
Melih Altınok’un Yazısı Üzerine Özet
Sabah Gazetesi Yazarı Melih Altınok, bugünkü köşesinde Abdullah Öcalan’ın</strong mesajlarının ardından muhalefetin tutumunu ele aldı. Altınok, Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu gibi isimleri örnek göstererek, “Ana muhalefette pozisyonlar sabitlenmiş değil.” ifadesini kullandı.
Melih Altınok’un başlığı ‘Öcalan’ın çağrısı ana muhalefeti bir o yana bir bu yana salladı’ olan yazısında, Öcalan‘ın PKK‘ya “silah bırak” çağrısının ardından, yerel seçimlerde Demokratik Eşitlik ve Mücadele (DEM) ile oluşturulan kent uzlaşısının öne çıktığını dile getirdi. Ana muhalefet partisi temsilcileri, bu mesaj sonrası farklı tutumlar sergiliyor.
Öcalan, PKK’ya silah bırakma çağrısında bulunurken devlete herhangi bir şart getirmedi. Bu aşamada Özgür Özel, yaptığı açıklamada, “İç barış, otoriter bir sistemde değil, demokratik düzende, hukuk devleti ilkelerine uymakla, adalet ve eşitlikle sağlanır.” diyerek durumu dengelemeye çalıştı. Bu şekilde Öcalan’ın çağrısını kendi partisinin yanına çekmiş oldu.
Özel’in mesajı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk‘ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesine dayanarak, barış ve demokrasi çabalarının desteklenmesi gerektiği düşüncesini ön plana çıkararak sonlandırıldı. Diğer yandan, DEM oylarıyla İstanbul’un yerel seçimlerinde uzun süre başarılı olan Ekrem İmamoğlu, Öcalan’ın çağrısından bir gün sonra açıklama yaparak, “Çağrıyı değerli buluyoruz. Ancak, sorumluluk sadece tek bir tarafın değil, bu ülkeyi yönetenlerin de omuzlarındadır.” şeklinde bir görüş sundu. Bu şekilde, Özel’in mesajına benzer bir dil kullandı.
Bu durum, muhalefette tutumların henüz net bir şekilde belirlenmediğini göstermektedir. Örneğin, Mansur Yavaş, Öcalan’ın açıklamalarına sessiz kalırken, halk arasında Türk bayraklarını astırarak bir denge kurmaya çalıştı. Yavaş, bu sürecin etkisi altında kaldığı görülmektedir. Gözler, geçmiş seçimlerde DEM ile ilişkilerini denyerek oy toplayan Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmiştir.
Bunların yanı sıra, Sırrı Süreyya Önder, Öcalan’ın mektubunu kamuoyuyla paylaşarak gündemde dikkat çekti. Keyifli bir ifade ile yaptığı açıklamalarda, Öcalan’ın “silahların bırakılması ve PKK’nin kendisini feshetmesi” gerektiği düşüncesini öne çıkardı. Ancak Altınok, bu durumun aslında kamera kayıtları ve gözlemcilerin katılımıyla yapılan görüşmelerin geçmişte yarattığı kafa karışıklığını tekrarladığına dikkat çekiyor.
Altınok, Öcalan’ın içeriğinden muaf bir şekilde anlaşılan “PKK’nın hukuki boyutunun tanınması” talebinin, daha resmi bir dokümana geçmeden şifahen dile getirilmiş olmasının sorgulanması gerektiğini savundu. Öcalan’ın açıklama temellerine dönmesini eleştirerek, bu tür önemli meselelerin belgelerde ifade edilmesi gerektiğini öne sürdü.
Altınok, Türkiye’deki PKK ile diğer ülkelerdeki ayrılıkçı hareketlerin benzetilmesinin hata olduğunu belirtti. Batı Avrupa’daki ayrılıkçı hareketlerin yasal kanatlarının, silahlı kanadı demokratik bir çizgiye çekme çabası içinde olduğuna dikkat çekerken, Türkiye’de böyle bir durumun olmadığını savundu.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



