Memur-Sen 30 Yılda Demokrasiye Sahip Çıktı

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Memur-Sen 30 Yılda Demokrasiye Sahip Çıktı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi:

Memur-Sen, 30. kuruluş yılını kutluyor. Soğuk savaş dönemine ait ideolojik kalıplardan sıyrılarak, çatışmacı sendikacılığı bir kenara itip, ilkeli ve çözüm odaklı bir yaklaşımı benimseyen Memur-Sen, kamu görevlisinin ve milletin haklarını savunmayı üstlenen bir yapıdır. Kritim süreçlerde milletin yanında durarak, demokrasiye sahip çıkan bu sendika başarılarını her geçen gün yeni başarılara dönüştürüyor.

Memur-Sen, kibirli vesayet odaklarının bin yıl sürecek dediği 28 Şubat darbesi, 27 Nisan bildirisi, katsayı adaletsizliği, başörtüsü yasakları gibi birçok saldırıya karşı, milletin ve demokrasinin yanındaki duruşunu asla tereddüt etmeden sürdürmüştür.

“KUDÜS’Ü UNUTMAK YURDUMUZU UNUTMAKTIR”

Kudüs’ü unutmamak, vatanımızı unutmamak demektir. İnancımızı ve kişiliğimizi unutmamak, köleliğe razı olmamak anlamına gelir. Akif İnan’ın mirasına sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum. Mitinglerde, imza kampanyalarında ve yardım faaliyetlerinde mazlumların sesi oldunuz. Rabbim sizlerden razı olsun.

Memur-Sen, asli vazifelerini yerine getirerek, 1 milyon 79 bin üyeden oluşan geniş kadrosuyla uluslararası sendikacılıkta önemli bir ivme yakalamıştır.

Genç Memur-Sen, geleceğin mimarı gençlerin kültürel gelişimi için birçok projeyi hayata geçiriyor. Memur-Sen’le her zaman iftihar ediyoruz.

Türkiye’nin büyümesi ve gelişmesi için görevde olduğumuz ilk günden beri büyük bir aşkla çalışıyoruz. 23 yıllık iktidarımızda, milletimizin sevgisi ve Allah’ın yardımıyla sayısız engeli aştık. Anayasa, kanun ve mevzuat düzeyinde yaptığımız düzenlemelerle toplumu daha ileriye taşıdık.

“DEVLETİMİZİ GÜÇLENDİRDİK”

Devletimizin kerim vasfını güçlendirerek, bunu vatandaşlarımıza da hissettirdik. Kamu yönetiminde köklü bir paradigma değişikliği gerçekleştirdik. Tek parti ve vesayet dönemlerinde devletle millet arasında örülen dikenli telleri tek tek kaldırdık.

Bu süreç içerisinde Memur-Sen ile diyalog kurarak, kamu görevlilerinin önemli taleplerini hayata geçirdik. Bugün daha fazla öneme sahip olan düzenlemelerle memurların mali ve sosyal haklarını güçlendirdik. Ayrıca, demokratik haklarla ilgili önemli adımlar attık; kamu çalışanlarına ilave derece verdik ve disiplin cezalarının affına yönelik düzenlemeler yaptık.

Bir dönem ülkemizin temel sorunlarından biri olan ayrımcılık, kamu görevlilerini inançlarını yaşamaktan alıkoyuyor, baskı yapıyordu. Selam verenlere, namaz kılanlar ve oruç tutanlar bir süre boyunca dışlandı, psikolojik baskılara maruz bırakıldı.

Millete hakaret edenler oldu. Bizler, bu baskıyla birlikte mücadele verdik. Baskının her türlüsünü beraber hissettik.

“KAMU KURUMLARINDA ÖZGÜRCE ÇALIŞIYORLAR”

Milletin iradesi ve demokrasiye vurulan zincirleri birlikte parçaladık. Hamdolsun, azınlığın sessiz çoğunluğa hayat tarzı uyguladığı karanlık günler geride kaldı. Hacca gitmek isteyen kamu çalışanlarına ücretsiz izin verdik; Cuma namazı için izin düzenlemesi uyguladık, başörtüsü yasaklarına son verdik. Artık kadınlar, tüm kamu kurumlarında özgürce çalışmaktadır.

Kazanımlarımızın yeni anayasayla daha sağlam bir güvenceye kavuşturulması hedefindeyiz. Zaman zaman karşılaştığımız hadsizliklerin önünü ancak böyle kesebiliriz. Gelecek nesillerin bizim yaşadıklarımızı yaşamaması için mücadelenizi sürdüreceğiz. Hepimizin amacı, bu noktada bir araya gelmektir.

“EK GÖSTERGE DÜZENLEMESİNİ HAYATA GEÇİRDİK”

Yasaklarla mücadele ederken, özlük hakları için de önemli adımlar attık. Tüm çalışanların maaşlarında asgari ücret tutarında gelir vergisi muafiyeti sağladık. 5.3 milyon kişiyi kapsayan ek gösterge düzenlemesini uygulamaya koyduk.

Ocak 2025 itibarıyla, en düşük memur maaşını 43 bin 726 liraya yükselttik. Bu artışla birlikte, 2002 yılından bu yana en düşük memur maaşında yaşanan reel artış yüzde 266’ya ulaşmış oldu. Şimdi, yeni toplu sözleşme dönemine hazırlanıyoruz; 2026-2027 yıllarını kapsayan görüşmelere inşallah Ağustos ayında başlayacağız. Bu görüşmelerde sendikaların taleplerine dikkatle kulak vereceğiz. Ülkemizin ekonomisi büyüdükçe oluşan katma değerin adil bir şekilde topluma dağıtımını sağladık. Kamu görevlilerinin haklarını korumak ve şartlarını iyileştirmek, enflasyona yenik düşmemelerini sağlamak asli görevimizdir.

“İRAN İÇİN YOĞUN ÇABA HARCIYORUZ”

Bir yandan 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmak için mücadele ederken, diğer yandan bölgedeki çatışmaları yönetmeye çalışıyoruz. Rusya-Ukrayna savaşının Türkiye’ye yansımasına izin vermedik. 7 Ekim’den beri süren Gazze’deki soykırımla ilgili olarak, İsrail’e karşı en net duruşu sergileyen ülkelerden biri olduk. İktidar olarak toptan 9 milyar dolarlık ticari ilişkileri durdurarak, bu politikaya destek vermekten kaçındık. Ana muhalefet partisi, Filistin direnişine terör damgasını vurarak, biz Gazze halkının yanında dimdik durduk. Ayrıca, İran’a yönelik saldırıların daha büyük felaketlere yol açmaması için büyük bir çaba harcıyoruz. Herkese eşit mesafede durarak, saldırılara açık bir yanıt vermekten yanayız. İslam İşbirliği Teşkilatı’na ev sahipliği yaparak, telafisi mümkün olmayan acıların yaşanmaması için seferber olduk. Özellikle ülkemizi zor günlerden sakin sulara ulaştırmaya gayret ediyoruz. Kısa vadeli politikalarla değil, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket ediyoruz.

Son iki yıldır kararlılıkla uyguladığımız ekonomik programın olumlu sonuçlarını almaya başladık. Alım gücündeki artış daha belirgin hale gelecektir. Seçim dönemlerinde popülist söylemlerle hareket edenlere itibar etmeyeceğiz.

“ANA MUHALEFET BAŞKANI BOYKOT LİSTELERİYLE DARBE VURMAYA ÇALIŞIYOR”

İsrail ve müttefiklerinin İran’a saldırısı devam ederken, ana muhalefet başkanının boykot listeleriyle milli markalarımıza darbe vurma çabası var. Esnafı ve tüccarı haraca bağlıyor, milletin ekmeğiyle oynuyor. Böyle bir ortamda milli markaları hedef göstermek, ekonomik savaşa davet çıkarmaktır. Ülkesine sahip çıkmayan hiç kimsenin bu tür haksızlıklara göz yummaması gerekir. Kamu görevlisi ve işçilerinin hakları için kaygı taşımadığını gördüğümüz bu söylemler, gerçek yüzlerini gün yüzüne çıkarmıştır. “Kimseyi işten çıkarmayacağız.” dedikleri anda, fırsat bulduklarında emekçileri dışarıda bırakacaklarını açıkladılar.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın