
New York’un Müslüman Belediye Başkanı, 24 Nisan tarihinde bir açıklama yaptı.
“Ermeni soykırımının 111. yıldönümü” dolayısıyla, “Türkiye, Suriye ve Ermenistan’da Osmanlı İmparatorluğu tarafından katledilen 1,5 milyon Ermeni’yi anarken, tarihin tekrarına izin vermemeliyiz” şeklinde ifadeler kullandı.
Zohran Mamdani’nin bu mesajı, beklenen sözlerin ötesine geçti. Mesajında, “2020 yılında Azerbaycan ve Türkiye’nin askeri güçleri Yukarı Karabağ’daki Ermeni nüfusuna saldırdı. 2023’te ise Azerbaycan, 100 bin Ermeni’yi Yukarı Karabağ’dan zorla çıkararak, 100 yıl önce başlayan soykırım kampanyasını sürdürdü.” dedi.
Son bir yıl içerisinde Ermenistan’a üç kez seyahat ettim. Karabağ Ermenilerinin geri dönmesinin, Nikol Paşinyan hükümetinin önceliği olmadığı izlenimini edindim. Aksine, Paşinyan bu aşamada geri dönüşün barış sürecini olumsuz etkileyebileceği mesajını veriyor.
Mamdani’nin mesajı, Ermenistan hükümeti ile Ermeni diasporasının nasıl farklı görüşlere sahip olduğunun en çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Ermenistan’da haziran ayında yapılacak seçimler için diasporanın oy kullanma hakkı bulunmuyor. Olsaydı, önemli bir kısmının Paşinyan’a karşı muhalefete oy vereceği düşünülüyor.
Ancak diasporanın bu tutumunda büyük bir çelişki var. Zira Batılı ülkelerde yaşayan Ermenilerin, Ermenistan’ı Rus etkisinden uzaklaştırmaya çalışan Paşinyan’a tepkisi, Rus yanlısı muhalefetin işine yaradığını gösteriyor.
Bu durumu daha ayrıntılı inceleyelim.
Erivan’da Rus karşıtı zirve
Ermenistan, Avrupa’dan iki düzine ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının katılacağı Avrupa Siyasi Topluluğu (AST) zirvesine ev sahipliği yapacak.
Bu zirvenin Erivan’da düzenlenmesi, sembolik olarak büyük bir anlam taşıyor.
Avrupa Siyasi Topluluğu, esasen Ukrayna savaşı sonrası Rusya karşıtı bir oluşum olarak kuruldu. Avrupa Birliği dışındaki bazı Balkan ve Kafkas ülkelerine yakın zamanda üyelik veremeyecek olan AB, bu ülkeleri Rusya’dan uzaklaştırmak için bu formülü geliştirdi.
Rusya karşıtı AST’nin, Moskova’nın nüfuz alanından çıkmaya çalışan Erivan’da toplanması dikkat çekici bir durum.
Ermenistan, yakın zamana kadar güvenlik ve savunma alanında tamamen Rusya’ya bağımlıydı. Ermenistan’ın sınırlarını Rus askerleri korurken, Paşinyan’dan önce istihbarat birimlerinde görev alacak tüm yetkililer Rusya’da eğitim alıyordu.

Erivan – Moskova hattında büyük kırılma
Azerbaycan’ın Karabağ’ı alması, Moskova ile ilişkilerde ciddi bir kırılma yaşattı. Toplumda “Rus askerleri bizi korumadı” düşüncesi yaygınlaştı. Bu algı, Paşinyan’ın yöneliminin Batı’ya dönmesini kolaylaştırdı.
Paşinyan, Rusya’nın öncülüğündeki Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü üyeliğini askıya aldı ve Ermenistan parlamentosu, Avrupa Birliği’ne katılımı resmi devlet politikası haline getiren bir yasa çıkardı.
Ancak Ermenistan, aynı zamanda Rusya’nın liderlik ettiği Avrasya Ekonomik Birliği’nin de bir üyesidir. İki oluşumda aynı anda üyeliğin sürdürülmesi mümkün değil.
Paşinyan, ülkenin yönünü Batı’ya çevirirken Rusya ile de ilişkilerini dengede tutmak zorunda; bu durum oldukça karmaşık bir denge gerektiriyor.
Putin’den Paşinyan’a uyarı
Nisan ayının başında Kremlin’de Paşinyan ile bir görüşme gerçekleştiren Rus lider Vladimir Putin, Ermenistan’ın iki oluşumda aynı anda yer alamayacağına dikkat çekti. Ayrıca, Ermenistan’ın Rus doğal gazını Avrupa fiyatlarının çok altında, düşük bir bedelle aldığına vurgu yaptı.
Putin, Rusya yanlısı güçlerin seçimlerde özgürce yarışabilmesi gerektiğini belirtirken gözaltındaki bazı isimlere de atıfta bulundu.
Bu bağlamda, Paşinyan’a yönelik eleştirilerin merkezinde yer alan, geçtiğimiz yıl tutuklanan Rus-Ermeni milyarder Samvel Karapetyan’ın durumu da dikkat çekiyor. Karapetyan’ın partisi, Ermenistan’daki en önemli muhalefet gruplarından birini oluşturuyor.
Bu tablo, ABD ve Avrupa’da yaşayan Ermenilerin, Paşinyan’a olan tepkileri nedeniyle Batı yanlısı siyasetine destek vermemeleriyle, dolaylı olarak Rusya yanlısı muhalefete destek verir hale geldiklerini gösteriyor.
Önemli bir not olarak, Suriye doğumlu Levon Ter Petrosyan hariç, bağımsızlıktan sonra Ermenistan başbakanı olarak görev yapan ilk lider Paşinyan’dır. Ondan önceki liderlerin çoğu Karabağ doğumlu olup, şu anda muhalefette de Karabağlılar öne çıkıyor.

Kampanya rozeti, Ermenistan haritası
Paşinyan, son dönemde “tarihî Ermenistan” ile “gerçek Ermenistan” arasında bir ayrım yapıyor. “Mevcut sınırlarımız içindeki Ermenistan’a odaklanmalıyız” diyor. Kültürel olarak önemli bir simge olan Ağrı Dağı figürünü, giriş-çıkışlarda kullanılan damgalardan çıkarttı.
Bu konuda bir anekdot paylaşmak isterim.
Mart ayında bir grup gazeteci ve uzman olarak Ermenistan’da mecliste görüşmeler yapıyorduk. Koridorda dolaşırken bir yetkili, “Siz Türkiye’den değil misiniz?” diye sordu. “Evet” yanıtını verince, “Sizi Başbakan ile yaptığınız röportajdan hatırlıyorum” dedi. O sırada üzerinde Karabağ’ın olmadığı bir Ermenistan haritası bulunan rozet dikkatimi çekti. Bu rozet, Paşinyan
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



