Meme Kanseri Tedavisinde Çığır Açan Yöntem

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Meme Kanseri Tedavisinde Çığır Açan Yöntem

29 Nisan 2026 19:43

Güncelleme: 29 Nisan 2026 19:51

Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Rektör Yardımcısı ve Gülhane Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Ali Gülçelik, meme kanseri tedavisinde gerçekleştirilen yenilikçi bir yöntemin dünya literatürüne girdiğini açıkladı. Gülçelik, “Her iki memeyi ameliyat ettikten sonra, aynı seansta protez de yerleştiriyoruz. Bu süreç, dünya tıbbına önemli bir katkı sağladı. Ekibimizde bir kadın doğum uzmanı da yer alıyor. Aynı seansta memeyi ameliyat ettikten sonra, laparoskopik yöntemle yumurtalıkları da alıyoruz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Gülçelik, meme kanserinin hem Türkiye’de hem de dünya genelinde kadınlarda en yaygın görülen kanser türü olduğunu belirtti. Hastaların tedavi sürecinin yalnızca tümörün çıkarılmasıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda hastanın biyolojik özellikleri ve genetik risk faktörlerine göre detaylı bir planlama yapıldığını ifade etti.

Ayrıca, Gülçelik, “Her iki memeyi ameliyat ettikten sonra aynı seansta protez yerleştirilmesi, hem zaman hem de hasta konforu açısından büyük avantaj sağlıyor. Ekibimiz içinde yer alan kadın doğum uzmanımız, hastanın yaşına ve durumuna göre, gerekirse rahimle birlikte yumurtalık ve tüplerin de alınmasını sağlıyor. Tüm bu işlemler ortalama 120-140 dakika içinde tamamlanabiliyor” dedi.

Tedavi planlamalarının her hastaya özel olarak düzenlendiğine değinen Gülçelik, cerrah, medikal onkolog ve genetik uzmanlarından oluşan bir konseyin kararları doğrultusunda hareket edildiğini vurguladı.

Prof. Dr. Gülçelik, meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 5-10’unun genetik faktörlere bağlı olduğunu hatırlatarak, özellikle aile öyküsü bulunan ve 50 yaşın altındaki hastalarda genetik test yapılmasının önemine dikkat çekti.

“Kadınlar korkmasın, muayenelerini mutlaka yapsınlar”

Bu yeni tedavi yöntemini uygulayan 41 yaşındaki Nazlı Esemenli, kendi kendine yaptığı muayene sonucu fark ettiği kitle ile sağlık kuruluşuna başvurarak erken tanı aldı.

Esemenli, genetik riskinin yüksek çıkması üzerine, koruyucu cerrahi kapsamında aynı seansta birden fazla operasyon geçirdi.

Zorlu tedavi sürecini geride bırakan Esemenli, yaşadığı deneyimi şöyle aktardı:

“Genetik yatkınlığım çok yüksek çıktığı için bu sefer koruma amaçlı olarak iki göğsüm, rahim ve yumurtalıklarımı aldırmak üzere tekrar ameliyata alındım. Sonrasında radyoterapi aldım. Tüm tedavilerim tamamlandı ve şu an hormon tedavisi alıyorum. Düzenli olarak kontrollerime gidiyorum. Kadınların korkmaması gerektiğini düşünüyorum, mutlaka kendi muayenelerini yapsınlar. Yılda bir kez kadın doğum uzmanına muayene olsunlar. Erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor. Bazı vakalar çok hızlı ilerliyor. Benim durumum erken teşhis edildiği için şu an sağlıklıyım.”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın