
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, CHP’li belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar ve partinin İstanbul İl Başkanlığı’na kayyım atanmasına dair muhalefet tarafından dile getirilen eleştirileri değerlendirdi. Uçum, “Bir kısım muhalefetin ve bazı kesimlerin pozitif hukuk düzenini ve yargısal süreçleri hedef alan, adeta hukuksuzluğu meşrulaştırmaya çalışan saldırgan bir yaklaşım içinde oldukları görülüyor. Ceza soruşturmalarını yürüten savcıların ve yargılamaları gerçekleştiren hakimlerin hedef gösterilmesi ise yargı aktörlerine karşı bir savaş açma görüntüsü veriyor” şeklinde konuştu. Uçum ayrıca, “Bir kısım muhalefetin, hukuk düzenine ve yargıya yönelik saldırganlıklarını bir an önce sona erdirmeleri, eleştiri haklarının sınırları içinde kalmaları kendi çıkarları açısından önemlidir” ifadelerini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başta olmak üzere CHP’li belediyelere yönelik soruşturma ve operasyonlar sürerken, 2 Eylül tarihinde mahkeme kararıyla CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve il yönetimi görevden alındı. Çelik’in yerine atanan Gürsel Tekin, partiden ihraç edilmesi için disipline sevk edildi. CHP yönetimi, Ankara’da 15 Eylül’de görülecek olan büyük kurultay davasında İstanbul’dakine benzer bir karar çıkması ihtimaline karşı, 21 Eylül’de olağanüstü kurultay kararı aldı. Bu gelişmeler, siyaset kulislerinde büyük bir hareketliliğe yol açtı. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, muhalefetin mahkeme kararlarıyla ilgili açıklamalarına da tepki gösterdi.
Uçum, X hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:
“PAZAR YAZISI
TÜRKİYE’NİN HUKUK GÜNDEMİ
Genel Gündemde Hukuk!
Türkiye’nin genel gündeminde hukuk, her zaman öncelikli bir konu olmuştur. Bunun bir nedeni, sivil ve yeni anayasa ihtiyacıdır. Diğer bir neden ise hukuk uygulamalarına dair güncel tartışmaların genel gündeme olan etkisidir. Bu etki, sürekli bir hukuk reformu yaklaşımını gündeme getiriyor. Bu nedenle hukukun merkezi bir konu olarak sürekli ön planda olması kaçınılmazdır.
Önemli olan, hem yeni anayasa hem de genel mevzuatla ilgili reform yaklaşımını somut adımlarla ilerletmektir. Herkesin hukuk gündeminin pozitif yönde ilerlemesine katkıda bulunması mümkün olup, her katkı değerlidir.
Hukuk Düzenini Tanımama Siyaseti!
Ancak güncel siyasette, bazı muhalefet kesimlerinin pozitif hukuk düzenini ve yargısal süreçleri hedef alarak hukuksuzluğu meşrulaştırmaya çalışan bir tavır sergiledikleri dikkat çekiyor.
Ceza soruşturmalarını yürüten savcıların ve yargılamaları yapan hakimlerin hedef gösterilmesi, yargı aktörlerine karşı bir savaş açılma görüntüsü sergiliyor.
Elbette bu tür saldırganlıklar, hukuk düzeninin işleyişini ve yargısal süreçlerin ilerlemesini engelleyemez. Ayrıca, hukuk düzenine ve yargıya saldıranların bu eylemlerden siyasi ve sosyal menfaat elde etmeleri, geçmiş deneyimler ışığında mümkün görünmüyor.
Unutulmamalıdır ki, bir hukuk düzenini tanımayan kişiler, o hukuk düzeninden doğan haklarından feragat etmiş sayılabilir. Bu durum, gayri meşru bir duruma düşmelerine yol açar. Aynı zamanda, o hukuk düzenine ilişkin değişim ve gelişim taleplerini dile getirme imkanını da kaybetmiş olurlar.
Yani, bir kısım muhalefetin hukuk düzeni ve yargı konusundaki izlediği yaklaşım ve kullandıkları dil oldukça sorunlu bir görünüm sergiliyor. Bu tutum, farkında olmadan emperyalist güçlerin Türkiye’ye yönelik sürekli olarak uyguladığı kaos stratejisinin bir aracı haline dönüşebilir. Bu nedenle, bir an önce hukuk düzeni ve yargıya yönelik saldırganlıklarını sonlandırmaları, eleştiri haklarının sınırları içinde kalmaları kendi yararlarına olacaktır. En önemlisi, olması gereken hukuk konusunda katkı sağlama imkanını değerlendirmeleri gerekmektedir.
Olması Gerek Hukukun Önemi!
Pozitif hukuk düzeninde normatif kesinlik görelidir. Yani bir norma uygulandığı sürece kesinlik vardır. Ancak normlar her zaman değişebilir. Bu nedenle mevcut hukuk, bir norm sistemi olmasına rağmen mutlak bir normatif kesinliğe sahip değildir ve bu nedenle pozitif hukuk olarak adlandırılmaktadır. Mevcut hukuk tanımı, aynı zamanda olması gereken hukuka da bir referans niteliğindedir.
Hukuk öğretisinde, yürürlükteki hukuk kurallarının yanı sıra, bazen olması gereken hukuka göre de konular ele alınır. Bunun temel nedeni, sosyal, siyasal ve ekonomik ihtiyaçların ortaya çıkardığı yeni norm taleplerini olması gereken hukuk açısından değerlendirmektir. Olması gereken hukukun sürekli varlığı, yürürlükteki kuralların değişim ihtimalini her daim gündemde tutar. Bu yaklaşım, toplumsal gerçeklik ile de örtüşmektedir.
Her ne kadar hukuk düzeninin statik karakteri belirgin olsa da toplumsal gerçeklik, her zaman yeni hukuk normlarına ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla, hukuk düzeninin değişim dinamiği nesnel bir durumdur. İnsanlığın hukuk birikimi olan ve günümüzde tartışılması asla kabul edilemeyecek ilkesel normlar açısından bile gelecekte nasıl etkiler yaratacağı bilinmemektedir; bu nedenle normatif kesinlikten söz edilemez. Geleceğe yönelik öngörüler de normatif kesinlik için yetersiz kalmaktadır.
Hiçbir hukuk düzeninin geleceği kapsayacak şekilde mutlak normatif kesinliği olamaz. Bu nedenle ilke normları da dahil, yürürlükteki tüm hukuk düzenleri normatif kesinliği göreli pozitif hukuktur. Sadece milli devletler açısından devamlılık ilkesine ilişkin normlar, daimi istisna alanında kalmaktadır.
Bu gerçeğin bilincinde olarak demokratik siyaset yapmak, herkes için faydalıdır. Elbette terörsüz bir Türkiye’ye geçişin hukuku ve sonrasında gündeme gelecek reform hukuku, olması gereken hukuk perspektifiyle ele alınacaktır. Olması gereken hukuka aykırı taleplerin kabul görmeyeceği ise açıktır.”
Tek tıkla Zeugma Müzesi’ni kazı başkanının anlatımıyla gezin |
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!
Yeni Bir Yorum Bırakın
İlginizi Çekebilecek Diğer Bloglar
Gündem HaberleriOrdu Büyükşehir’den Kışlık Sebze Üreticilerine 200 Bin Fide Desteği
Gündem HaberleriPapara Park’ta Trafik Düzenlemesi Tahliye Süresini 65 Dakikaya İndirdi
Gündem HaberleriDenizli’de 2 Bin 65 Üreticiye 170,4 Ton Yem Bitkisi Tohumu Desteği
Gündem Haberleri