MHP’de Kongre Süreci Başlıyor: Tarihler Belli!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
MHP’de Kongre Süreci Başlıyor: Tarihler Belli!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) için kongre sürecinin takvimi netleşti. Parti yönetimi, yeni döneme dair yol haritasını açıkladı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, yaptığı açıklamada parti kongre sürecinin tarihleri hakkında bilgi verdi. Buna göre, ilçe ve il kongreleri 7 Mayıs 2026 tarihinde başlayacak. Bu süreç tamamlandıktan sonra MHP’nin 15. Olağan Kurultayı’nın 7 Mart 2027 Pazar günü yapılacağı belirtildi.

Yalçın açıklamasında, MHP’nin kuruluşundan bu yana Türk siyasi hayatında önemli bir rol oynadığını vurgulayarak, partinin “milletin birlik ve bütünlüğü ile devletin bekası” doğrultusunda faaliyet gösterdiğini ifade etti.

Yalçın’ın ifadeleri şöyle oldu:

“MHP; Türk siyasi hayatına 1969 yılının Şubat ayında katıldığı günden bu yana üstlendiği tarihî misyonu, milletimizin köklü değerlerinden ve binlerce yıllık mirasından aldığı ilhamla 57 yıldır sürdürmektedir. O zamandan beri milletimizin birlik ve beraberliği, devletimizin bekası için verdiği mücadelesinde, MHP; bazen bir kutup yıldızı, bazen de istikamet pusulası olmuştur. MHP, 57 yılı aşan siyasi serüveninde ihanetlerle karşılaşmış, fitne ve tefrikalarla sınanmıştır.

Parti, bölünmelere, ayrışmalara maruz kalmış ve karalama kampanyaları ile itibar suikastlarına hedef olmuştur. Ancak Türk milliyetçiliği davasının ana gövdesi olarak, Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in ve esas merkezi olma özelliklerini kaybetmeden yoluna devam etmiştir.

MHP, Türk milletinin refah ve mutluluğu için varlığını sürdürmektedir. Dünyada lider ülke olma hedefine kararlılıkla ilerleyen Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne yönelen tehditleri bertaraf etmeyi kendine görev bilmiştir. Vesayet ve ipoteklerle demokrasimizin sekteye uğratılmasına karşı, millet iradesinin hâkim kılınması için mücadele vermiştir.

Millî egemenliğimizin koruyuculuğunu büyük bir onurla üstlenmiş, demokrasimizin işleyişini zorlaştıran yapısal sorunların çözümüne katkı sağlamayı hedeflemiştir. Cumhuriyetimizin önündeki engellerin kaldırılması ve devlet işleyişinin sağlanması için çaba göstermiştir. Millî devlet bilincinin güçlenmesi için sürekli çalışmıştır. Çözüm ve barış odaklı bir siyaset anlayışını benimsemiş, kurumsal ilişkilerde uyum ve konsensüs arayışını ilke edinmiştir.

MHP, Türk siyasi hayatındaki saygın konumunu daima korurken, zamanla gövdesinden ayrılan parçalar kurumlaşmıştır. MHP’nin ana gövdesi, asli ve doğal özelliklerini kaybetmeden yeni filizler vererek büyümeye devam etmektedir.

Sadakat duygusunu kaybetmiş bazı unsurlar ise başkalaşmıştır. MHP zor zamanlar geçirdiğinde, aidiyet hissi ve bağlılık bilinci yüksek Ülkücüler, davaya ve kurumsal kimliğe sahip çıkmıştır. Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in fedakâr mensupları, yola başlarken verdikleri yeminlerine sadık kalmışlardır.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” MESAJI

Ülkücüler, ahde vefa ve sadakati bir haysiyet meselesi olarak benimsemişlerdir. Aziz milletimiz de MHP’yi güvence olarak görüp, onu sevgiyle kucaklamıştır.

MHP ve teşkilatları altında ayrılmayı onur sayan ülkü sevdalıları, milletimizin gösterdiği minnetin karşılığını, yüksek değerlere bağlı kalarak vermeye çalışmıştır. Bu bağlamda MHP ve Milliyetçi-Ülkücü Hareket, milletimizin güvencesi olma işlevini en iyi şekilde yerine getirmeye gayret etmiştir.

MHP, bugün de bilge lideri Devlet Bahçeli’nin önderliğinde Türkiye’nin karmaşık sorunlarının çözümünde izlediği tutarlı politikalarla dikkat çekmektedir. Sayın Genel Başkanımızın gündeme getirdiği Terörsüz Türkiye yaklaşımı, bu açıdan önemli bir yere sahiptir. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye adımıyla ezberleri bozmuş, tabuları yıkmıştır. Ön yargıları kırmış, klişeleşmiş söylemleri değiştirmiştir. Fitne ve tefrikayı etkisiz hale getirmiş, algı oyunlarını boşa çıkarmıştır.

Bahçeli tarafından ortaya atılan ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da destekleyerek devlet politikası haline getirdiği Terörsüz Türkiye hamlesi, siyasi partiler açısından bir test niteliği taşımaktadır. Samimilerle ikiyüzlüler, yalancılarla dürüstler arasında net bir ayrım yapılmıştır. Milletimizin gerçek dostlarıyla sözde dostları bu sayede açıkça ortaya çıkmıştır.

Kimin itibarının yüksek, kiminin ne kadar değerli olduğu bu şekilde anlaşılmıştır. siyaset tartısında kimin ağırlığının ne kadar, kimin söyleminin ne kadar değerli olduğu bu yolla belirginleşmiştir. Terörsüz Türkiye, herkesin gerçek yüzünü gözler önüne sermiştir. Ülkeye huzur, sükûnet ve iç barışı; dışarıda ise birlik, bütünlük ve kardeşlik hukukunu yansıtmanın mümkün olduğunu göstermiştir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye, toplumda ve kamuoyunda beklenenden daha fazla destek görmüştür. Milletimiz, terörün bir siyaset aracı olarak kullanılmasına hayır demiştir. Terörsüz Türkiye, toplumda olumlu bir karşılık bulmuştur. Bu çerçevede, bu olguya destek veren kişi ve kurumların mevcut pozisyonlarını terk etmeleri neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Özellikle bu konunun içine giren siyasi aktörlerin, geçerli bir gerekçe göstermeden geri dönmeleri muhal görünmektedir.

Karşıtların tepkileri ise boşunadır. Terörsüz Türkiye, herkes için bağlayıcı bir olgu haline gelmiştir. Bu nedenle bu kervan yola devam edecektir. Milletimiz terörsüz bir geleceği hak etmektedir. Ülkemiz, toplumsal barış ve huzura layıktır. Öte yandan, Terörsüz Türkiye; bazıları için bir fırsat, bazıları içinse endişe kaynağı olmuştur. Şimdi, bu fırsatı toplumsal barış lehine değerlendirmek isteyenlerin aktif olma zamanıdır.

MHP’DEN DEM’E ÖVGÜ

Dem; Türkiye partisi olma ve meşru siyasete entegrasyon sözü verenlerin, taahhütlerini yerine getirdiği bir dönemi temsil etmektedir. Zaman, bölücü terör örgütünün silah bırakma ve devletin eline teslim olma sürecinin gerekliliklerini yerine getirme zamanıdır. Terörsüz Türkiye, bir samimiyet ve iyi niyet testidir. Gerekli koşullar oluştuğunda, TBMM de devreye girecek ve gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Bu arada, Terörsüz Türkiye seçeneği devreye girince, sahte kahramanların nasıl çaresiz kaldığını göreceğiz.

Görünüşte masum bir duruş sergileyenlerin, aslında gerçek yüzlerinin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Dışarıdan yardım arayanların, bu durumdan nasıl faydalanmaya çalıştıklarını gözlemlemekteyiz. Sözde vatanseverlik iddialarının gerçekte nasıl bir aldatmaca olduğunu anlamak zor değildir. Bu tür aldatmacaların, Türkiye’nin geleceğini karartma çabaları olarak değerlendirilmektedir.

Aziz milletimize huzur ve esenlik sunmayı istemeyenlerin, sosyal ve siyasi barışın tesisine karşı çıkanların, Terörsüz Türkiye gerçeğine karşı çamur atmaktan vazgeçmeyeceklerini gözlemliyoruz. MHP’ye yönelik iftira ve yalan kampanyalarının, toplum nezdinde nasıl alay konusu olduğunu görmekteyiz. Milletimizin geçmişte yaşadığı sıkıntıları siyasi çıkarları için istismar edenlerin, karalama kampanyalarına devam ettiğini üzülerek izliyoruz.

1 MAYIS

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın