Meandros: Doğanın Gücü ve Tarihin İzleri

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Meandros: Doğanın Gücü ve Tarihin İzleri

Meandros
katmış ovasını önüne
denize
taht kurmaya devam ediyor

Şiire ara vermişim gibi hissediyorum…

Yukarıdaki dizeleri, henüz dudaklarımdan düşmeden kağıda geçirmiştim bile.

Sevdiğim bir dostla karşılaşmanın getirdiği gülümseme, özlemimi bir kez daha hatırlattı…

Didim Taşburun’un güneyinde, Büyük Menderes Deltası’nın büyüleyici manzarası karşısında daha fazla ilerleyemedim ve durdum.

Aracımdan indim, kıyıya daha yakın bir noktada kapaktaki fotoğrafı çektim. İçimde, doyamadığın bir sevgiliye duyulan özleme benzer bir his vardı…

Her nefes alışımda titremem artıyordu. Montumun cebine ellerimi sokarak kendimi sardım ve oturacak bir yer aramaya devam ettim.

Bu muazzam doğanın beni çağıran davetine karşı koymak mümkün değildi; derin bir seyirle bu anı hayatımın unutulmazları arasına kattım.

Halikarnaslı Herodotos’un bu bölgeyi övdüğü sözleri şimdi daha anlamlı geliyor:

“Gökyüzünün altındaki en güzel yeryüzü”

Deltanın kuzey ucunda, Karina’ya (Dil Gölü) doğru yaptığımız bir gezide, deltayı boylu boyunca geçerken hayranlığımın farklı bir yüzünü daha keşfettim.

Akdeniz martılarının tepelerinde uçuştuğu, su kuşlarının varlığına aldırış etmeyen Büyük Menderes nehrinin öncü birimleri; deniz börülceleriyle tanışmam o gün gerçekleşti.

Kazanılan her karışı kırmızıya boyayan bu muazzam renkle ilk karşılaşmamızda büyüleyici etkisi gözlerimden kaçmadı…

Anadolu’nun kalbinden koparak 600 km’ye yakın bir mesafeyi kat edip kıvrıla kıvrıla gelişini izlerken, Meandros’un (Maiandros) denize döküldüğü kıyılara adım attığınızda bir tanrı ile karşılaşmış gibi hissediyorsunuz.

Uygarlığın Anadolu’dan nasıl filizlendiğine dair kanıtları günümüze taşıyan antik Miletos kentinin, Meandros nehrinin etkisiyle denizden epey geriye itildiğini görmek sizi yanıltmasın;

Meandros, Büyük Menderes Deltası

Gücü ve kudretiyle ‘ağır emekçi’ olarak adlandırılan Meandros, yarattığı ovalara sürekli can suyu getirerek tanrı katına yükselmiş.

Nehir tanrısı olarak bilinse de taşkınlıklarıyla Miletosluların başına bela olmuş ve gün geldiğinde onları dava eden ilk tanrı olarak kayıtlara geçmiştir.

Didyma Apollon Tapınağı’nın kahinleri, Apollon’un neden olduğu zararlar nedeniyle nehir tanrısını tazminat ödemeye mahkum ettiklerini açıklar ve bu tazminat tapınak bütçesinden karşılanacaktır.

Bu efsane, duyduğum tüm hikayelerin önüne geçiyor.

Durduğum tepe karanlığa bürünürken, soğuk havanın içinde bir kez daha bakıyorum:

Hayattan aldığı her şeyle yeniden yaşama kazandıran Meandros; üstünde nefes alan tüm canlılarla birlikte, gerektiğinde bedel ödeyerek geleceğe taşımaya devam ediyor.

Gördüğüm bu muazzam yaratılış öyküsü, gerçekten etkileyici…

Eyvallah.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın