
Türk Eğitim Derneği’nin düşünce kuruluşu TEDMEM, Türkiye’nin öğretmen yetiştirme, istihdam ve kariyer politikalarını 10 farklı ülke ile karşılaştırarak incelediği raporunu duyurdu. Bu rapor, Türkiye’deki öğretmen yetiştirme sisteminin nitelik yerine nicelik odaklı işlediğini ve bu durumun ciddi reform gereksinimini ortaya koyduğunu vurguluyor.
İSTANBUL (İGFA) – Türk Eğitim Derneği’ne bağlı TEDMEM’in hazırladığı “Ülkelerin Öğretmen Yetiştirme, İstihdam ve Kariyer Gelişim Politikaları” başlıklı rapor, Türkiye’deki öğretmen yetiştirme ve istihdam süreçlerine dair kapsamlı bir değerlendirme sunuyor. Bu çalışmada Türkiye’nin yanı sıra Finlandiya, Estonya, İngiltere, Kanada, Güney Kore, Japonya, Polonya, Almanya ve Fransa gibi ülkelerin uygulamaları detaylı bir şekilde ele alınıyor.
TÜRKİYE’DE NİCELİK, DÜNYADA NİTELİK
Rapor, Türkiye’deki eğitim fakültelerinde yaklaşık 185 bin öğrencinin eğitim gördüğünü, her yıl 40 bin yeni mezun olmasına rağmen yıllık öğretmen atamalarının sadece 6–8 bin civarında kaldığını ortaya koyuyor. Bu durum, “atama umudu zayıflayan” birçok öğretmen adayının motivasyonunu olumsuz etkiliyor.
Uluslararası karşılaştırmalarda, Finlandiya ve Estonya gibi ülkelerin sınırlı sayıda üniversitede nitelik odaklı eğitim verdiği, İngiltere, Japonya ve Almanya’nın ise çok aşamalı sınav ve performans değerlendirmeleri ile eleme yaptıkları ifade ediliyor. Türkiye’de ise geniş bir aday havuzu, öğretmenlik mesleğinin sürdürülebilirliği açısından önemli sorunlar yaratıyor.
Raporda, Türkiye’nin eğitim fakültesi mezunlarının Millî Eğitim Akademisi bünyesinde yeniden hazırlık eğitimine tabi tutulduğu belirtiliyor. Ancak bu hazırlık, Almanya’daki “hazırlık hizmeti” gibi uygulamalara benzememekte; teorik ve uygulamalı dersleri kapsayan ikinci bir öğretmen yetiştirme süreci olarak dikkat çekiyor. Bu durum, adayların mesleğe geçiş süresini uzatmakta ve motivasyonlarını düşürmektedir.
KARİYER VE MESLEKİ GELİŞİMDE EKSİKLİKLER
Rapor, Türkiye’de uzman öğretmenlik ve başöğretmenlik basamaklarının büyük ölçüde kıdeme dayandığını, uluslararası örneklerde olduğu gibi performans, lisansüstü eğitim veya yetkinlik kriterlerine bağlı bir sistemin bulunmadığını vurguluyor. Estonya, Polonya ve Kanada gibi ülkelerde ise kariyer basamaklarının bilgi, beceri ve yetkinlik gelişimini destekleyici bir yapı sunduğu, maaş ve sorumlulukların da buna göre değiştiği ifade ediliyor.
TEDMEM’İN ÖNERİLERİ
Raporda, Türkiye için öne çıkan öneriler şu şekilde sıralanıyor:
- Öğretmen seçimi, yetiştirilmesi ve istihdam süreçleri baştan sona yeniden yapılandırılmalıdır.
- Alan ve kademeye göre farklı öğretmen yetiştirme modelleri geliştirilmelidir.
- Millî Eğitim Akademisi hazırlık eğitimi açık, bilimsel ve işlevsel bir biçimde tanımlanmalı; Eğitim Fakültesi mezunları için uygulama ağırlıklı olmalıdır.
- Kariyer basamakları yetkinlik ve uzmanlaşma temelli bir sisteme dönüştürülmelidir.
- Öğretmenlik mesleği, yalnızca istihdam edilen bir kadro değil, eğitim sisteminin stratejik bir reform ekseni olarak konumlandırılmalıdır.
- Atanma umudu zayıflayan adayların niteliklerini geliştirmesi ve başka alanlarda sürdürülebilir istihdam elde edebilmesi için ulusal ölçekte reskilling ve upskilling programları tasarlanmalıdır.
Raporda vurgulanan önemli mesaj, Türkiye’nin öğretmen yetiştirme sisteminin nicelik odaklı ve plansız bir şekilde yürütüldüğü, nitelik ve sürdürülebilirlik odaklı reformlarla mesleğin güçlendirilebileceğidir.
Okuyucu Yorumları0
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!



