Murat Ağırel, cezaevindeki yemeklere dair uyarıda bulundu

Gazeteci Murat Ağırel, cezaevindeki yemeklerin kalitesizliğini gündeme getirerek, yetkililere denetim çağrısında bulundu. Olası bir zehirlenme durumunda sorumluların belli olacağını vurguladı.

Haber MerkeziHaber Merkezi
34 okunma

Kocaeli 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan gazeteci Murat Ağırel, Cumhuriyet'teki köşe yazısında İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Vatan Caddesi’ndeki nezarethanelere dağıttığı yemekleri ele aldı. Gözaltındayken kendisine verilen tavuk ve patatesin çiğ olduğunu, tabldot açıldığında ağır bir koku ile karşılaştığını söyledi. Ağırel, yemekler üzerindeki etiketten üretici firmayı tespit ettiğini aktardı.

"YEMEKLERİN KOKUSU KÖTÜYDÜ"

Ağırel, yemeklerden numune alarak bunları savcılığa sevk edilirken arkadaşlarına ulaştırdığını belirtti ve yaşadığı durumu şu şekilde anlattı:

"Plastik tabldot açıldığında inanılmaz kötü bir koku yayılıyor. Tavuk, paketin içinden yeni çıkmış gibi gözüküyor ve alelacele paketlenmiş. Yanında bulunan patatesler de tabii ki uygun değildi. Hem et hem de patates çiğdi."

8 MİLYON LİRALIK İHALEYİ OKBAY ALDI

Ağırel’in yazısına göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü, nezarethanelere yemek temini için 2026/539158 numaralı ihaleye çıktı. 28 Nisan 2026’da yapılan ihaleyi, 8 milyon liralık teklifle Okbay Unlu Mamülleri Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi kazandı. İhalenin yaklaşık maliyeti ise 11 milyon 375 bin lira olarak belirlendi.

Sözleşme çerçevesinde 50 bin kahvaltılık, 25 bin öğle ve 25 bin akşam kumanyası temin edilmesi planlanıyordu. İhaleye üç firma katıldı, bunlardan birinin teklifi geçersiz sayıldı. Kumanyaların, İstanbul'daki havalimanları ile Fatih Terörle Mücadele, Üsküdar Çocuk Şube ve Gayrettepe Asayiş gibi emniyet birimlerinin nezarethanelerine dağıtılması öngörüldü.

51 ÖĞRENCİNİN HASTANELİK OLDUĞU OLAYDA DA ŞİRKETİN ADI GEÇİYOR

Ağırel, şirketin geçmişini Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarından araştırdı ve firmanın 1997 yılında İsmet Bayraktar, Mehmet Bayraktar ve Ali Öksüz tarafından kurulduğunu ifade etti. Şirketin sahiplik yapısının zamanla değiştiğini belirten Ağırel, 2024 yılında şirketin Abdülaziz Öksüz'den Ebubekir Öksüz'e devredildiğini kaydetti.

Ağırel, Ebubekir Öksüz'ün adının 2024 yılında Şile'deki gıda zehirlenmesi davasında da geçtiğini belirtti. 25 Aralık 2024’te İBB'ye bağlı mobil araçtan dağıtılan kumanyalar sonrası 51 öğrenci hastaneye kaldırılmıştı.

SonTV'nin 23 Temmuz 2026 tarihli haberine göre, Şile Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, kumanyaları üreten firmanın sahibi Ebubekir Öksüz ile dağıtım sürecinde yer alan üç kişi, 10’ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor. İddianamede İBB Sosyal Hizmetler personeli ile nakliye sürecindekilerin isimleri de yer alıyor. Şüpheliler suçlamaları reddetti.

"ZEHİRLENME OLURSA SORUMLULAR BELLİ"

Ağırel, yazısında herhangi bir suçlama yapılmadığını vurgulayarak, nezarethanelerdeki yemeklerin denetlenmesi gerektiğini önceliklendirdi. Gözaltındaki bireylerin temel ihtiyaçlarının sağlıklı ve hijyenik bir şekilde karşılanmasının önemli olduğunu belirten gazeteci, yetkilileri denetim yapmaya çağırdı.

Ağırel, uyarısını şu şekilde tamamladı:

"Bundan sonra eğer bir zehirlenme olayı yaşanırsa bilin ki bu iş ile ilgilenenler bundan sorumludur."

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın