
“`html
Abdullah Öcalan’ın terör örgütü PKK’nın silah bırakma çağrısı dünyada büyük yankı bulurken, bu durumu yakından takip eden ülkeler arasında İsrail de yer alıyor. Öcalan’ın çağrısı, özellikle Türkiye’nin PKK ile girdiği süreç kapsamında dikkat çekici bir hal aldı. İsrail’in önde gelen basın kuruluşlarından Haaretz gazetesi, bu gelişmelere atıfta bulunarak, “PKK’nın devreden çıkmasının Suriye’nin güç dengelerini değiştirip İsrail’in varlığını tehdit edebileceğini” ifade etti.
“SURİYE HAVA SAHASI İSRAİL’E KAPANABİLİR”
Haaretz gazetesi, PKK’nın silah bırakmasının Suriye ve çevresindeki güç dengelerini değiştirebileceği uyarısında bulunarak, “Türkiye, Esad’ın düşüşünün ardından Suriye’yi kendi himayesine aldı, şimdi ise burayı stratejik bir etki alanına dönüştürmeyi hedefliyor. Rusya ile koordinasyon içinde İsrail’e açık olan Suriye hava sahası, Moskova’nın yerini Türkiye alırsa kapanabilir” şeklinde belirtmekte. Bu durum, Türkiye’nin Suriye üzerindeki etkisinin artmasıyla sonuçlanabilir.
Analizde, İsrail’in Suriye’de kalan tek yabancı güç olduğuna dikkat çekilirken, Türkiye ile karşı karşıya kalabileceği ifade ediliyor. “İsrail, Suriye’de kalan tek yabancı güç olarak Türkiye ve Suriye’nin baskılarıyla karşı karşıya kalabilir” denilerek, ABD yönetiminin de İsrail üzerindeki baskıyı artırabileceği ve Erdoğan’ın Suriye’de tam hakimiyet sağlama konusundaki çabalarına destek olabileceği vurgulandı.
Öte yandan, ABD’nin Suriye’den tamamen çekilmesi için Türkiye’nin DEAŞ’a karşı YPG ve PKK’nın yerine geçebileceğine ikna olması durumunda, YPG ve PKK’ya sağlanan ABD desteğinin son bulması bekleniyor. Bu senaryo gerçekleşirse, PKK’nın Türkiye ve Suriye ile yüzleşme durumunda kalabileceği belirtiliyor.
İSRAİL SURİYE’DE HUZUR İSTEMİYOR
İsrail, Suriye’de Türkiye’nin varlığından ve giderek güçlenmesinden rahatsız olarak yeni işbirlikleri arayışına girdi. Türkiye’nin Suriye hava sahasını kontrol etmesini istemeyen İsrail, bu alanda Rusya’nın bölgede olduğu dönemlerde 2019 yılında yapılan anlaşmalar ile Suriye’deki hedeflere karşı askeri operasyonlarını önceden koordinatları vererek gerçekleştirebiliyordu. Bu süreçte, Netanyahu’nun askeri sekreteri Roman Goffman’ı Rusya’ya göndermesi, bölgede yeni bir hareketliliğin fitilini ateşlemiş oldu.
DÜRZİ YETKİLİLERDEN NETANYAHU’YA TEPKİ
İsrail’in bölgedeki stratejileri karşısında Dürzi liderlerden gelen tepkiler de dikkat çekiyor. Lübnan’da Dürzi lider Velid Canbolat, “İsrail, mezhepleri kendi çıkarları için kullanarak bölgeyi parçalamak istiyor. Büyük İsrail’i gerçekleştirmek istiyor” diyerek bölgedeki Arap liderlerine sorumluluk alma çağrısında bulundu. Bu durum, İsrail’in bölgedeki kargaşayı artıran politikalarını eleştiren bir yaklaşımdır.
SURİYE’YE KARŞI DÜRZİ VE KÜRTLERE İTTİFAK TEKLİFİ
Hükümeti Başkanı Benyamin Netanyahu’nun, Suriye ve Lübnan’daki düşmanlarının yeniden güçlenmesine izin vermeyeceğini belirterek, “Lübnan’daki Hizbullah’ı diz çöktürdükten ve Suriye’de Esad ordusunu yok ettikten sonra, Lübnan ve Suriye’deki düşmanlarımızın yeniden güç kazanmasına izin vermeyeceğiz. Aynı zamanda elimiz Dürzi müttefiklerimiz ve bölgedeki Kürt dostlarımıza uzanıyor” ifadeleri, İsrail’in stratejik hedeflerinin ne denli cüretkar olduğunu göstermektedir. İsrail’in bu açıklamaları, bölgedeki etnik
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



