Mansur Yavaş, CHP’den İstifa Etti! Bağımsız Yolunda

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Mansur Yavaş, CHP’den İstifa Etti! Bağımsız Yolunda
<div webixmoaireadability="153.90310872653">

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya üzerinden yaptığı bir paylaşımla Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini açıkladı.

YAVAŞ: “SİYASİ YOLUMA BAĞIMSIZ OLARAK DEVAM EDECEĞİM”

Parti içindeki tartışmalara dikkat çeken Yavaş, “Aylardır süregelen tartışmaların, özellikle mutlak butlan konusundaki süreçlerin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir bölünmeye yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’deki demokratik siyaset umuduna da zarar verebileceğini defalarca vurguladım. Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık olması durumunda gereğini yapacağımı belirtmiştim. Bugün gelen bazı açıklamalar sebebiyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrıldığımı ve siyasi yoluma bağımsız olarak devam edeceğimi kamuoyuna duyuruyorum” dedi.

YAVAŞ İSTİFASINI BU AÇIKLAMA İLE DUYURDU

Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:

“Sevgili Hemşehrilerim, siyasette bazı kararlar öfkeyle alınmaz ve kırgınlıkla açıklanmaz. Bu kararlar uzun bir düşünme sürecinin ardından, vicdanla tartılarak alınır ve nihayetinde Türk milletinin huzurunda açıkça ifade edilir.

Bugün aldığım karar işte bu şekilde şekillendi. 19 Mart’ta başlayan ve sonrasında mutlak butlan tartışmaları da dahil birçok hukuki ve siyasi mesele ile devam eden süreç, Türkiye’de siyasetin üzücü bir noktaya gelmesine neden oldu.

Bu süreç boyunca düşüncelerimi, itirazlarımı ve önerilerimi açıkça dile getirdim. Bugün bunları tekrarlamayacağım. Düşüncelerimde bir değişiklik yok.

Bazı noktaların altını çizmek zorundayım. Partililik anlayışım; taşıdığınız kimliğin hakkını vermek, size güvenen insanları mahcup etmemek, temsil ettiğiniz siyasi yapıya itibar kazandırmak ve aldığınız sorumlulukları yerine getirmektir.

Bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi’ni küçük düşürecek veya ona oy verenlerin mahcup olmasına neden olacak bir davranışın içinde olmadım.

Tam tersine, Ankara’da belediyeciliği şeffaf, hesap verebilir ve halkın parasını halk için kullanarak nasıl gerçekleştirebileceğimizi göstermeye çalıştık.

Bunu yalnızca ben söylemiyorum. Ankara’daki büyük destek, yapılan kamuoyu araştırmaları ve farklı siyasi görüşlerden vatandaşların gösterdiği teveccüh bunun en somut örneğidir.

Bir Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanı olarak seçildiğimde, görev sürem boyunca partimin adına leke getirmemiş, Türkiye genelinde örnek gösterilen işler yapmış ve bana oy verenlerin gurur duymasını sağlamışsam, temsil sorumluluğumu yerine getirdiğime inanıyorum.

Üzerime düşen sorumluluğu dün de taşıdım, bugün de taşıyorum. Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı saygısızlık olarak değerlendiririm.

Ancak belediye başkanlığı görevimin bana öğrettiği önemli bir gerçek var: Siyasetin zirvesinde birlik sağlanamadığında, millet isterse tabanda o birliği oluşturabilir.

Biz bunu Ankara’da başardık. Farklı siyasi görüşlerden milyonlarca insan aynı iradenin etrafında toplandı. Kimseye nereden geldiğini veya hangi partiye oy verdiğini sormadık. Herkesi eşit olarak gördük.

Her zaman şunu söyledim: Türkiye’de demokratik yollarla bir iktidar değişikliği olacaksa, bunun yolu muhalefetin birbirini tüketmesinden değil, ortak ilkeler etrafında birleşmesinden geçmektedir.

Bu nedenle, aylardır süregelen tartışmaların, özellikle mutlak butlan üzerinden yürütülen sürecin Cumhuriyet Halk Partisi’nde derin bir ayrışmaya yol açabileceğini ve bunun yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’deki demokratik siyaset umuduna zarar verebileceğini sıkça ifade ettim.

Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı belirtmiştim. Bugün gelen açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrıldığımı ve siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyuna sunuyorum.

Beraber yürüdüğüm arkadaşlarımı, bugün siyasi tercihlerinden dolayı yok saymayacağım. Üç dönem boyunca CHP çatısı altında birlikte seçime girdiğim, mücadele ettiğim ve seçim çalışmalarında yanımda duran herkese ömrüm boyunca minnettar olacağım.

Bir başka konuda da tavrım son derece nettir. Vatandaşlarımızın siyasete ve siyasetçiye güveni büyük yara aldı. Bunun sorumluluğunu seçmende değil, kendimizde aramak zorundayız.

İnsanlar sandığa giderken yalnızca bir isme değil, bir siyasi iradeye de oy verir. Bu nedenle, seçmenin iradesini yok saymak ve onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği adreslere taşımak doğru değildir.

Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplar uğruna başka bir yere taşımak, sadece siyasi bir hata değil, aynı zamanda seçmene karşı ağır bir vebaldir.

Bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, bana oy veren veya vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim.

Çünkü benim için belediye başkanlığı, bir siyasi kariyer basamağı değil, halkın emanetidir. Makamlar geçicidir. Siyasi şartlar değişebilir. Ancak milletin size verdiği emanete sadakat her zaman değişmez. Bugüne kadar bu emanete sahip çıktığım gibi, bundan sonra da aynı şekilde sahip çıkacağım. Aldığım kararın tüm sorumluluğu bana aittir. Takdir ise her zamanki gibi aziz milletimize aittir.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın