanizması
otomatik olarak devreye giriyor.
Bağcılar Adliyesi’ne yaklaştıkça
kalabalık artıyor.
Kollar inip kalkıyor,
vatan hainlerine yönelik öfkeli ifadeler…
Yumruklarını havaya kaldırarak
slogan atanlar caddenin iki kenarında toplanmış:

“ATAMA, VATANIMA, BAYRAĞIMA
SÖVDÜRTMEM!”

Seslerini yükseltirken
sağ elleriyle
Ülkücülerin kurt işaretini yapıyorlar.
Gladyatör kıyafetli polislerin oluşturduğu
güvenlik koridorunu yavaşça geçerek ilerliyoruz.

“Hasan Cemal hakkında idam cezası verilse, ‘cellatlığı’na talip olurum”

Daha birkaç ay önce,
‘cellat’ımla tanışmıştım!
13 Aralık 2005 tarihli
Yeni Çağ gazetesinin
birinci sayfasında fotoğrafı vardı.
Adı, İsrafil K. Kumbasar.
Gözlüklü, genç bir adam.
Şöyle yazmıştı:

“Hasan Cemal denen
o kişiyi hiç tanımam!
Ortaya attığı ‘ayrılıkçı’ ve ‘
ihanet kokan’ düşüncelerinden dolayı
hiç sevmem!
Kendisi, ‘mütareke’ basınının ‘
Ali Kemallerinden’ biridir!
Eğer bir ‘İstiklal Mahkemesi’ tarafından
hakkında idam cezası verilse,
‘cellatlığı’na talip olacak
ilk kişilerden biri ben olurum.”

Mevzilenmişler, burnumuzun dibinde homur homur…

Adliyeye güçlükle giriş yaptık.
Bina önünde hakaretler,
küfür dolu sloganlar eksik değil.
Bir itiş kakış var.
Adaletin tecelli edeceği salon ise
bambaşka bir atmosfere sahip.
Mahkemeye mahkeme demek için
bin şahit gerekir.
Göstericiler dışarıda olduğu gibi
içeride de mevzilenmiş durumda.
Sanki linç için hazır bir topluluk
burnumuzun dibinde homurdanıyor…
Öndeki sanık sırasındayız:
Erol Katırcıoğlu, Haluk Şahin ve ben,
arka sırada Murat Belge ile İsmet Berkan
oturuyoruz.
Gözüm Kemal Kerinçsiz’e takılıyor.
Hâkimiyetini koruyan bir tavrı var.
Bize ters ters bakıyor,
ara sıra laflar da atıyor.
Duruşmayı izleyen
Avrupa Birliği temsilcileri de
yaratılmak istenen linç ortamından
nasiplerini alıyor:

“Mütareke komiserleri!”

Kemal Kerinçsiz

Mahkeme salonu kontrolden çıkınca
yargıç polisten yardım istedi ve
duruşmaya ara verdi.
Bu arada sataşmalar arttı:

“MÜTAREKE BASINI!”
“VATAN HAİNLERİ!”

Burnumun dibindeki çığlıklar
tüylerimi ürpertici bir şekilde rahatsız ediyor.
Neden vatan haini?
Türkiye’de bir üniversite bünyesinde 1915’le,
Ermeni meselesiyle ilgili yapılacak
ilk konferansı savunduğum için,
bu konferansın yasaklanmasını
üniversite fikrine aykırı bulduğum için
‘vatan haini’ olarak damgalandım.
Tek suçum, İstanbul’daki bir idare mahkemesinin
kararını akademik özgürlüğe aykırı bulduğum için sert bir dille eleştirmekti.
Duruşma salonu yavaş yavaş sakinleşiyor.
Bu ülkede ne kadar kolay vatan haini damgası yemek
ya da idam sehpaları hayal etmek.
Bizde milliyetçilik, ırkçılık,
Türk usulü hoyratlık böyle bir şey…
Kıbrıs’ta çözüm mü diyorsun,
al sana vatan hainliği!
AB ölçülerinde demokrasi mi istiyorsun,
al sana vatan hainliği!
AB’ye tam üyelikten mi yanadasın,
al sana vatan hainliği!
Kimsenin dili, kültürü, kimliği inkâr edilmesin mi,
bunu mu savunuyorsun,
al sana vatan hainliği…

‘Altyapı’yı oluştur, sonra da şaşır!

Dışarıda kar güzel bir şekilde yağıyor.
Düşmanlık kültürü,
hukuk dışılık kafamı kurcalıyor.
Televizyondaki Kurtlar Vadisi
dizisini düşünüyorum.
Kanun kaçaklarını milli kahraman ilan etmek…
Rambo’ları yüceltmek…
Rambo-Çatlı karışımı Polat’ları bağrımıza basmak…
Kurtlar Vadisi filmine koşmak,
üstelik iktidarıyla, muhalefetiyle
tüm parti liderleri… <br

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın