Mamografi ile İlgili Yanlış Bilgiler ve Doğruları

Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, mamografi ile ilgili sık karşılaşılan yanlış bilgilere dikkat çekiyor. Aile öyküsü olmadan da tarama yapılması gerektiği ve mamografinin ultrason ile karşılaştırılmaması gerektiği vurgulanıyor.

Haber MerkeziHaber Merkezi
17 okunma

Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, meme kanseri tanısında önemli bir rol oynayan mamografi hakkında toplumda var olan dört yaygın yanılgıyı gündeme getirdi. Sarıca, ailede meme kanseri öyküsü olmamasının muayene gerekliliğini etkilemeyeceğini ve ultrasonun mamografinin yerine geçemeyeceğini vurguladı.

İSTANBUL (İGFA) - Meme kanserinin erken teşhisi açısından büyük öneme sahip olan mamografi ile ilgili yanlış algıların, kadınların düzenli kontrollerini yapmamalarına neden olabileceğine dikkat çeken Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Özgür Sarıca, bu yanlış bilgilerin toplumda yaygınlaştığını belirtti.

AİLEDE MEME KANSERİ YOKSA MAMOGRAFİYE GEREK YOK MU?

Toplumda sıkça karşılaşılan bir yanlış, ailede meme kanseri öyküsü bulunmayan kadınların mamografi çektirmeye ihtiyaç duymadıkları inancıdır. Sarıca, yeni tanı konulan meme kanserlerinin %80-85'inde aile öyküsünün olmadığını aktardı. Tarama ihtiyacının yalnızca aile geçmişine bakılarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Sarıca, yaş ve bireysel risk durumuna göre uygun tarama aralıklarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

MAMOGRAFİDEKİ RADYASYON ZARARLI MI?

Mamografide kullanılan radyasyonun bayanlar arasında kaygılara yol açabildiğini belirten Sarıca, önem taşıyan konunun alınan radyasyon miktarı olduğunu vurguladı. Mamografide kullanılan X ışınının düşük dozlu radyasyon yaydığını belirten uzman, radyasyon endişesi nedeniyle kontrollerin aksatılmaması gerektiğine dikkat çekti.

MEMEYE UYGULANAN SIKIŞTIRMA KANSERE NEDEN OLUR MU?

Mamografi sırasında memeye uygulanan basıncın kansere yol açabileceği yönündeki düşüncenin yanlış olduğunu ifade eden Sarıca, sıkıştırma işleminin dikkatlice yapıldığını belirtti. Kısa süreli rahatsızlık hissedilebileceğini, ancak doğru uygulamanın meme dokusuna zarar vermediğini vurguladı.

ULTRASON MAMOGRAFİNİN YERİNE GEÇER Mİ?

Sarıca, meme ultrasonunun mamografinin yerine geçtiği düşüncesinin de hatalı olduğunu belirtti. Her iki yöntemin de kendine özgü özellikleri olduğunu söyleyerek, ultrason ve mamografinin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğunu ifade etti. Sadece ultrasonla yapılan taramalarda her 4-5 meme kanserinden birinin gözden kaçabileceğine dikkat çekti.

Uzmanlar, meme kanserinin erken teşhisi için kişilerin sağlık durumu ve bireysel risklerine uygun tarama planlarını izlemelerinin ve gereken kontrolleri ihmal etmemelerinin önemine vurgu yapıyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın