
486’ncı kez gerçekleştirilen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, bu yıl “Spil Dağı Kamp Etkinliği” ile doğaseverleri buluşturdu. Yüzlerce katılımcı, Spil Dağı’nın muhteşem doğası eşliğinde spor, söyleşi ve eğlence dolu bir gün geçirdi.
MANİSA (İGFA) – Asırlık bir geleneğe ev sahipliği yapan Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali, doğaseverleri Manisa’da bir araya getirdi. İlk kez düzenlenen Spil Dağı Kamp Etkinliği’ne katılan 350 lisanslı sporcu, doğayla iç içe unutulmaz anlar yaşadı.
Etkinliğe katılan Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Ulaş Utku Güldal’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide Orkun Olgar, Zorbey Aktuyun ve Cüneyt Mete Gazioğlu ile bir araya geldi. Söyleşide Manisa’nın doğa turizmi, spor turizmi ve tarihi zenginlikleri hakkında önemli konular ele alındı.
Söyleşide söz alan Orkun Olgar, bir bölgenin değerlerinin doğru şekilde aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Türkiye’nin doğal güzellikleri ve tarihi zenginlikleri açısından eşsiz bir konumda olduğunu belirten Olgar, “Türkiye’de kapıdan çıktığınız anda tarih sizi karşılıyor. Bu topraklar, Avusturya’dan daha fazla dağa sahip. Karadeniz, Ege ve Akdeniz’in yanı sıra Toroslar ve Kaçkarlar gibi olağanüstü bir coğrafyaya sahibiz. Binlerce yıllık medeniyetlerin izleriyle bu tablo daha da zenginleşiyor. Bizim üç ana misyonumuz var: İnsanlara Türkiye’yi tanıtmak, aktif yaşamı teşvik etmek ve güvenlik protokollerini doğru ekipman kullanımıyla öğretmek.” ifadelerini kullandı.
Manisa’nın Türkiye’nin en yoğun güzergahlarından birinde yer aldığını hatırlatan Cüneyt Mete Gazioğlu, şehrin turizm potansiyeline dikkat çekti. Gazioğlu, “Manisa, dinler tarihi ve kültürel zenginlikleriyle çok değerli bir bölge. Aigai Antik Kenti’ni gördüğümde, bu karayolunun isminin ‘O5’ değil, ‘Tarih Yolu’ olması gerektiğini düşündüm. Tarihi eser açısından dünyanın en zengin bölgelerinden birinde bulunuyoruz. Bu potansiyeli doğru değerlendirirsek önemli bir turizm merkezi haline gelebiliriz.” dedi.
Manisa’da uzun süre vakit geçirdiğini ifade eden Zorbey Aktuyun, bölgenin kaya tırmanışı için önemini vurguladı: “Sarıkaya, Yarıkkaya ve Spil’de çok zaman geçirdim. Hamalınkırı mevkiinde yeni kaya tırmanış rotaları açıyoruz. Spil’in etekleri, endemik bitkileri ve tırmanış parkurlarıyla harika bir yer. Sarıkaya, Manisa merkeze yalnızca 10 kilometre mesafede olmasına rağmen, yaz aylarında tırmanış için en uygun yerlerden biri. Bu nedenle dünyanın dört bir yanından sporcular artık Manisa’ya gelmeye başladı.”

“MESİR’İ SADECE SAÇIM TÖRENİ OLMAKTAN ÇIKARDIK”
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, kentin potansiyelini daha iyi değerlendirmek için vizyon değişikliğine gittiklerini ifade etti. Başkan Dutlulu, “Manisa; merkezi, Spil Dağı, tarihi ve doğasıyla büyük bir potansiyele sahip. Mesir Festivali’ni daha kapsamlı hale getirmemizin sebebi de bu. Bu etkinliği sadece mesir atılan bir tören olmaktan çıkararak, gastronomi, doğa sporları ve tarihi alanlarla zenginleştirdik. İncil’de adı geçen yedi kiliseden üçü Manisa’da bulunuyor. Sart, başlı başına bir dünya mirası. Amacımız, sanayi ile sınırlı kalmış Manisa algısını kırıp, şehrimizin tarihini ve doğasını tüm dünyaya tanıtmaktır.” şeklinde konuştu.
Gün boyunca süren etkinliklerde katılımcılar, zumba, halat çekme ve çuval yarışı gibi çeşitli oyunlarla eğlenceli anlar yaşadı. Doğayla iç içe geçen günün sonunda ise DJ performansı ve kamp ateşi eşliğinde festival coşkusu zirveye ulaştı.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



