
Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl gerçekleştirilen ‘Nâzım Hikmet Yılı’ etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen söyleşi, edebiyatseverler için eşsiz bir deneyim sundu. Bu etkinlikte, dünyaca ünlü şair ve yazar Nâzım Hikmet’i konu alan eserlerin yazarları, Nâzım Hikmet’in hayatı ve eserleri üzerine derin bir bakış açısı sundular.
BURSA (İGFA) – Nâzım Hikmet, sadece Türk edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önde gelen isimlerinden biri olarak, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği etkinliklerle anılmakta. Etkinlikler, Tayyare Kültür Merkezi’nde, Nahit Kayabaşı’nın moderatörlüğünde gerçekleştiriliyor. Bu programda yer alan isimler arasında; Prof. Dr. Haluk Oral, Sinan Şanlıer ve Güney Özkılınç bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, Nâzım Hikmet’e dair kitaplarını kaleme alan bu yazarlar, dinleyicilere eserlerinin oluşum sürecini detaylarıyla aktardılar.
Prof. Dr. Haluk Oral, Nâzım Hikmet hakkında konuşurken, onun eserleriyle ilgili derin bir tutkusu olduğunu vurguladı. Hikmet’in şiirlerinin güzelliği ve anlamı üzerine yaptığı araştırmalar sonucunda bu eserlerin arka planını anlayabileceğini ifade etti. Oral, Nâzım Hikmet’in yaşamı ve eserleri hakkında her geçen gün yeni bilgiler öğrenmenin önemine dikkat çekerken, katılımcılara Nâzım Hikmet’in eserlerindeki derin anlamı ve yazma sebeplerini araştırmanın heyecanını anlattı.
Sinan Şanlıer ise, Nâzım Hikmet ile tanıştığı ilk anıları paylaştı. Onun, Nâzım Hikmet’in eserlerini ilk olarak 13 yaşında okuduğunu ve 1990 ile 2000 yılları arasında Hikmet’in fotoğraf albümlerinin yayına girdiğini fakat bu eserlerin bazı yönlerinin eksik olduğunu dile getirdi. Nâzım Hikmet’in hayatı üzerine olan araştırmaları sırasında farklı kaynaklara ulaşma imkanını öğrendiğini belirten Şanlıer, kitapsever birisi olarak, evinde Nâzım Hikmet’in ismini taşıyan 550 kitabı düzenlediğini fark etti. Bu durum, onun Nâzım Hikmet’e olan ilgisinin ve serüveninin ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Bursa’nın, Nâzım Hikmet’in yaşamına ait derin izler taşıdığını ve özellikle onun burada geçirdiği 11 yılın, şairin edebiyatına önemli katkılarda bulunduğunu belirten Güney Özkılınç, Nâzım Hikmet’in Bursa Cezaevi’nde kaldığı dönemde, kentin aydınlarını ve dünya üzerindeki birçok sanatçıyı etkilediğini aktardı. Bu bağlamda, Hikmet’in Bursa’da kaleme aldığı ‘Karıma Mektup’ şiiri, onun izlerinden birini taşımaktadır. Aynı zamanda, Che Guevara’nın da annesine yazdığı mektupta, “Mavi gözlerimde korkuyu görmek için boşuna bakacaklar Nâzım’a” ifadesiyle Nâzım Hikmet’in etkisinin ne kadar geniş bir alanda hissedildiğine dikkat çekmiştir.
Söyleşinin sonunda, katılımcılar için düzenlenen imza etkinliğinde; Prof. Dr. Haluk Oral, Sinan Şanlıer ve Güney Özkılınç, kitaplarını imzalayarak katılımcılarla daha samimi bir etkileşim kurdular. Böylece, Nâzım Hikmet’in evrensel etkisini ve Türk edebiyatına katkılarını bir kez daha hatırlatarak, izleyicilere edebi bir yolculuk yaşatmayı başardılar. Etkinlik, katılımcılara Nâzım Hikmet’in eserlerini yeni bir bakış açısıyla değerlendirme fırsatı sunarak, Türkiye’nin edebiyat tarihine dair önemli bir katkı sağladı.
Sonuç olarak, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Nâzım Hikmet Yılı’ çerçevesinde düzenlediği bu söyleşi, sadece Nâzım Hikmet’i anmakla kalmayıp, aynı zamanda onun eserleri ve hayatı üzerinde düşünmek için
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



