Mustafa Destici: Suriye’de Tehdit Devam Ediyor

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Mustafa Destici: Suriye’de Tehdit Devam Ediyor

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye Basın Federasyonu (TÜBAF) tarafından gerçekleştirilen ‘Anadolu Sohbetleri’ programında gazetecilerle bir araya geldi. Destici, gündeme dair önemli konulara ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Suriye’deki SDG varlığı, PKK ile yürütülen süreçler, emekli maaşları, internet ve aile yapısı, CHP’deki Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmaları, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin faaliyetleri ve ABD Başkanı Donald Trump’ın dış politikası hakkında açıklamalarda bulundu.

“SURİYE’DE REJİM DEĞİŞTİ AMA TEHDİT BİTMEDİ”

Sözlerine Suriye’deki gelişmeleri değerlendirerek başlayan Destici, ülkede geçmişte mevcut olan “azınlık ve cunta rejimi”nin sona ermesini hem kendi partisi hem de Türkiye açısından olumlu bir durum olarak gördüklerini belirtti. Ancak, rejim değişikliğinin ardından PKK’nın Suriye’nin kuzeyinde ABD desteğiyle güçlenmesinin yeni bir tehdit oluşturduğunu vurguladı.

Destici, “2014’ten itibaren ABD’nin CENTCOM aracılığıyla eğitip donattığı bir terör örgütü ortaya çıktı. Beş kanton kuruldu ve her birinde binlerce silahlı unsur bulunuyor. Bugün bu yapı, Amerika’nın yardımıyla Suriye’nin yaklaşık üçte birini kontrol eder hale geldi” ifadelerini kullandı.

SDG’nin 10 Mart mutabakatına uymadığını ve Halep’te yaşanan çatışmaların bunun açık bir delili olduğunu belirtti.

ABD DESTEĞİ OLDUKÇA SDG SİLAH BIRAKMAZ

SDG’nin silah bırakma ya da kendini feshetme yönündeki beklentilerin gerçekçi olmadığını ifade eden Destici, bu yapının ABD ve İsrail’in Orta Doğu’ya yönelik uzun vadeli planlarının bir parçası olarak faaliyet gösterdiğini söyledi. “Amerika’nın desteği devam ettiği sürece, SDG’nin silah bırakması ya da Suriye merkezi hükümetiyle tam entegrasyona gitmesi mümkün değildir. Zaman zaman olumlu mesajlar verip ardından geri adım atıyorlar. Bu, süreci oyalamaya yönelik bir taktik” dedi.

MASADA YOK SAYILMAK İSTENİYORUZ

Türkiye’nin Suriye denkleminde bilinçli olarak devre dışı bırakılmaya çalışıldığını savunan Destici, Paris’te gerçekleştirilen ve Suriye ile İsrail konularındaki kritik görüşmelere Türkiye’nin davet edilmemesini sert bir dille eleştirdi. “Türkiye sahada fiilen var, askeri gücüyle, diplomatik etkisiyle ve sınır güvenliğiyle bu sürecin merkezindedir. Ancak masada yok sayılmak isteniyoruz. Sahada kazanılan başarıların masa başında kaybettirilmesine yönelik bir çaba var. Türkiye buna kesinlikle izin vermemeli ve tezlerini her platformda kararlılıkla savunmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE ANCAK PKK’NIN FESHİYLE OLUR”

Gazetecilerin ‘Terörsüz Türkiye süreci başarıya ulaşır mı?’ sorusuna yanıt veren Destici, devletin iyi niyetine şüphe duymadığını, ancak karşı tarafın samimiyetine güvenmediğini vurguladı.

“Devletimize güveniyoruz ama PKK’ya asla güvenmiyoruz. İpleri ABD’nin elinde olan bir yapıdan bahsediyoruz. Silah bırakmadan, kendini feshetmeden ne anayasa konuşulabilir ne de yasalar” şeklinde konuştu.

PKK’nın yalnızca Türkiye’de değil, Irak, Suriye, İran ve Avrupa’daki tüm uzantılarıyla silah bırakması gerektiğini belirten Destici, aksi takdirde sürecin başarıya ulaşamayacağını ifade etti.

EMEKLİ MAAŞI TEKLİFİ

Ekonomi ve emekli maaşlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını dile getirdi. En düşük emekli maaşının çalışan maaşlarına oranının ciddi şekilde gerilediğine dikkat çekti. “2023’te en düşük emekli maaşı, en düşük memur maaşının yüzde 65’i seviyesindeydi. Bugün bu oran yüzde 30’a düştü. Bu kabul edilemez” dedi.

Kira artışları üzerinden somut örnekler vererek emeklilerin alım gücünün her geçen gün azaldığını vurguladı. “Emekliye yapılacak 1-2 bin liralık artış derdine çare olmaz. En az 30 bin lira seviyesine çıkılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Ayrıca prim gün sayıları arasındaki adaletsizliğe de dikkat çeken Destici, emeklilik sisteminin kademeli ve adil bir biçimde yeniden düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.

AİLE KURUMU TÜRKİYE’NİN ASIL BEKA MESELESİDİR

İnternet ve sosyal medya kullanımının aile yapısını tehdit ettiğini savunan Destici, özellikle çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.

Destici, internet ve sosyal medya kullanımının çocuklar ve gençler üzerindeki olumsuz etkilerinden endişe duyduğunu ifade ederek, aile kurumunun korunmasının Türkiye için en kritik meselelerden biri olduğunu vurguladı. İnternetin yaygınlaşmasıyla birlikte bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını, ancak ahlaki ve etik açıdan zararlı içeriklerin de erişilebilir hale geldiğini belirtti. Bu durumun aileyi ve dolayısıyla toplumu ciddi şekilde tehdit ettiğini dile getirdi.

“TİKTOK DERHAL KAPATILMALI”

Özellikle TikTok gibi uygulamaların derhal kapatılması gerektiğini, 15 yaş altı çocukların internet erişiminin filtreleme ve denetim mekanizmalarıyla sınırlanmasının elzem olduğunu savunan Destici, aileyi korumanın ekonomik dalgalanmalardan ve dış politika krizlerinden çok daha önemli olduğunu ifade etti.

Türkiye’de doğurganlık oranının 1,4’e düşmesini “sessiz bir felaket” olarak değerlendirirken, aile yapısının zedelenmesinin uzun vadede devletin temel yapısını sarsabileceğini vurguladı. Bunun yanı sıra, kadınların çalışma hayatına katılımını destekleyecek düzenlemeler ve aile odaklı sosyal politikaların hayata geçirilmesinin de aile bütünlüğünü korumada önemli bir rol oynayacağını belirtti. Eğitim sisteminde eksik kalan bilgi ve değer aktarımının artık aileler ve dijital ortamlar aracılığıyla sağlandığını ifade eden Destici, gençlerin doğru bilgiye ve sağlıklı yönlendirmelere erişimini garanti altına alacak düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu söyledi.

“CHP’DEN TÜRK MİLLİYETÇİSİ CUMHURBAŞKANI ÇIKMAZ”

CHP’deki Cumhurbaşkanlığı adaylığı tartışmalarına değinen Destici, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın milliyetçi partilerin ortak adayı olma olasılığını oldukça düşük gördüğünü ifade etti.

Yavaş’ın geçmişte milliyetçi bir siyasi çizgiden geldiğini kabul eden Destici, günümüzde bu kimliğin ciddi şekilde aşındığını savundu. “Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için önce CHP’nin resmi adayı olması gerekir. CHP’nin adayı olmadığı sürece, başka partilerin oluşturacağı bir bloktan Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi gerçekçi değildir” dedi.

“CHP PARTİ TÜRK MİLLİYETÇİLERİ AÇISINDAN SORUNLU BİR SİCİLE SAHİP”

Destici, CHP’nin tarihi geçmişine dikkat çekerek, bu partinin Türk milliyetçileri açısından sorunlu bir sicile sahip olduğunu ifade etti. Tek parti döneminden başlayarak sonraki yıllara kadar Türk milliyetçilerinin baskı, sürgün ve dışlanmayla karşı karşıya kaldığını savundu. “Böyle bir siyasi geleneğin içinden Türk milliyetçisi bir Cumhurbaşkanı çıkması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

CHP içinde yer alan bazı isimlerin söylem ve duruşlarının da Türk milliyetçiliği ile bağdaşmadığını öne süren Dest

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın