
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya üzerinden ceza yargılamalarıyla ilgili dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Yıldız, “Bugünlerde çok tartışılıyor” ifadesiyle konuya olan ilgiyi vurguladı.
İBB DAVASI’NDAKİ GÜNDEM
Yıldız’ın açıklamaları, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında Ekrem İmamoğlu ile birlikte 105 sanığın tutuklu bulunduğu ve geçtiğimiz pazartesi günü başlayan duruşmalarla bağlantılı olarak değerlendirildi. Yıldız, ceza davalarının niteliği ile özellikle ispat ve delil yükümlülükleri üzerinde durdu.
“Maddi vakıalarda ortaya çıkan belirsizliklerin sanık lehine yorumlanması ve belirsiz kalan hususun ispatlanamamış sayılması gerekir” diyen Yıldız, konuya dair detaylı açıklamalar yaptı. Bu bağlamda, ceza yargılamasının amacının geçmişte yaşanan olaylar üzerinden maddi gerçeğe ulaşmak olduğunu belirtti.
Yıldız, sübuta erme kavramının önemine değinerek, bir bilginin ya da olgunun yalnızca iddia olarak kalmaması gerektiğini, bunun sağlam delillerle desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Ceza muhakemesinde delil ve ispat arasında güçlü bir bağ olduğunu ifade eden Yıldız, delilsiz ispatın sadece zan ve tahminden ibaret olduğunu belirtti.
Maddi gerçeği araştırma ilkesinin, hakime taraf beyanlarıyla ya da dosyadaki diğer delillerle yetinmeyip kendiliğinden araştırma yapma yükümlülüğü getirdiğini aktaran Yıldız, hâkimin vicdani kanaatinin oluşması için delillerle doğrudan temas etmesinin önemine dikkat çekti. Bu durumun, hüküm otoritesinin ve meşruiyetinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
İspat ilkeleri içerisinde şüphenin sanık lehine yorumlanmasının ayrı bir öneme sahip olduğunu belirten Yıldız, bu ilkenin suçsuzluk karinesinin bir sonucu olduğunu dile getirdi. Anayasa ve taraf olunan sözleşmelerde, AYM ve AİHM içtihatlarında, kesinleşmiş yargı kararı olmadan kimsenin suçlu sayılamayacağına dair hükümlerin adil yargılama hakkının temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı.
Son olarak, maddi vakıalarda belirsizliklerin sanık lehine yorumlanması ve belirsiz kalan unsurların ispatlanamamış sayılması gerektiğini tekrar etti.
Bugünlerde çok tartışılıyor,
meraklısı için şu kısa notu bırakıyorum.
Ceza yargılamasının amacı ,
geçmişte yaşanan bir hayat kesiti üzerinde maddi gerçeğe ulaşmaktır.
Bir başka deyişle sübuta ermektir.
Sübut kavramı, bir bilginin veya bir olgunun sadece iddia olarak kalmaması,…
— Feti Yıldız (@YildizFeti) March 15, 2026
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



