Mavi Işık ve Aydınlatma: Depresyon Riski Artıyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Mavi Işık ve Aydınlatma: Depresyon Riski Artıyor!

Trakya Üniversitesi’nde görevli Prof. Dr. Levent Öztürk, gece aydınlatmaları ve cep telefonlarından yayılan mavi ışıkların, gençler ve hamile kadınlar için depresyon riskini artırabileceğini ifade etti. Öztürk, özellikle ergenlik dönemindeki bireylerin gece saat 8’den sonra maruz kaldıkları mavi ışığın 4 saatten fazla sürmesinin depresyon riski ile ilişkili olduğuna dair araştırmalar bulunduğunu belirtti. Ayrıca, hamile kadınların dış ortamda yüksek seviyede ışığa maruz kalmasının doğum öncesi depresyon ile bağlantılı olduğunu dile getirdi. Aydınlatmalara dair hem dış mekandaki hem de iç mekandaki mavi ışık maruziyetinin sağlık sorunlarıyla ilişkili hale geldiği vurgulandı.

TÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Fizyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Öztürk, suni aydınlatmalar ve cep telefonları gibi elektronik cihazların yaydığı mavi ışığın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Son yıllarda aşırı aydınlatmanın ışık kirliliği haline geldiğini ifade eden Öztürk, gece aydınlatma seviyesinin son 8 yılda iki katına çıktığını aktardı. Bu aşırı aydınlatmanın beraberinde çeşitli sorunlar getirdiğini belirten Öztürk, aydınlatmanın sadece estetik bir unsur olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Aydınlatmanın gerektirdiği enerji, yüksek karbondioksit emisyonuna yol açmakta ve doğal yaşam üzerinde de olumsuz etkiler yaratmaktadır. Örneğin, gece avlanan hayvanlar, ışık kirliliği nedeniyle avlanma şansını kaybetmekte ve bu durum türlerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır.

‘Işık kirliliğini endokrin kirletici olarak görüyoruz’

Prof. Dr. Öztürk, aşırı aydınlatmanın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini de gündeme getirerek, “Işık kirliliğini artık bir endokrin kirletici olarak değerlendirmeye başladık. Uyku kalitesinin bozulması ve sirkadiyen ritimlerin etkilenmesi, vücudun iç sağlık sistemini ve hormonlarını da olumsuz yönde etkileyen bir faktör haline geldi” dedi. Gece doğal olarak mevcut olan ay ışığı ve yıldızların aydınlatmasının kaybolduğunu belirten Öztürk, son 10 yılda yıldızlı gecelerin giderek daha az görünür hale geldiğini ifade etti.

‘Depresyon riskiyle ilişkili’

Prof. Dr. Öztürk, cep telefonlarının yaydığı mavi ışığın zararlarına da değinerek, “Gece dışarıda olduğumuzda, dış ortamın aydınlatmasına maruz kalıyoruz. Ancak bu durum evlerde de devam ediyor. LED aydınlatmaların yaygınlaşması ile birlikte mavi ışık maruziyeti arttı. Yapılan araştırmalar, ergen bireylerde gece saat 8’den sonra 4 saat ve üzerinde mavi ışığa maruz kalmanın depresyon riski ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Gençlerde depresyon yaygınlığı hızla artmakta, bu sorunun nedenlerinden biri de ışık kirliliği ve mavi ışık maruziyeti olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, hamile kadınlar üzerinde yapılan bir başka çalışmada, dış mekanda yüksek ışığa maruz kalmanın doğum öncesi depresyon ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.

“Bilim insanlarının da işleri zorlaştı”

Suni şehir aydınlatmalarının gökyüzüyle ilgili araştırmalar yapan bilim insanlarının işlerini de zorlaştırdığını belirten Prof. Dr. Öztürk, “Atmosferdeki parlaklık, gökyüzü ile ilgili çalışmalarda zorluklar yaratıyor. Zayıf ışık yayan yıldızlar görünmez hale geliyor ve bu kirlilik gözlemevlerini şehir merkezlerinden uzaklaştırsa da artık kaçacak yer kalmadı. Şehirlerin genişlemesiyle birlikte, gökyüzüne bakarak veri toplayan bilim insanları da zor bir durumda kalıyor” ifadelerini kullandı. (iahaber)

 

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın