Mustafa Kemal ve Kadın Hakları Devrimi

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Mustafa Kemal ve Kadın Hakları Devrimi

Öğretmen Afet İnan, Musiki Muallim Okulundaki günlük yurt bilgisi dersinin ardından öfkeli bir şekilde manevi babası Mustafa Kemal’in yanına koşuyor.

O gün sınıfta, öğrencilerine belediye başkanlığı için bir seçim denemesi yaptırıyor. Seçimi bir kız öğrenci kazanıyor, fakat erkek öğrenciler itirazda bulunuyor:

“Hocam bu seçim geçersizdir çünkü, kadınların seçme ve seçilme hakkı yoktur.”

Afet İnan, durumu anlatırken oldukça rencide olmuş bir şekilde, Mustafa Kemal ise son derece sakin bir tavırla:

“Diğer ülkelerde kadınlara verilen siyasi haklarla ilgili hemen bir çalışma yap ve bana getir.” (Nüket Aşkın, YAZI, s.277).

Ocak 1930’da, Çankaya Köşkü’nde birçok kararın alındığı akşam yemeğinde, kadınlara seçme ve seçilme hakkı konusu ele alınıyor. Yemekte, bu konuyla ilgili bilgi sahibi devlet adamları ve hukuk hocaları ile birlikte Belediye Yasası’nda yapılacak değişiklikler tartışılıyor. Üç ay sonra kadınlar, belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkına kavuşuyor; Aralık 1934’te ise genel seçimlerde de bu hak tanınıyor.

Sınıftaki itiraz, bir devrimin kapılarını aralarken, Mustafa Kemal’i anlatan önemli bir anekdotu da ortaya koyuyor.

Mazar Müfit’teki not

Ancak her şey bu kadar basit değil; örneğin Harf Devrimi.

Ağustos 1919’da Erzurum Kongresi sırasında, en yakın arkadaşı Mazhar Müfit’e (Kansu) “neler yapacağına” dair verdiği notta iki büyük hedef üzerinde duruyor:

-Cumhuriyet’in ilanı,

-Harf Devrimi.

Kısa bir süre önce Nüket Aşkın tarafından kaleme alınan “YAZI” adlı kitap, roman tadında olmasına rağmen iyi araştırılmış belgeler ışığında Harf Devrimi’ni ele alıyor.

Bu kitabı bir nefeste okumak, özellikle günümüzde ibret verici. Harf Devrimi’nin büyük güçlüklerle nasıl başarıldığını çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kitabı okurken CHP’nin geçmişten günümüze nasıl bir yol katettiğini düşünmeden edemiyorum.

İlk tanırım Gülhane’de

Harf Devrimi, Arap alfabesinin kaldırılıp, günümüzde kullandığımız Latin alfabesine geçişle ilgili yasa, 3 Kasım 1928’de yürürlüğe giriyor.

Yasa onaylanmadan önce, 9 Ağustos 1928’de, o zamanlar Cumhuriyet Halk Fırkası (CHP) Gülhane Parkı’nda Mustafa Kemal’in de katılacağı bir eğlence düzenliyor.

Nasıl ki, Kasım 1839’da Padişah Abdülmecit’in onayıyla Hariciye Nazırı Mustafa Reşit Paşa Gülhane Hatt-ı Hümayunu, yani Tanzimat Fermanı’nı okuduysa…

O ferman Osmanlı’da hukuk devleti, eşit yurttaşlık, vergi adaleti ve yolsuzlukla mücadele gibi modern devlet yönünde atılan adımları içeriyorsa…

Mustafa Kemal de, o tarihten hareketle, Harf Devrimi’ni ilk kez orada tanıtıyor. (Nüket Aşkın, Yazı, s. 165).

“Öğretmenlerin yüzde 96’sı”

Harf Devrimi’ni halka anlatmak, özellikle de aydınlara kabul ettirmek oldukça zor bir süreç. Örneğin…

İsmet Paşa, Kazım Karabekir, Yahya Kemal Beyatlı, Halit Ziya Uşaklıgil, Zeki Velidi Togan, Ali Canip, Hüseyin Suat gibi isimler ve basının önemli bir kısmı bu devrime karşı çıkıyor.

Hatta Maarif Vekili Vasıf Bey’in aktardığına göre, öğretmenlerin yüzde 96’sı Harf Devrimi’ne muhalefet ediyor. (A.g.k., s. 56).

Halkın büyük bir kısmı ise Arap harfleriyle İslamiyet arasında kurduğu bağ nedeniyle Latin harflerine karşı duruyor.

Mustafa Kemal, tüm bu itirazlara kulak asmıyor.

Türkiye’yi il il, ilçe ilçe dolaşarak, her gittiği yerde kurulan kara tahtalarda halka yeni harfleri ve önemini anlatıyor.

Ayrıca, kurulan Millet Mektepleri’nin kapıları herkes için açık; burada yeni harfler öğretiliyor.

Piyasadaki banknotların üzerindeki yazılar değiştiriliyor

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın