Marmara İçin Ekoloji Mücadelesi: Yan Yana!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Marmara İçin Ekoloji Mücadelesi: Yan Yana!

Marmara’nın çeşitli bölgelerinde ekolojik haklar mücadelesi yürüten 22 doğa savunucusu, bölgedeki çevresel baskıları haritalayarak “Marmara Yan Yana” adında kalıcı bir dayanışma ağı oluşturmak için ilk adımı attı.

Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) – Kaz Dağları’ndan Saros’a, Ergene’den İzmit Körfezi’ne kadar uzanan ekolojik mücadeleleri temsil eden aktivistler, “Marmara Yan Yana: Ekolojik Haklar ve Dayanışma Buluşması” adlı etkinlikte Kocaeli’de bir araya geldi.

Armaş Vakfı’nın ev sahipliğinde ve GEF Küçük Destek Programı’nın destekleriyle düzenlenen buluşmaya, sekiz farklı ilden 11 örgüt ve Değişim Elçileri programından 2 kişi dahil olmak üzere toplamda 22 doğa hakları savunucusu katılım sağladı.

İzmit Akmeşe’de gerçekleştirilen etkinlikte, katılımcılar Marmara Bölgesi’ndeki ekolojik baskıları birlikte haritaladı. Ortaya çıkan veriler, madencilik, enerji, sanayi, yapılaşma ve tarım kaynaklı baskıların bölge genelinde yaygın olduğunu, bu sorunların kesişim noktasında ise Marmara Denizi’nin bulunduğunu gözler önüne serdi.

ORTAK SORUN: MARMARA DENİZİ

Katılımcılar, kıyı sanayisi, Ergene’nin derin deniz deşarjı, liman tarama çamurlarının Çınarcık Çukuru’na dökülmesi, balık çiftlikleri ve hatalı balıkçılık politikaları sonucunda Marmara Denizi’nin taşıma kapasitesinin sonuna geldiğini vurguladı. 2021 yılında yaşanan müsilaj krizinin ardından ilan edilen koruma statüsüne rağmen baskıların devam ettiğine dikkat çekildi.

KARADAKİ BASKILAR DA BÜYÜYOR

Buluşmada ayrıca karadaki ekolojik tehditler de masaya yatırıldı. Kaz Dağları’ndaki altın madeni projeleri, Marmara Adası’ndaki mermer ocakları, Trakya’daki kaya gazı aramaları, nükleer santral planları ve acele kamulaştırma kararları öne çıkan konular arasında yer aldı. Katılımcılar, bu baskıların sadece yerel sorunlar olmadığını, toprak, su ve deniz üzerinde sistematik bir ekokırım süreci oluşturduğunu ifade etti.

Üç gün süren buluşmada, mücadelelerin önündeki ortak engeller de tartışıldı. Hukuki yolların daralması, “üstün kamu yararı” gerekçesiyle itirazların etkisizleşmesi ve çevre mücadelesinin genellikle gönüllü çabalarla sürdürülmesi, öne çıkan sorunlar arasında yer aldı.

Katılımcılar, yerel düzeyde verilen çevre mücadelelerinin, bölgesel dayanışma ile daha güçlü hale getirilebileceği fikrinde birleşti.

“MARMARA YAN YANA” KALICI AĞ OLUYOR

Buluşmanın sonunda, katılımcılar Marmara Yan Yana oluşumunu tek seferlik bir etkinlik olmaktan çıkararak kalıcı bir dayanışma ağına dönüştürme kararı aldı. Ağın, Kasım ayından itibaren her ay düzenli olarak toplanacağı ve koordinasyonun farklı örgütler tarafından dönüşümlü olarak üstlenileceği belirtildi. Ağın öncelikli başlıkları arasında Marmara Denizi’ndeki kirlilik, nükleer santral planları, Kaz Dağları’ndaki madencilik projeleri ve Trakya’daki acele kamulaştırma kararları bulunuyor.

COP31’DE KAMUOYUNA SUNULACAK

Buluşmanın sonuçları, bir rapor halinde katılımcı örgütlerle paylaşılacak ve 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31 etkinliğinde kamuoyuna sunulacak.

Armaş Vakfı Direktörü Gonca Doğan, Marmara’daki yoğun kentleşme, sanayileşme ve madenciliğin bedelini doğanın yanı sıra bölgede yaşayan insanların da ödediğini ifade etti. Bursa Su Kolektifi’nden Candan Göz ise buluşmada bir umut doğduğunu belirterek, farklılıklara rağmen birlikte hareket etme iradesinin güçlendiğini vurguladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın