Mekke Anlaşması: TBMM’de Tansiyon Yükseldi!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Mekke Anlaşması: TBMM’de Tansiyon Yükseldi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a yaptığı günübirlik çalışma ziyareti çerçevesinde, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında tarihi bir “Mekke Ortak Savunma Anlaşması” imzalandı. Bu anlaşma, bölgesel güvenlik mimarisini yeniden şekillendirmeyi amaçlıyor.

Bölgesel sahiplenme ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen uzun vadeli diplomatik çalışmaların bir ürünü olan bu anlaşma, üç ülkenin savunma kapasitelerini bir araya getirmeyi ve küresel barışa katkıda bulunmayı hedefliyor.

TBMM’DE GÜNDEME GELDİ

TBMM Genel Kurulu’nda, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke’de imzalanan anlaşma gündeme alındı. Bu anlaşma, üç ülkeden birine yönelik bir silahlı saldırının, tüm ülkelere karşı yapılmış sayılmasını öngörüyor.

Bir grup milletvekili, anlaşmaya ilişkin endişelerini dile getirirken, tartışmalar kısa süreli bir gerilime yol açtı.

YENİ PARTİLİ İSİM “KURUMSAL AKLIN ÇÖKMESİ” İFADESİNİ KULLANDI

Cumhurbaşkanı’nın katılımıyla imzalanan anlaşmanın “stratejik deha” olarak tanıtılmaya çalışıldığını ifade eden Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, bu durumun kurumsal aklın çöküşü anlamına geldiğini savundu.

Emir, Suudi Arabistan’ın İsrail-İran çatışmasında İsrail’e kalkan olduğunu belirtti.

Anlaşmanın Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade eden Emir, şunları kaydetti:

“Sıcak para uğruna Türkiye’yi Körfez’in askeri taşeronu haline getirmeye ve Mehmetçik’i başkalarının savaşında kalkan yapmaya izin vermeyeceğiz.

‘Mekke Anlaşması’ adı altında Anayasa’yı ihlal ederek Gazi Meclis’ten kaçırdığınız bu metin, milli güvenliğimize kurulmuş bir tuzaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin savaş ve barış kararları, Saray’ın kapalı kapıları ardında değil, TBMM’de alınır. Cesaretiniz varsa o metni derhal Meclis’e sunun!”

“BİR FAYDA SAĞLAMAYACAK”

Anlaşmanın Türkiye’ye fayda sağlamayacağını öne süren Emir, “Bütün bunlar göz önünde iken, Türkiye’yi bölgesel çatışmaların tarafı haline getirecek bu anlaşmayı kabul etmemiz mümkün değil. Suudi Arabistan’dan sıcak para bulmaktan başka bir işe yaramayacak ve ülkemizi bu ülkelerin paralı muhafızına dönüştürecektir.” şeklinde konuştu.

“BÖLGESEL RİSKLERİ ÜSTLENMEMİZE GEREK YOK”

Anlaşmada açıkça belirtilmesine rağmen Türkiye’nin İran’a karşı bir çevreleme operasyonunun ana aktörü konumuna geldiğini vurgulayan Emir, “Bölgesel riskleri üstlenmemizin gereği yoktur. Bu maceracı ve tek kişinin bireysel diplomasisiyle yürütülen politikalara ülkemizi sokmaya kimsenin hakkı yoktur. Yüce Meclis’imiz de bu anlaşmayı bekliyor ve Türkiye Cumhuriyeti’nin neden bu tür riskleri üstlendiğinin açık bir şekilde anlatılmasını talep edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın