
Haber: Olcay AYDİLEK
(ANKARA) – Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faiz kararını bugün açıklayacak. Finans uzmanı Prof. Dr. Ramazan Aktaş, faizin yüzde 37 seviyesinde sabit kalmasını öngördüğünü ifade ederek, “Faizlerin artırılması, uygulanmakta olan politikaların etkili olmadığını gösterir. Bu algıyı yaratmamak adına faizlerin mevcut seviyede tutulması bekleniyor” dedi.
TCMB, faiz kararını bugün saat 14.00’te duyuracak. Prof. Dr. Ramazan Aktaş, ANKA Haber Ajansı’na yaptığı açıklamada, faizin yüzde 37 seviyesinde sabit kalmasını öngördüğünü belirtti. Merkez Bankası’nın önünde faizle ilgili üç alternatifin bulunduğuna dikkat çeken Aktaş, “Birinci seçenek, bazı çevrelerin son günlerde dile getirdiği gibi, ‘piyasada hareket yok’ diyenler için faizlerin düşürülmesi. İkincisi, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın faize karşı duruşu. Faiz artışı, mevcut politikaların işe yaramadığını gösterecektir. Bu algıyı oluşturmamak için faizlerin mevcut seviyede kalması muhtemel” şeklinde konuştu.
Aktaş, üçüncü alternatifin ise daha mantıklı olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
“Daha mantıklı olan seçenek, faizin artırılmasıdır. Neden? ABD-İran savaşının başladığı günden itibaren Merkez Bankası, döviz kurundaki artışı engellemek için rezervlerini kullanarak satış gerçekleştirdi. Faiz artırılmadı fakat politika faizi ile piyasa faizi arasındaki fark açıldı. Bu durum, Merkez Bankası’nın piyasa faizi üzerindeki kontrolünü azalttı. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın faizi artırması gerekiyor. Ancak Cumhurbaşkanı’nın faiz konusundaki tutumu nedeniyle Merkez Bankası’nın bu yönde bir karar alacağını düşünmüyorum.”
“Yüzde 37’de tutar”
Aktaş, Merkez Bankası’nın faizi yüzde 37 seviyesinde tutmasını beklediğini yineleyerek, “Böyle bir durumda politika faizi ile piyasa faizi arasındaki fark devam edecektir. Bir dönem faizler yüzde 43’ü gördü, şu anda ise yüzde 40 seviyelerinde” dedi. “Merkez Bankası faizi düşürürse kurlar yükselir mi?” sorusuna Aktaş, şu yanıtı verdi:
“Hayır. Kamu bankaları, Merkez Bankası aracılığıyla rezerv satışı yaparak piyasa faizinin daha fazla yükselmesine müsaade etmeden kurları bu seviyelerde tutabilir. Ancak bu durum nihayetinde Merkez Bankası için bir zarar haline gelecektir. 2025 yılında Merkez Bankası, 1 trilyon TL’yi aşan bir zarar kaydetti. Bu zarar, piyasaya yapılan müdahalelerden kaynaklanmaktadır.”
Aktaş, mevcut politikaların devam etmesi için Merkez Bankası üzerinde baskının süreceğine işaret ederek, şunları söyledi:
“Dolayısıyla Merkez Bankası zarar etmeye devam edecek. Bu durumda kaybeden yine vatandaş olacak. Zira Merkez Bankası’nın karı da zararı da Hazine’ye yansıyor. Hazine, Merkez Bankası’nın zarar ettiği miktar kadar iç borçlanma senetleri çıkarabilir. Böylece Merkez Bankası’nın bilançosunu düzeltiyormuş gibi gösterebilir. Ancak, Merkez Bankası aktifinde daha fazla iç varlık bulundurmak bilançosu açısından olumlu bir durum değildir. Nihayetinde bu politikanın bedelini enflasyon olarak vatandaş ödeyecektir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



