
iahaber Haber Merkezi
Alevi Bektaşi sivil toplum kuruluşları, Tunceli’deki Munzur Üniversitesi’nde daha önce iahaber tarafından gündeme getirilen ramazan kısıtlamaları ve mobbing iddiaları hakkında ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Alevi kurumları olarak yetkili kurum ve mercileri sorumluluk almaya davet ediyoruz. Munzur Üniversitesi’nde yaşanan bu olaylar yalnızca üniversite çalışanlarını değil, Dersim halkını ve Alevi toplumunu da doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle yaşanan sorunların ciddiyetle ele alınması ve üniversitede güven veren bir yönetim anlayışının tesis edilmesi gerektiğine inanıyoruz” denildi. Alevi Bektaşi sivil toplum kuruluşları, Tunceli’nin tarihsel, kültürel ve inançsal değerlerine saygı gösteren bir yaklaşımın benimsenmesi ve üniversitenin toplumla uyumlu bir anlayışla yönetilmesi için yetkililere çağrıda bulundu.
Munzur Üniversitesi Rektörlüğü’nün Ramazan ayında çay ocaklarını kapattığı iddiası Meclis gündemine taşındı. Eğitim Sen, rektöre karşı tepkisini dile getirdi.
Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Federasyonu, Munzur Üniversitesi’ndeki ayrımcılık ve mobbing iddialarına ilişkin ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada, Ramazan için çay ocaklarının kapatıldığı belirtilerek, üniversite yönetiminin Alevilik üzerine akademik çalışmalar yürüten bir öğretim üyesine yönelik gerçekleştirilen saldırının ardından saldırganların korunması ve mağdur durumundaki öğretim üyesi hakkında soruşturma açılmasına tepki gösterildi.
Alevi Bektaşi sivil toplum kuruluşlarının ortak açıklaması şu şekilde ifade edildi:
“Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker’in 2023 yılında göreve gelmesinin ardından üniversitede yaşanan birçok gelişme, kamuoyunda ve Alevi toplumu içinde ciddi rahatsızlıklara yol açmıştır. Basına ve kamuoyuna yansıyan çok sayıda iddia; liyakatten uzak kadro dağılımları, taciz, belli çevrelere yakın kişilerin görevlendirilmesi ve Alevi akademik ile idari personeline yönelik baskı ve yıldırma yöntemlerini içermektedir. Bu iddiaların bir kısmı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde verilen soru önergelerine konu olmuş, ancak üniversite yönetiminin ortaya çıkan eleştirilere karşı gerekli duyarlılığı göstermediği gözlemlenmiştir.
Dersim, Alevi inancı ve kültürel mirası açısından önemli bir merkezdir. Bu nedenle, burada bulunan bir üniversitenin toplumsal hassasiyetleri gözeten, çoğulculuğu esas alan ve herkese eşit mesafede duran bir anlayışla yönetilmesi beklenmektedir. Ancak son dönemde yaşanan bazı olaylar, bu beklentinin karşılanmadığına dair güçlü bir kanaat oluşmasına yol açmıştır.
Alevilik üzerine akademik çalışmalar yürüten bir öğretim üyesine yönelik gerçekleştirilen saldırı ve kışkırtıcı girişimlerin ardından, sorumlular hakkında gerekli adımların atılmaması ve mağdur akademisyenin hedef alınması, kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur. Bu durum, üniversitedeki olaylara dair adil ve tarafsız bir yaklaşım sergilenmediği gibi ‘mezhepçilik’ endişelerini de artırmaktadır.
Ayrıca, üniversitede görev yapan bazı Alevi yöneticilerin tehdit ve hakaretlerle karşılaştığına dair bilgiler kamuoyuna yansımıştır. Bu tür olaylar, hem insani değerlerle hem de sağlıklı bir akademik ortamla bağdaşmamaktadır.
Rektörlük binasındaki çay ocaklarının kapatılması ve bu kararın üniversitedeki farklı inanç ve yaşam biçimlerini göz ardı ederek uygulanması, çalışanlar ve ziyaretçiler arasında ciddi rahatsızlık yaratmıştır. Üniversiteler, farklı düşünce ve inançların bir arada var olabildiği özgür alanlar olmalıdır. Bu tür uygulamalar, kurum içindeki birlikte yaşam kültürüne zarar vermektedir.
Alevi kurumları olarak, yetkili kurum ve mercileri sorumluluk almaya davet ediyoruz. Munzur Üniversitesi’nde yaşanan bu gelişmeler, yalnızca üniversite çalışanlarını değil, Dersim halkını ve Alevi toplumunu da yakından ilgilendirmektedir. Bu nedenle, yaşanan sorunların ciddiyetle ele alınmasını ve üniversitede güven veren bir yönetim anlayışının tesis edilmesini bekliyoruz.
Dersim’in tarihsel, kültürel ve inançsal değerlerine saygılı bir yaklaşımın hâkim olması için gerekli adımların atılmasını ve üniversitenin toplumla uyumlu bir anlayışla yönetilmesini kamuoyuyla paylaşıyoruz.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



