
DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Pervin Buldan, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın entegrasyon, komisyon raporu ve yasal düzenleme konularındaki değerlendirmelerini ve taleplerini aktardı. Buldan, Öcalan’ın “Benim basın mensuplarıyla röportaj yapma ve basın toplantısı yapma talebim var. Bu hakkım olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandığını belirtti.
Pervin Buldan, son İmralı görüşmesinin detaylarını ve merak edilen konuları, Yeni Özgür Politika’dan Gülcan Dereli’nin soruları çerçevesinde yanıtladı. Öcalan’ın sağlıklı ve güçlü olduğunu ifade eden Buldan, “Büyük bir heyecan ve motivasyonla sürecin ilerlemesi için çaba sarf ediyor” bilgisini paylaştı.
Buldan, üç buçuk saat süren görüşmenin seyrine dair, “Sayın Öcalan her zaman meseleye ciddiyetle yaklaşıyor. Her ziyaretinde gündemini önceden belirleyip taslak halinde getiriyor ve bunu toplantının başında bizimle paylaşıyor. Toplantılar, ağırlıklı olarak gündeme odaklanmış bir şekilde ilerliyor” dedi.
“Yasal düzenlemeler artık hayata geçme aşamasına geldi”
Öcalan’ın koşullarında bir iyileşme yaşanmadığını aktaran Buldan, “Dışarıyla daha fazla bağlantı kurulması gerektiğini hem kendisi hem de biz ifade ediyoruz. Farklı kesimlerle görüşmeler yapılması, gazeteciler, akademisyenler ve siyasi aktörlerle diyalogların sürece katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Bu konuyu iktidarla görüşüyoruz. Yasal düzenlemeler artık hayata geçme aşamasına geldi. Sayın Öcalan’ın bu kanallarının açık olması gerekiyor. Farklı şahsiyetlerle görüşmeler yapması konusunda umarız ki en kısa zamanda bu yol açılır” şeklinde konuştu.
“Silahlar sembolik de olsa bırakıldı”
Buldan, komisyon raporu ile demokratik entegrasyon konusundaki beklentilerini şu sözlerle ifade etti:
“Sayın Öcalan demokratik entegrasyonu, klasik bir bütünleşme olarak değil, iki aşamalı bir süreç olarak tanımlıyor. İlk aşamayı tamamladığımızı belirtti. Yani çatışma sona erdi, silahlar sembolik de olsa bırakıldı. Öcalan, yasal düzenlemelerle birlikte demokratik bir entegrasyonun hayata geçmesi gerektiğini vurguladı. Bu, klasik bir bütünleşme değil; entegrasyon sürecinde tarafların haklarının güvence altına alınması gereken bir süreç. Kürt halkının anadili gibi birçok konuda beklentileri var ve bu konularla ilgili güvenceye ihtiyaç duyuluyor. Kürt halkının haklarını, hukukunu, dilini ve kimliğini koruyan bir yaklaşımın hayata geçmesi lazım. Entegrasyon ancak böyle mümkün olabilir.”
Entegrasyon nasıl olacak?
Buldan, entegrasyonun bir diğer boyutunun “silah bırakan, cezaevinde bulunan ve sürgünde olanları” kapsadığına dikkat çekerek şunları söyledi:
“İkinci aşama olarak nitelendirdiği entegrasyon sürecinin diğer bir boyutu, yasayla birlikte silah bırakacak kişilerin nasıl entegre olacağı konusudur. Türkiye’ye veya başka bir yere gitmeleri için hangi yolların izleneceği tartışıldı. Yasa çıkar çıkmaz bu konuda bir planlama yapılması gerektiğini belirtti. Örneğin, Kandil’deki ve Mexmûr’daki insanlar ne olacak? Yurt dışında yaşayan siyasi nedenlerle ülkeyi terk edenler var. Cezaevinde siyasi nedenlerden tutuklu binlerce insan var. Bütün bu konuların yasayla birlikte entegrasyonu nasıl sağlanacak, bunun üzerinde durmak gerekiyor” ifadelerini kullandı.
“Rapor eksik ama kıymetli”
Buldan, raporun değerli olduğunu vurgularken, “Meclis çatısı altında kurulan komisyonun çoğunluğunun mutabakat sağladığı bir rapor. Ancak iki konuda eleştirimiz var. Kürt sorunu bir terör sorunu olarak ifade edilemez. Biz yıllardır bu sorunun kökenlerini anlatmaya çalışıyoruz. Ayrıca anadil meselesine yönelik yaklaşımın yetersiz olduğunu düşünüyoruz. Raporun yapıcı kısımlarına katılıyoruz fakat bu iki noktada şerh yazdık. Raporun ihtisas komisyonuna bir an önce gönderilmesi ve yasa hazırlıklarının başlaması gerektiğini düşünüyoruz. Zamanla yayılan her mesele çeşitli sorunlarla karşılaşabilir ve olumsuz etkilerle karşılaşma riski taşır.”
“Rojava’ya yapılan saldırılarla birlikte bir kez daha ulusal birliğin ruhu yakalandı”
Buldan, görüşmenin özetinin kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kısa açıklamaların yeterli olmadığını ifade ederek, “Artık neler konuşulduğunu, öne çıkan meseleleri paylaşmak istiyoruz. Sayın Öcalan’ın bir aylık süreçteki konulara yaklaşımını kamuoyuna aktarmak istiyoruz” dedi.
Son dönem Rojava’ya yapılan saldırılarla birlikte ulusal birliğin ruhunun yeniden yakalandığını belirten Buldan, “Kürt halkı her yerde bu konuda duyarlılık gösterdi. Rojava’ya sahip çıkma ruhu ortaya çıktı. Bu meselenin müzakerelerle, diyalogla çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. Sayın Öcalan’ın bu konudaki çabaları büyük önem taşıyor. Güney Kürdistan’daki liderlerin, özellikle Barzanilerin ve Talabanilerin yaklaşımlarını çok kıymetli buluyoruz. Bu ruhu ete kemiğe büründürmek gerekiyor. Sayın Öcalan’ın ulusal birlik konusundaki duruşu net. Ulusal birlik kaçınılmaz bir gereklilik olarak önümüzde duruyor. Gelecek süreçte bu meseleyi daha farklı iletişim ve müzakerelerle hayata geçirebilmek adına çaba göstermeliyiz.”
Öcalan’ın talepleri
Buldan, Öcalan’ın taleplerini şu şekilde aktardı:
“Bazı gazetecilerin soru göndermesi ve bunları cevaplaması talebi vardı. Ancak bu yöntemi doğru bulmadığını ifade etti. Esas mesele şurada tıkanıyor; benim basın mensuplarıyla röportaj yapma ve basın toplantısı yapma talebim var. Böyle bir hakkım olduğunu düşünüyorum” dedi. Gazetecilerle bir araya gelmeyi önemsiyor ve süreci kendileriyle paylaşmayı istiyor. Bir gazeteci ekibiyle oturup konuşmak ve onlarla süreci tartışmak gibi bir niyetinin olduğunu ifade etti. Bu konuyu da takip edeceğiz ve gelişmeleri yakından izlemeye devam edeceğiz.”
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



