Öğrenciler Beyazıt’ta direniş mesajı verdi!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Öğrenciler Beyazıt’ta direniş mesajı verdi!

19 Mart operasyonunun birinci yılı dolayısıyla dün akşam İstanbul Üniversitesi’nden Saraçhane’ye yürüyüş düzenleyen üniversite öğrencileri, bugün de Beyazıt Meydanı’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “KYK yurtları artık hapishaneye dönüşmüş durumda. Öğrenciler, niteliksiz yemek ve tavanları çöken odalarla devlet yurtları ile cemaat evleri arasında tercih yapmaya zorlanıyor. Bir ay geçinmemiz beklenen KYK bursları, daha karta yatmadan enflasyon karşısında eriyor… Liseli kardeşlerimiz, MESEM adı altında sermayenin kanlı çarklarına ‘ucuz işçi’ olarak sunuluyor. Çocuk yaştaki arkadaşlarımızın fabrikalarda ve şantiyelerde can vermesi kaza değil, cinayettir! Bu cinayetlerin sorumlusu; AKP ve hükümetindeki bakanlardır… Ama bir kez daha haykırmak istiyoruz. Hiçbir yere gitmiyoruz! Eşit ve özgür yarınlar için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz!” ifadelerine yer verildi.

18 Mart’ta üniversite diploması iptal edilen ve hemen ardından gözaltına alınan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile arkadaşlarına yönelik gerçekleştirilen operasyonun birinci yıl dönümünde üniversite öğrencileri dün akşam bir yürüyüş yapmıştı. Bugün öğle saatlerinde ise İstanbul Üniversitesi Esnaf Yemekhanesi önünde toplanan öğrenciler, sloganlar eşliğinde geçen yıl barikatın aşıldığı noktadan geçerek Beyazıt Meydanı’na ulaştı.

“AKP iktidarı, haklarına ve geleceğine sahip çıkan öğrencileri tutuklamalarla, uzaklaştırmalarla ve ev hapis cezalarıyla susturmaya çalışıyor.”

Beyazıt Meydanı’nda açıklama yapan üniversite öğrencileri, 19 Mart sürecinde yaşananları ve verdikleri mücadeleyi dile getirdi. “Direnişimizin üzerinden bir yıl geçti. Bugün, AKP iktidarı, haklarına ve geleceğine sahip çıkan öğrencileri tutuklamalar, uzaklaştırmalar ve ev hapis cezalarıyla susturmaya çalışıyor. MESEM’e karşı çıktığı için 16 arkadaşımız dönem başında tutuklandı. Hacettepe Üniversitesi’nde ülkesine ve üniversitesine sahip çıkan arkadaşlarımız 3 yıla kadar uzaklaştırma cezaları aldı. Laikliği savunduğu için üç öğrenci hala ev hapsinde. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa’daki 13 arkadaşımıza soruşturmalar açıldı. Beyazıt’ta Rojava’ya yönelik saldırıları protesto eden 4 arkadaşımız ise 66 gündür tutuklu” şeklinde konuştu.

Öğrencilerin açıklamasında şu görüşlere yer verildi:

“AKP iktidarı; geleceksizliğe mahkum ettiği, MESEM’lerde katlettiği, üniversitelerde faşist çeteleri üzerine saldığı ve iliklerine kadar sömürdüğü gençliği tamamen teslim almak istiyor. Ancak gençlik, buna izin vermeyeceğini ve kendisini savunacağını bir kez daha gösterdi. Gençler, kendi geleceklerini haklı mücadeleleriyle yaratacaklar! Mücadelemiz, kurmak istediğiniz düzenden büyüktür. Barikatları aşıp koca bir ülkeye umut olduğumuz meydandan bir kez daha haykırıyoruz: Mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz!

“Rejim, oturduğu koltuktan kalkmamak için baskı ve zorbalığı artırmayı tek yol olarak görüyor.”

Baskıcı uygulamaların yoğunlaştığı bir dönemdeyiz ve gençlik üzerinde artan saldırılarla karşı karşıyayız. Karşımızda halkın gözünde meşruiyetini yitirmiş bir rejim var. Bu rejim, oturduğu koltuktan kalkmamak için baskı ve zorbalığı artırmayı tek çözüm olarak görüyor. Daha fazla baskı, daha fazla operasyon ve daha fazla saldırı, rejimin karakteri haline gelmiştir. Bugün Türkiye, sermaye ve iktidar iş birliğiyle topyekûn bir sömürü alanı haline gelmiştir. İşçi sınıfının kazanılmış hakları gasp edilmekte, kayyım rejimi yönetim mekanizması haline gelmektedir. Halkın nefes alabileceği alanlar, sermayenin kuşatması altındadır. Rejim, medyası, yargısı ve paramiliter çeteleriyle toplumu esir almaya çalışmaktadır.

“Üniversiteler şirketiniz değil, bizim yaşam alanımızdır.”

Ancak göz ardı edemeyecekleri bir gerçek var: Bu toprakların mayasında direniş bulunmaktadır; devrimciler, bu topraklarda silinmeyecek izler bırakmıştır! Kısıtlamalar ve baskılarla iktidarın hedef aldığı gençlik, kayyım rektörlerin keyfi saldırılarına maruz kalmaktadır. Amfiler, tarikatların ve sermayedarların arka bahçesi haline getirilmeye çalışılmaktadır. Bilimsel düşünce, ‘makbul vatandaş’ yaratma projelerine kurban edilmektedir. Polis ve ÖGB kuşatması altındaki kampüslerde özgürce konuşmak, tartışmak ve en demokratik örgütlenme araçları suç sayılmaktadır. Ama Beyazıt’tan bir kez daha haykırıyoruz: Bu böyle gitmez. Üniversiteler şirketiniz değil, bizim yaşam alanımızdır!

“Milyonlarca genç arkadaşımız; geleceğinden umutsuz bir şekilde açlıkla boğuşuyor, okulunu bırakıp çalışmak zorunda kalıyor, intihara sürükleniyor.”

KYK yurtları hapishaneye dönüşmüş durumda. Öğrenciler, niteliksiz yemek ve tavanı çöken odalarla devlet yurtları ile cemaat evleri arasında seçim yapmaya zorlanıyor. Bir ay geçinmemiz beklenen KYK bursları, daha karta yatmadan enflasyon karşısında eriyor. Gençler, okumak ya da hayatta kalmak arasında hapsedilmiştir. Liseli kardeşlerimiz, MESEM adı altında sermayenin kanlı çarklarına ‘ucuz işçi’ olarak sunulmaktadır. Çocuk yaştaki arkadaşlarımızın fabrikalarda ve şantiyelerde can vermesi kaza değil, cinayettir! Bu cinayetlerin sorumlusu; AKP ve hükümetindeki bakanlardır. Milyonlarca genç arkadaşımız; geleceğinden umutsuz bir şekilde açlıkla boğuşuyor, okulunu bırakıp çalışmak zorunda kalıyor, intihara sürükleniyor… Ama bir kez daha haykırmak istiyoruz. Hiçbir yere gitmiyoruz! Eşit ve özgür yarınlar için mücadelemizi büyütmeye devam edeceğiz!

“ABD emperyalizminin, bir halkın egemenliğini bombalarla ve darbelerle nasıl yok etmeye çalıştığına şahit oluyoruz.”

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına da değinilen açıklama şöyle sona erdi:

“Emperyalizm, çöküşteki sistemini ayakta tutmak için dünyayı ateşe vermekte kararlıdır. ABD ve onun suç ortağı İsrail; Orta Doğu’dan Latin Amerika’ya kadar dünya halklarının üzerine bomba yağdırmaktadır. Daha dün Venezuela halkının seçilmiş iradesine karşı yapılan alçakça saldırıyı gördük. Bugün ise benzer bir durumu İran’da yaşamaktayız. ABD emperyalizminin, bir halkın egemenliğini bombalarla ve darbelerle nasıl yok etmeye çalıştığını görmekteyiz. Buradan, Beyazıt Meydanı’ndan ABD emperyalizmine ve İsrail Siyonizm’ine karşı direnen halklara selam gönderiyoruz.

Arkadaşlar, biz bitmeden bu kavga bitmez! Duymayan kulaklar duysun, görmeyenler gözler görsün, gençlik Beyazıt’ta ve yeniden ayakta!
Biz, 68’in anti-emperyalist cüretiyiz.
Biz, Gezi’nin o zapt edilemez çocuklarıyız.
Biz, 19 Mart’ın barikatları yıkan iradeyiz!
Biz Ali İsmail’in ve Berkin Elvan’ın arkadaşlarıyız. Saray

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın