Meclis’te Tarihi An: PKK’ya Silah Bırakma İmzası

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Meclis’te Tarihi An: PKK’ya Silah Bırakma İmzası

Dün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde önemli bir gelişme yaşandı ve PKK’nın silah bırakma kararının hayata geçirilmesi için 360 milletvekilinin imzası toplandı.

Bu süreçten ilk günden beri umutluyum:

Eğer her şey planlandığı gibi ilerlerse, bu proje Türkiye’yi bölgenin ‘süper ligine’ taşıyabilir.

Önceki yazımda kullandığım bir metaforu hatırlatmak istiyorum:

Gündüz yapılan futbol maçlarında hava güzel ve saha uygun olduğunda, spikerler “Hava ve saha şartları futbol oynamaya son derece elverişli” derlerdi.

Bu süreç için de hava ve saha şartları oldukça uygun durumda.

Ancak bu durumun sürekli olacağına dair bir garanti bulunmuyor.

Örneğin, Kasım ayında ABD’de gerçekleşecek ara seçimlerin sonuçları, bu sürecin seyrini olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilir.

Bu nedenle, hızlı, kararlı ve dikkatli bir ilerleyiş sergilemek gerekiyor.

AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP ve HÜDA PAR ortak bir noktada birleşti.

Şimdi yazının başlığıyla ilgili noktaya gelelim:

PKK’nın silah bırakmasına yönelik yasal düzenlemeye destek veren milletvekili sayısı 360’a ulaştı.

Parti bazında baktığımızda, AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP ve HÜDA PAR’ın bu düzenlemeye imza attığını görüyoruz.

İki gün önce, CHP’nin yeni yönetiminde yer alan birine “Bu yasal düzenlemeye destek verecek misiniz?” diye sorduğumda, “Elbette” yanıtını aldım.

CHP’den ayrılan Yeni Parti’nin belirsiz tutumuna karşı, CHP’nin net bir duruş sergilemesi dikkat çekici bir durum.

(Dün, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yaptığı basın açıklamasında, bazı bağımsız milletvekilleri ve Yeni Yol Grubu’ndan milletvekillerine teşekkür etmesi, yasal düzenlemeye bu partiler dışında da bireysel desteklerin geldiğini gösteriyor.)

İYİ PARTİ, YENİ PARTİ ve YENİDEN REFAHÇILAR ise diğer tarafta duruyor.

Bu yazıyı bilgisayar ekranına yazdığım dün akşam saatlerinde, Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti cephesinde yasal düzenlemeye dair bir gönülsüzlük havası seziliyordu.

Özel’in bu konudaki iki açıklaması dikkat çekici:

Birincisi, yasal düzenlemeye Selahattin Demirtaş’ın da dahil edilmesi talebini içeriyor.

İkincisi ise, AK Parti’nin ömrünü uzatacak bir pazarlık içerisinde olmayacakları vurgusu.

Özel’in birinci açıklaması, Demirtaş’ın cezaevinden çıkışı ile birlikte DEM Parti ile Yeni Parti arasında yeni bir ittifak umudunu yansıtıyor.

İkincisi ise, bu sürecin Erdoğan’a yarayabileceği endişesinin ifadesi.

Özgür Özel, CHP döneminde de sürece destek verir gibi görünse de, aslında çıkmaza girmesi için bir beklenti içerisindeydi.

İmralı heyetine üye vermemeleri ve komisyon raporunu alakasız başlıklar üzerinden hazırlamaları, bu yaklaşımın bir sonucu olarak değerlendirilebilir.

Burada, Özel ve partisi açısından bir ikilem olduğu, DEM Parti ile mesafeyi açmama ve sürecin Cumhur İttifakı’na yarayabileceği korkusu arasında gidip geldikleri gözlemleniyor.

Öte yandan, İYİ Parti bu konuda en tutarlı duruşu sergileyen parti konumunda.

Başından beri bu sürece karşı net bir tutum sergiliyor.

Sürecin bir iktidar projesi olduğu ve iktidara yarama ihtimali bulunduğu için karşı çıkıyor, ancak “Biz karşı değiliz” demek yerine “Referanduma götürelim” diyorlar.

Bu, Yeniden Refah Partisi’nin tutumu.

Bu parti, 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın yanında yer almış olsa da, zamanla ittifaktan uzaklaşarak Saadet Partisi gibi bir tutum sergilemeye başladı.

Hatta Erdoğan’a karşı Mansur Yavaş’a destek vereceklerini bile açıkladılar.

Tüm bunlara baktığımızda, Meclis’teki partiler arasındaki bu konumlanma, ilk kez böyle bir durumun ortaya çıkmasıyla ilginç bir tablo sunuyor.

Bir tarafta AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, HÜDA PAR; diğer tarafta ise Yeni Parti, İYİ Parti ve Yeniden Refah Partisi yer alıyor.

(Deva ve Saadet Partisi’nin konumu ise, bu yazıyı yazdığım an itibarıyla belirsiz görünüyor.)

Bu durum, CHP’nin ikiye bölünmesinin ardından Meclis’te gerçekleştirilen önemli bir düzenleme ile ilgili ilk kez ortaya çıkan bir ‘saflaşma’ halini yansıtmakta.

Gelecek dönemde başka yasal düzenlemeler gündeme geldiğinde, partilerin hangi yolda ilerleyeceği merak konusu olacak.

Bu uyum, AK Parti ile MHP arasında geçmişte olduğu gibi, gelecekte başka kritik seçimlerde geniş kapsamlı bir ittifakın kapısını aralayabilir mi?

“Bu, bir seçim ittifakının bir ön provası olabilir mi?” sorusu akla geliyor.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın