Öcalan’a Statü Tartışmaları Sürüyor!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Öcalan’a Statü Tartışmaları Sürüyor!

Çözüm sürecine dair yasal düzenlemelere ilişkin beklentiler devam ederken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a statü verilmesi konusundaki ikinci çağrısına AKP’li yetkililerden yanıt geldi. Yetkililer, “Ona özel bir statü verebilmek için öncelikle mahkumiyet halinin af ile sona ermesi gerekiyor. Ancak statü tanımlaması yerine, etkinliğini artırma noktasında diyalog ve görüş paylaşımı için bir ortam sağlanabilir” şeklinde bilgi verdi.

Yasal düzenlemelerin hangi zaman diliminde başlayacağına dair tartışmalar sürüyor. AKP’li yetkililer, Bahçeli’nin grup toplantısında yaptığı Abdullah Öcalan’a “statü” çağrısı ve “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” kurulması önerisini değerlendirerek, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın “süreci ilerletecek mekanizma oluşturulması” ve DEM Partililerin “Silah bırakma ile yasal düzenlemelerin eş zamanlı olması” açıklamalarını gündeme taşıdı.

“Sadece İmralı heyeti değil, farklı kesimler de ziyaret edebilir”

Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a statü önerisiyle DEM Partililerin Öcalan’ı “başmüzakereci” olarak tanımlamasına ilişkin AKP’li yetkililer, “Statü tanımlaması şu an için mümkün değil” açıklamasında bulundu. Yetkililer, “Öcalan şu anda cezası infaz edilen bir mahkum. Özel bir statü verilmesi için öncelikle mahkumiyet durumunun af ile sona ermesi gerekiyor. Ancak statü tanımı yerine, diyalog ve görüşmeler yoluyla etkinliğini artırmak daha fazla karşılık bulabilir. Gazetecilerin gidip röportaj yapması, farklı akademisyenler ve topluma katkı sağlayacak kişilerle fikir alışverişi yapılması faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

AKP’li yetkililer, bu görüşmelerin hangi sıfatla yapılacağının önemli olmadığını vurgulayarak, Adalet Bakanlığı’nın izniyle bu süreçlerin gerçekleştirilebileceğini belirtti. Yetkililer, “Görüşmelerin hangi sıfatla yapılacağı önemli değil. Ceza infaz koşulları içinde Adalet Bakanlığı’nın izniyle gerçekleştirilmesi mümkün. Öcalan, fikirlerini tüm toplum kesimlerine rahatlıkla ulaştırabileceği bir ortamda bulunabilir” dedi.

“Silah bırakma istenilen düzeyde değil”

Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ortak raporunda silah bırakmanın “kritik eşik” olarak nitelendirildiğini belirten AKP’li yetkililer, “Silah bırakmanın henüz istenilen düzeyde olmadığını” ifade etti. Yetkililer, “Öcalan’ın 27 Şubat’tan itibaren hem DEM’e hem de PKK’ya silah bırakma konusunda çok iddialı sözleri var. Ancak bu talimatlara rağmen yaşanan gecikmeler, Öcalan’ın etkinliğini azaltıyor. PKK’yı kurmuş ve yönetmiş birinin bu süreci daha etkin bir şekilde yönetmesi bekleniyor” dedi.

AKP’li yetkililer, hem kendi raporlarında hem de ortak raporda müstakil bir geçici kanun önerisinin yer aldığını hatırlatarak, bunun için silah bırakmanın beklendiğini yineledi. DEM Partililerin “silah bırakma ve yasal düzenlemelerin eş zamanlı yapılabileceği” çağrısına yanıt olarak AKP’li yetkililer, daha önce gerçekleştirilen çalışmaları hatırlattı. Komisyonun çok sayıda kişi ve kurumu dinlediğini, İmralı’yı ziyaret ettiğini ve tüm partilerin mutabakatıyla ortak bir rapor hazırlandığını belirtti. “Silah bırakmanın tatmin edici düzeyde olması gerekiyor. Eğer örgüt üyeleri gelmek istiyorlarsa, mevcut kanunlar ve etkin pişmanlık düzenlemeleri mevcut. Silahı bırakan birine ‘konuşalım’ deriz” dediler.

DEM Parti’nin “mekanizma kurulsun” önerisine yanıt

AKP’li yetkililer, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları’nın “süreci ilerletecek bir mekanizma kurulması” çağrısını da yanıtladı:

“O mekanizma zaten kuruldu. PKK’nın kendini feshederek oluşturduğu komisyon, Meclis’in merkezinde işlemeye başladı. Komisyon, İmralı’yı ziyaret etti ve ortaklaşa rapor hazırladı. Tüm bunlar bir mekanizma değil mi? Evet, sembolik olarak silah bırakıldı, bazı mağaralar boşaltıldı ama tatmin edici bir düzeyde silah bırakmanın gerçekleşmediği de bir gerçek. Biz bu mekanizmayı Meclis’in merkezinde kurduk, İmralı ziyaret edildi ve müstakil bir geçici kanun önerildi ancak silah bırakma sürecinde ilerleme kaydedilemedi. Yeni bir mekanizma kurma ihtiyacı var mı; mevcut durumda bir tamamlanma sağlansın, sonra yeni mekanizmayı değerlendiririz. Silah bırakmanın tatmin edici seviyede olması gerekiyordu. Bir yıl geçti, PKK kendini feshetti ama hala somut bir ilerleme yok. Hukukun, maddi gerçekliklere dayanması gerekir. Silahın durduğu, örgütün faaliyetlerinin olmadığı bir durumda bunu nasıl tarif edeceğiz?”

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın