
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın “Terörsüz Türkiye” hedefi çerçevesinde yaptığı değerlendirmelerde, 2013 yılına ait çözüm sürecinin Gülen Cemaati tarafından sabote edildiğini ifade etti. Kurtulmuş, mevcut sürecin bugünkü gelişimine, örgütün silah bırakma iradesinin önemli bir katkısı olduğunu belirterek, “Ana sorun, hiçbir Kürt evladının eline silah almasını engelleyecek bir ortam yaratmaktır” dedi. Ayrıca, PKK ve KCK’nın yöneticileri ile Abdullah Öcalan’ın yasadan yararlanamayacağını vurguladı. “Yasa açık bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen, bunu suistimal ediyorlar. İmralı dahil, örgütün üst düzey yöneticilerinin bu yasadan yararlanması mümkün değildir” şeklinde konuştu.
Kurtulmuş, MÜSİAD’ın Bakırköy’deki merkezinde düzenlenen 17. Milli İrade Buluşması’nda konuştu. Bu etkinlik, Milli İrade Platformu ve Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) tarafından “Terörsüz Türkiye” temasıyla gerçekleştirildi.
BU HABERİ, iahaber ABONELERİNİN DE
SAĞLADIĞI KATKIYLA OKUYORSUNUZ.
iahaber’E ABONE OL,
BAĞIMSIZ GAZETECİLİĞİ DESTEKLE!
ABONE OL
Zaten abone misiniz?
Üye girişi yapın
“2013 sürecini FETÖ akamete uğrattı”
Kurtulmuş, terörün Türkiye’ye maliyetinin 2,3 trilyon dolar olduğuna dikkat çekerek, geçmişte birçok siyasetçinin terör sorununu çözme çabalarının olduğunu aktardı. Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit gibi isimleri anarak, “Ne yazık ki, bu sorun çözülmeye çalışıldığında birtakım suikast ve provokasyonlarla süreçler sabote edilmiştir. Aynı şekilde, Cumhurbaşkanı’nın Başbakan olduğu dönemde 2013-2014 yıllarında yaşanan ve ‘Dolmabahçe Mutabakatı’ olarak bilinen süreçte de bazı hain odaklar, o süreci engellemiştir” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde sürecin yeniden başlatıldığını belirten Kurtulmuş, “Süreç uzun bir aşamadan geçti ve Allah’ın lütfuyla 10 Ağustos 2026’da TBMM’de 467 oyla ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ kabul edilmiştir” şeklinde konuştu.
“Meclis’in uzlaşısı çok nadir görülen bir şey”
Kurtulmuş, Türkiye’de bu denli büyük bir toplumsal uzlaşı olmasının başlı başına bir başarı olduğunu ifade etti. Farklı partilerden insanların bir araya gelerek ortak bir noktada buluşmasının oldukça nadir bir durum olduğunu vurguladı.
“Bu model, Türkiye modelidir; üçüncü göz yok”
Kurtulmuş, çatışma çözüm yöntemlerinde genellikle bir üçüncü tarafın bulunduğunu belirterek, “Bizim durumumuzda üçüncü göz yoktur. Üçüncü göz, tamamen milletin kendisi ve milletin temsilcileridir. Yıllar sonra Türkiye’deki bu çabanın, uluslararası ilişkiler okullarında ve kamu yönetimiyle ilgili üniversitelerde çatışma çözümü olarak bir ders olarak okutulacağını umuyorum. Bu model, Türkiye modelidir” ifadelerini kullandı.
“Esas mesele hiçbir Kürt evladının eline silahı almasını mümkün kılmayacak bir ortamı oluşturmak”
Kurtulmuş, sürecin mevcut aşamasında örgütün silah bırakma iradesinin önemine değinerek, “Orta Doğu’da silahın yaygın olduğunu biliyoruz. Ana sorun, hiçbir Kürt evladının hangi gerekçeyle olursa olsun eline silah alarak dağa çıkmasını engelleyecek bir ortam yaratmaktır. Bunu sağlayacağımıza inanıyorum” dedi.
Kurtulmuş, geçtiğimiz hafta Meclis’ten geçen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanunu hakkında, “Dünyada hiçbir çatışma çözümünde bir devlet, kendisini bu kadar garantiye almamıştır. Üç sigorta var. Hiçbirinin atlanması mümkün değil. Yani örgüt, silahını bırakıyormuş gibi yaparak silahlarını bırakmadığı sürece bu yasanın kapsamından yararlanması mümkün değil” değerlendirmesini yaptı.
“İmralı dahil örgütün hiçbir üst düzey yetkilisinin yararlanması mümkün değil”
Kurtulmuş, yasanın geçici olduğunu vurgulayarak, PKK, PYD ve KCK harici örgütlerin bu yasadan faydalanamayacağını belirtti. “Yasanın yürürlüğe girdiği tespit edildikten sonra, 6 aylık süre verilecek. Bu süre içinde silah bırakan ve ‘Ben örgütsel faaliyetten vazgeçtim’ diyen örgüt elemanları yasadan yararlanabilecek. Ancak, İmralı dahil örgütün üst düzey yetkilileri yasadan yararlanamaz” dedi.
“Bu yasayla her şey bitecek değil”
Kurtulmuş, “Eğer Türkiye, teröre harcadığı kaynakları ve kaybettiği insan gücünü kaybetmeseydi, bugün çok farklı bir Türkiye olurdu. Bu yasa her şey değil, her şeyi bitirecek değil. Amaç, terör örgütünün silah bırakması ve kendisini tasfiye etmesidir” ifadelerini kullandı.
“Türkiye’de terör ve ayrılık sözleri geride kalacak”
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu tarafından hazırlanan raporun “Terörsüz Türkiye” kapısını araladığını, çıkarılan yasanın ise bu kapıyı sonuna kadar açtığını belirten Kurtulmuş, bu yolun kardeşlik ve bütünleşme yönünde ilerlemeyi sağladığını ifade etti. “Son iki yıldır Türkiye’de terörden dolayı kimse ölmüyor, bir kişinin bile burnu kanamıyor” diyerek, terör ve ayrılık sözlerinin geride kalacağını vurguladı.
Kurtulmuş, “Bu ülkede artık ne ayrılıkçı söyleme ne de ayrımcılık içeren söylemlere yer yok. İnsanları ötekileştiren, ikinci sınıf vatandaş olarak gören bir dilin bu memlekette yeri yoktur. Bunun için önce dillerimizi, niyetlerimizi ve kardeşlik üzerine olan faaliyetlerimizi artırmalıyız” dedi.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



