

Demokrasi ve Emek Partisi (DEM) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, terör örgütü PKK’nın lideri Abdullah Öcalan’ın yapmayı planladığı olası çağrıyla alakalı olarak Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un açıklamalarına sert bir şekilde yanıt verdi. Bakırhan, Bakan Tunç’un “görüntülü mesaj mevzuata uygun değil” şeklindeki ifadelerini eleştirerek, yüzyıllık bir sorunun çözümüne dair önemli bir çağrının bu şekilde engellenmemesi gerektiğini vurguladı.
Bakırhan, yaptığı açıklamada, “Adalet Bakanı, daha dün ‘görüntülü mesaj mevzuata uygun değil’ diyor. Yüzyıllık sorun için, çok değerli bir çağrı yapılacak. Adalet Bakanı diyor ki, ‘Öcalan’ın Türkiye toplumu ile, Kürtler ile, Aleviler ile buluşması mevzuata uygun değil.’ Sanki İmralı’da hukuk uygulanıyor” diye ifade etti. Bu sözlerle, Bakan Tunç’un açıklamalarının zamanlamasının düşündürücü olduğunu ve gerçekçi bulunmadığını dile getirdi.
Bakırhan, devam eden açıklamalarında, “Sanki İmralı’da bir mevzuat var. Mevzuat mı, hukuk mu bıraktınız? Orada gayri resmi hukuk uygulanıyor. Mevzuatın olmadığı bir yerde, çağrının yapılacağı zaman mı bize mevzuatı hatırlatıyorsunuz Sayın Bakan? Sanki mevzuat varmış. Öcalan, dört yıldır ailesi ve avukatlarıyla görüştürülmüyor. Dört yıldır oradaki duruma dair kimsenin haberi yok. Kuş bile uçurtmuyorlar. Kendi antidemokratik hukuklarında bile böyle bir mevzuat yok” diyerek, İmralı Cezaevi’nde yaşanan insan hakları ihlallerine dikkat çekti.
Bakırhan, eleştirilerini sürdürerek, “Sayın Bakan, daha yeni mevzuatı, hukuku hatırlamış. Şimdi yapılacak bu çağrı karşısında sizi ciddiyete, samimiyete davet ediyorum. Sayın Öcalan’ın yapacağı bu tarihi çağrının, anı anına Türkiye halklarıyla buluşmasını sağlayacak bir yol ve yöntem bulmanız gerekiyor” şeklinde konuştu. Bu ifadeleriyle, Bakan Tunç’a çağrı yaparak Öcalan’ın mesajının geniş kitlelere ulaşması için gerekli adımların atılması gerektiğini vurguladı.
Son olarak, Bakırhan, “Sayın Bahçeli ‘Meclis’e gelsin’ demişti, artık gerisini siz bulun Sayın Bakan. Sanki mevzuat ve hukuk uyguluyorsunuz. Çağrı yapılacağı zaman mevzuat ve hukuku hatırlatıyorsunuz. Sayın Bakan’ı ciddiyete ve samimiyete davet ediyorum” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. Bu ifadeleri, Bakırhan’ın hükümete ve Adalet Bakanı’na yönelik ciddi bir eleştiri ve çağrı olarak kaydedildi.
Bu tartışma, Türkiye’deki Kürt meselesi ve Öcalan’ın durumuna ilişkin daha geniş bir bağlamda düşünülmesi gereken bir meseledir. Tuncer Bakırhan’ın açıklamaları, mevcut hükümetin tutumuna dair bir sorgulama niteliği taşıyor ve Türkiye’deki demokratik süreçlerin nasıl işlerlik kazandığına dair önemli sorular ortaya koyuyor. Uzun süredir devam eden bir çözüm sürecinin varlığına karşın, bu tür siyasi çıkmazlar pek çok insan tarafından katı bir şey olarak değerlendiriliyor.
Öcalan’ın mesajı ve çağrısı, Kürt toplumunu ve Türkiye genelindeki birçok grubu yeniden harekete geçirebilir. Tuncer Bakırhan’ın bu çağrıyı desteklemesi ve sağlıklı bir diyalog çağrısını öne çıkarması, siyasi bir adım olarak görülebilir. Bakırhan, hem hükümeti hem de toplumu bu mesele hakkında daha duyarlı olmaya ve iletişim kanallarını açık tutmaya davet ediyor. Bu, Türkiye’nin siyasi manzarasında önemli bir çatışma ve çözüm
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



