Öcalan’dan Silah Bırakma Çağrısı: Tarihi Fırsat

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma

İmralı’da PKK’nın yasal partisi olan Demokratik Eşitlik Hareketi (DEM) heyeti ile son görüşmesini gerçekleştiren Abdullah Öcalan, beklenen çağrısını kamuoyuna duyurdu. Öcalan, PKK’nın ortaya çıkış gerekçelerinin yeni yüzyıla girerken geçerliliğini yitirdiğini ifade ederek, “Sistem arayışları ve gerçekleştirmeler için demokrasi dışı bir yol yoktur” şeklinde net ifadeler kullandı. Metninin sonunu ise dikkat çekici bir çağrı ile noktalamıştı: “Sayın Devlet Bahçeli’nin yaptığı çağrı, Sayın Cumhurbaşkanı’nın koyduğu irade ve diğer siyasi partilerin bu malum çağrıya yönelik olumlu yaklaşımları ile oluşan iklimde silah bırakma çağrısında bulunuyorum. Bu çağrının tarihi sorumluluğunu üstleniyorum. Varlığı zorla sona erdirilmemiş her çağdaş cemiyet ve partinin gönüllü olarak yapacağı gibi devletle ve toplumla bütünleşme için kongrenizi toplayın ve karar alın; tüm gruplar silah bırakmalı ve PKK kendini feshetmelidir.”

Öcalan’ın bu çağrısı, örgütü fiilen yöneten dağ kadrosu için önemli bir sinyal niteliğindeydi. Dağ kadrosunun yanı sıra düz ovadaki temsilcileri için de benzer bir durum geçerliydi. Onlar, özellikle Donald Trump’ın göreve gelişi ve Suriye devriminden sonra oynadıkları uzatmaların sonuna geldiklerinin bilincindeydiler. Öcalan’ın “Atakürt” olarak gördükleri manevi önderlerinin “Artık bu iş anlamsız, sürdürülebilir değil” demesi üzerine, aynı yolda ısrar etmenin marjinalleşmek ve halk desteğini kaybetmek anlamına geleceğini anlamamaları imkânsızdı. Uzun süre sürdürdükleri Çözüm Süreci’ndeki performanslarının aksine, bu kez Öcalan’a takoz olmamaları ve dört ayda bir sonuç almaları, kendilerinin durumunun aydınlandığını gösteriyordu. Umarım, ulaştıkları bu noktanın kendilerine tanınmış son fırsat olduğunu, köprüden önce son çıkış olduğunu unutmazlar ve siyaseti, demokrasiyi istismar eden, toplumsal huzuru bozan unsurları tarih sahnesine gömerler.

***

Dün, Amerikan ve Rus heyetleri İstanbul’da bir araya geldi. Her ne kadar toplantının amacı olarak “Asla Ukrayna konuşulmayacak” açıklaması yapılsa da, gerçekte gündemleri, Ukrayna savaşı nedeniyle kesintiye uğrayan diplomatik ilişkilerin yeniden tesisiydi. Toplantının odak noktası, akamete uğramış büyükelçilik faaliyetlerini tekrar yürürlüğe sokmak olarak belirlendi. Bununla birlikte, bu diyalogların nihai hedefinin, Ukrayna üzerine yürütecekleri pazarlıklar için asgari zemin oluşturmak olduğu barizdi. Yeni işbirlikleri geliştirmenin ilk adımları atılıyordu.

Donald Trump ile Vladimir Putin arasında, Ukrayna’nın yeraltı kaynaklarına ve topraklarına çökme konusunda ilkesel bir uzlaşmaya varıldığı açıktı. Kiev’e doğru yola çıkan Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenski’nin de bu plana “Evet” dediği belirtiliyor. ABD’nin Ukrayna’nın yeraltı zenginliklerini çıkarmak ve onları kontrol altına almak amacıyla sürece dahil olması, Rusya’ya karşı doğal bir kalkan oluşturma hedefi taşıyor. Ukraynalılar, Turuncu Devrim dalgasına Türkiye ile aynı yıllarda maruz kaldılar. Türkiye’de Gezi olayları başarısız olurken, Ukrayna halkı ne yazık ki bizim kadar şanslı olamadılar ve Avrupa’ya entegrasyon sürecindeyken, vatanlarından, yaşamlarından, ailelerinden oldular.

***

İnternet üzerinden satılan ürünlerin fiyatları arasında göze çarpan bir fark dikkat çekiyor. Örneğin, eczanelerde 700 TL’ye satılan magnezyum takviyesi, internette 350 TL fiyatla bulunabiliyor. Bu fiyat makasının sebebini eczacılara sorduğumda, başlangıç

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın