
Ankara’da, sokak hayvanlarına olan düşkünlüğü ile tanınan ve mahalle sakinleri arasında “Necla Teyze” olarak bilinen 81 yaşındaki Ülker Güleryüz, yaşadığı gecekonduda çıkan yangında trajik bir şekilde hayatını kaybetti. Yangının kaynağına ilişkin yapılan incelemelerde, elektrikli sobanın yangını çıkardığı ihtimali üzerine yoğunlaşıldı. Ancak, olası bir kundaklama durumu için de resmi soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Necla Teyze’nin komşusu Yasemin Ünal, olay anı ile ilgili yaptığı açıklamada, yaşlı kadının evinde tüp ya da ocak kullanmadığını ifade etti. Ünal, “Yangını görünce koştum, kapısını kırdım, ‘Necla Teyze çık’ diye bağırdım ama kalkamamış. Dumandan mı zehirlendi, yanarak mı öldü bilmiyorum. Yangın, sobadan çıkmış gibi görünmüyor; kundaklama olabileceğini düşünüyorum. Suyla müdahale etmeye çalıştım ama alevler çok fazlaydı” diyerek olayın ciddiyetini vurguladı.
Bölgedeki sokak hayvanları ve hayvan hakları üzerine çalışan sivil toplum organizasyonları da olaya dair kaygılarını dile getirdi. Hayvanların Yaşam Hakları Konfederasyonu Başkan Yardımcısı Haydar Özkan, olan biteni değerlendirirken, “Sabah, belediye ekipleri hayvanlarını almaya gelmiş. Akşam da hayvan düşmanı sosyal medya hesapları Necla Teyze’yi hedef gösterdi ve teyzemiz yanarak can verdi. Bu hesaplar hakkında soruşturma açılmalı” şeklinde konuştu. Özkan’ın açıklamaları, olayın toplumsal bir boyut kazandığını ve hayvan hakları savunucularının dikkatini çektiğini gösteriyor.
Yangına müdahale etmeye çalışan komşular, olaya dair detayları paylaştığında, Necla Teyze’nin hayatına son veren alevlerin, bölgedeki sokak hayvanları ile ilgili yaşanan tartışmaların ışığında daha da anlam kazandığı anlaşılıyor. Özellikle sosyal medyada yapılan hedef gösterme ve nefret dolu paylaşımlar, olayın arka planında yatan sosyal dinamikleri incelemek adına önemli bir meselenin varlığına işaret ediyor. Necla Teyze’nin hayvanlara olan sevgisi, onun hayatının bir parçasıymış gibi görünse de, bu sevginin onun yaşamına mal olması, toplumsal bir duyarlılığın geliştirilmesi gerektiğini de gündeme getiriyor.
Ülker Güleryüz’ün hayatı, sadece sokak hayvanlarına olan sevgisiyle değil, aynı zamanda komşuları ve çevresiyle olan ilişkileriyle de şekillenmişti. Mahallede kendisine duyulan sevgi, onu tanıyan herkes tarafından biliniyordu. Yangın sonrası, Necla Teyze’nin hatırası için yapılan anma etkinlikleri ve kampanyalar, sokak hayvanlarına karşı duyulan saygıyı ve merhameti artırmaya yönelik bir çabanın parçası olarak gözlemlendi.
Olayın meydana gelmesinin ardından, sosyal medya üzerinde çıkan tepkiler, toplumsal duyarlılığı artırmaya yönelik adımların atılması gerektiğini ortaya koydu. Hayvan hakları ve çevre bilincinin önemine vurgu yapan kampanyalar başlatıldı. Bu kampanyalardaki amaç, hem Necla Teyze’nin anısını yaşatmak hem de sokak hayvanlarının korunması yönünde farkındalığı artırmak oldu. Toplumda hayvan hakları konusunda eğitim ve bilinçlendirme faaliyetlerinin arttırılması, gelecekte benzer olayların yaşanmasının önüne geçmek adına önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Tüm bunlar, yalnızca sokak hayvanları için değil, aynı zamanda yaşlı ve yalnız bireylerin de korunması adına hayati önem taşıyor. Ülker Güleryüz’ün hayatı, bu dikkat çekici olayla birlikte, toplumsal dayanışmanın ve duyarlılığın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Necla Teyze gibi bireylerin, toplumda daha görünür hale getirilmesi ve sorunların daha etkin bir şekilde ele alınması gerektiği bir gerçek. Herkesin anlayışla yaklaşması gereken bu mesele, özellikle sosyal medya
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



