Marmara’da Küçük Depremler: Büyük Risk Var mı?

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Marmara’da Küçük Depremler: Büyük Risk Var mı?

20 Ağustos 2026 08:02

Güncelleme: 20 Ağustos 2026 08:20

iahaber Haber Merkezi

Marmara Denizi’nde Büyükada’nın güneyinde ardışık olarak meydana gelen küçük depremler, Adalar Fayı üzerindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bu depremlerin büyük bir deprem potansiyeli taşıyan ana faydan değil, onu kesen daha küçük faylardan kaynaklandığını ifade ederek, “Buradan büyük deprem çıkmaz” açıklamasında bulundu. Diğer yandan, Prof. Dr. Osman Bektaş, mikrodeprem aktivitesinin fayın derin kesimlerinde “sürünme” olasılığına işaret edebileceğini belirterek, Adalar Fayı’nın M6+ büyüklüğünde bir deprem potansiyeli taşıdığını vurguladı.

19 Ağustos’ta Büyükada’nın güneyinde meydana gelen 2,2 büyüklüğündeki deprem ve çevresindeki mikrodeprem hareketliliği, Marmara’daki fayların durumu hakkında yeni değerlendirmelere yol açtı.

iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!

ABONE OL

Deprem Bilimci Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, YouTube kanalında yaptığı açıklamalarda, meydana gelen depremlerin Adalar Fayı üzerinde oluşmadığını savundu. Uzun süredir yayınladığı haritalarda, Adalar Fayı’nı kuzey-güney doğrultusunda kesen daha genç fayların varlığına dikkat çektiğini belirten Üşümezsoy, son depremlerin de bu sistem üzerinde gerçekleştiğini ifade etti.

Üşümezsoy, “Bugün meydana gelen depremler, haritamızı destekleyen bir durumdur. Adalar’ın güneyindeki bu iki deprem, tam olarak bizim Büyükada’nın iki tarafında geçip Dragos’un doğu kenarından kuzeye doğru giden ikinci bir fay sisteminde yer almaktadır” şeklinde konuştu.

deprem stok

1999 Marmara depreminden sonra bölgede yaşanan birçok küçük depremin yanlış bir şekilde Adalar Fayı ile ilişkilendirildiğini vurgulayan Üşümezsoy, “Aslında Adalar Fayı, hem kuzeyde hem güneyde kesen faylar üzerindedir ve bu da Yalova-Çınarcık fayına eğilimli olan kolları ifade eder. Bu olayda olağan bir durum söz konusudur. 1999’dan bu yana bu fay üzerindeki tetiklenmiş olaylardır” dedi.

Üşümezsoy: Buradan büyük deprem çıkmaz

Üşümezsoy, Adalar Fayı’nı “yaşlı ve ölü bir fay” olarak nitelendirerek, son mikrodepremlerin büyük bir deprem oluşturacak nitelikte olmadığını belirtti:

“Buradan büyük deprem çıkmaz. Çünkü Adalar Fayı, görüldüğü üzere ölü bir faydır. Küçük faylar, 17 Ağustos ve 23 Nisan tarihlerinde bu bölgeye yüklenen stresle oluşan mikrodepremleri tetiklemektedir. Bu ikinci kollar, esasen kendileri bir stres üretmiyorlar. Çok zayıf bir şekilde, ana faydaki kolda oluşan depremden açığa çıkan stres bu kollara doğru uzanıyor ve burada depremleri tetikliyor.”

Üşümezsoy, 23 Nisan’daki depremden sonra kuzey-güney doğrultusundaki faylarda benzer bir hareketliliğin gözlemlendiğini belirterek, “Tekrar ediyorum, bu durum bir depreme ya da orta büyüklükte bir depreme geçiş yapan faylar değildir” dedi.

Bektaş: M6+ potansiyeli göz ardı edilemez

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Adalar ve Çınarcık fayları boyunca 10-13 kilometre derinlikte gözlemlenen mikrodeprem aktivitesine dikkat çekti. Bektaş, bu hareketliliğin Adalar Fayı’nın derin kesimlerinde “creep”, yani yavaş sürünme olasılığını destekleyebileceğini ifade etti.

Bektaş, “Adalar Fayı 10-13 km derinlikte mikrodeprem üretmeye devam ediyor. Halkın paniğe kapılmasına gerek yok. Bu aktivite, derinlerde sürünen fayın deprem enerjisinin bir kısmını küçük kırılmalarla harcıyor olabileceğini düşündürüyor. Mikrodepremler her zaman büyük depremlerin habercisi değildir; bazen fayın enerjiyi nasıl boşalttığını gösterir. Derinde sürünen fay, enerjiyi boşaltıyor olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

istanbul depremi

Mikrodeprem kümesinin “gaz patlaması” ile açıklanamayacağını da belirten Bektaş, depremin sebebinin faydaki kayma olduğunu ifade etti. Adalar Fayı’nın aktif deformasyonunun, kaybolmuş ve sürünen kesimlerinin araştırılması gerektiğini kaydeden Bektaş, 1963’te bölgede meydana gelen 6,3-6,4 büyüklüğündeki depreme de dikkat çekti.

Bektaş, son değerlendirmesinde, “Bu durum ‘büyük deprem geliyor’ demek değildir. Ancak 1963’te kırılan, şu an yeniden mikrodeprem üreten Adalar Fayı’nın M6+ deprem potansiyeli göz ardı edilemez. Asıl soru: Bu mikrodepremler gerilim birikimini mi, yoksa derin sürünme ile enerji boşalmasını mı gösteriyor?” ifadelerini kullandı.

 

 

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın