Nükleer Santral İğneada’da Doğayı Tehdit Ediyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
2 okunma
Nükleer Santral İğneada’da Doğayı Tehdit Ediyor!

(ANKARA) – CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan, Kırklareli İğneada’da gerçekleştirilecek olan Türkiye’nin üçüncü nükleer enerji santrali projesine dair Meclis’te araştırma açılmasını talep etti. Nükleer enerji santralleri yapım oranının dünya genelinde yüzde 17,5’ten yüzde 9’a düştüğüne dikkat çeken Özkan, “Dünyanın en güzel ve önemli coğrafyasında planlanan bu santral, sadece burayı değil, Türkiye’nin tahıl ambarı konumundaki tüm Trakya’yı olumsuz bir şekilde etkileyecektir” dedi.

CHP Kırklareli Milletvekili Fahri Özkan, İğneada’daki nükleer santral projesini TBMM gündemine taşıdı. Meclis Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Kırklareli’ndeki nükleer santral için Çin ile müzakerelerde bulunduğunun medyada yer aldığını belirterek, “Kırklareli’nde, Trakya’da nükleer santral istemiyoruz” şeklinde konuştu.

Özkan, bu konudaki endişelerini şu sözlerle dile getirdi:

“Kırklareli, nükleer santralin İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen altında bulunan Vize ve Demirköy ilçelerindeki ormanlık alanda inşa edileceği bilgisine sahiptir. Santral sahasının kıyı sınırlarının Poliçe Plajı ile Kumçakıl Sahili arasında olacağı bilinmektedir. Ancak bu bölge, 2007 yılından bu yana Türkiye’nin 39’uncu milli parkı olarak kabul edilmiş olup, 3 bin 155 hektarlık bir alanı kapsayan ve dünyanın üçüncü büyük longoz ormanı statüsündeki İğneada Longoz Ormanları, birçok farklı doğal yaşam alanına ev sahipliği yapmaktadır. Bu ormanlar, zengin bir floraya sahip olup, yüzlerce canlı türü ve endemik bitki türü barındırmaktadır.

‘Orman Alanı’ ve ‘Tarım Arazisi’ olarak belirlenen, ayrıca ‘İçme ve Kullanma Suyu Mutlak Koruma Alanı’ gibi korunması gereken alanlar içerisinde yer alan bu bölge, turizm açısından önemli olduğu gibi, temiz hava ve su kaynakları bakımından da kritik bir öneme sahiptir. Yapılması planlanan nükleer santralin, yaklaşık 13 bin 830 dönümlük bir alanı etkileyeceği ve inşaat çalışmaları sonucunda yüz binlerce ağacın kesileceği öngörülmektedir.

Nükleer enerji santraline yönelik projede Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve Sağlık Etki Değerlendirmesi süreçlerinin tamamlanmadığı, sivil toplum kuruluşları ve bölge halkının katılımının sağlanmadığı, çalışmaların kamuoyundan gizli bir şekilde yürütüldüğü ifade edilmektedir.

“Elektriğe olan arzı karşılamak için nükleer santral inşa ediliyor” söylemlerinin tartışmaya açık olduğunu kaydeden Özkan, nükleer enerji konusunda yaşanan gelişmelere de değindi. Gelişmiş ülkelerin 1970’lerde nükleer enerjiye yöneldikten sonra, Çernobil faciasıyla birlikte bu alandan uzaklaşmaya başladığını belirten Özkan, nükleer enerji santralleri yapım oranının dünya genelinde yüzde 17,5’ten yüzde 9’a gerilediğini vurguladı.

Özkan, “Dünyada nükleer enerji yerine yenilenebilir enerji kaynaklarına, güneş ve rüzgar enerjisine yatırım yapılırken, ‘Türkiye’de kapasite sorunu var, elektriğe olan arzı karşılamak için nükleer santral yapıyoruz’ söylemleri sorgulanmalıdır” dedi.

Ülkemizde halihazırda yapımı devam eden Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne de değinen Özkan, bu santralin tamamen Rus sermayesi ve yönetimi altında olduğunu, dünyanın başka bir ülkesine ait olan ilk ve tek nükleer santral olduğunu ifade etti. Maliyeti yaklaşık 20 milyar dolar olan bu santralde üretilen elektriğin ilk 15 yılı için garanti verilen fiyatın, Türkiye’deki ortalama enerji fiyatının neredeyse iki katı olduğunu belirtti.

Nükleer santrallerin en büyük sorunlarının başında kaza risklerinin geldiğini vurgulayan Özkan, bu santrallerin ömrünün 60-80 yıl olduğu iddialarına rağmen, gerçekte yaklaşık 40 yıl ömürleri olduğu ve söküm işlemlerinin büyük bir sorun teşkil edeceği ifade edilmektedir. Ayrıca, nükleer atıkların 100 bin yıldan uzun süre boyunca radyasyon yaymaya devam edeceğinin altını çizen Özkan, bu atıkların uygun bir şekilde depolanması gerektiğini belirtti.

Almanya’nın nükleer enerjiden vazgeçme politikalarını örnek gösteren Özkan, “Dünyanın en güzel ve önemli coğrafyasında yapılması planlanan bu santral, sadece burayı değil, Türkiye’nin tahıl ambarı olan tüm Trakya’yı olumsuz etkileyecektir” şeklinde sözlerini tamamladı.

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın