
Mutlak Butlan ile ilgili olarak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medya üzerinden önemli bir açıklama yaptı. Yavaş, “Gerilimi artırmak yerine, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde yürütmesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.
Yavaş, açıklamasında şu noktalara değindi:
“HİÇBİR KARAR YOK SAYILAMAZ”
“Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması, Türkiye’de hukukun ve demokrasinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en belirgin göstergelerindendir. Üstelik burada dikkat çeken bir diğer husus, mahkemenin henüz ceza davaları sonuçlanmamışken ‘seçime hile karıştırıldığı’ yönünde bir kanaat belirtmesidir. Bu durum, ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Hukuk devletinde hiçbir kişi veya kurum, kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerini alamaz.
Anayasa’nın 79. maddesi, seçimlerin yönetimi ve denetiminin Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisi dahilinde olduğunu belirtmektedir. YSK’nın kararları kesindir ve seçim süreçlerinin yönetimi ile siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasada açıkça ifade edilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri belirginken, bu sınırlar aşılmamalıdır.
Elbette bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler, siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin veya tasfiye etmenin aracı haline getirilemez. Amaç, Cumhuriyet Halk Partisi’ni iç tartışmalara sürüklemek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hale getirmektir. Böyle bir durumun Türkiye’ye bir faydası yoktur; aksine toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir ve siyasete olan güveni zayıflatır, sadece iktidarın işine yarar.

“YAPILMASI GEREKEN…”
Bunun yerine, gerilimi artırmak değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller çerçevesinde yürütmesi gerekmektedir. Bu süreci birlik ve beraberlik içinde, sükûnetle aşmak, bizlere umut bağlayan milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Bu sorumluluktan hiç kimse kaçamaz.
Birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak önemlidir. Aksi takdirde, bu kararları alanlar ve tartışmaları büyütmek isteyenler, hedeflerine ulaşmış olacaktır. Türkiye’nin mevcut ekonomik ve toplumsal durumu göz önünde bulundurulduğunda, iktidarın baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme olasılığının yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey, yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değil, Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve vicdanda bir araya gelmesidir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



