Okul Güvenliği İçin Psikolojik Destek Şart!

Haber MerkeziHaber Merkezi
0 okunma
Okul Güvenliği İçin Psikolojik Destek Şart!

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yaşanan saldırıya yönelik bir soruşturma başlatırken, İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur’un görevden alındığı bildirildi.

Saldırganın, daha önce dokuz kişiyi öldürüp intihar eden 8. sınıf öğrencisi olduğu ve okulun rehber öğretmeninin, bu öğrencinin psikolojik durumu hakkında ailesini defalarca uyardığı, ancak bu uyarıların aile tarafından dikkate alınmadığı iddiaları ortaya atıldı.

Bu durum, Türkiye’de okullardaki rehber öğretmenlik ve psikolojik danışmanlık sistemine dair tartışmaları da alevlendirdi.

Rehberlik servisleri, öğrencilerin akademik ve davranışsal gelişimlerini takip etmek ve destekleyici programlar sunmak amacıyla faaliyet göstermektedir.

Ancak BBC Türkçe’ye konuşan uzmanlar, okullarda yeterli sayıda rehber öğretmen bulunmadığını ifade ediyor.

2025 yılında gerçekleştirilecek 15 bin sözleşmeli öğretmen ataması kapsamında rehberlik branşına yalnızca 377 kontenjan ayrıldığı belirtiliyor. Bu, son on yılın en düşük rakamı olarak kaydedildi.

‘Aileler çocuklarını yanlı değerlendirebiliyor’

Eğitimciler, rehber öğretmenlerin yüzlerce öğrenciyi takip etmek zorunda kalmasının çeşitli sorunlara yol açtığını vurguluyor.

Özel gereksinimleri olan veya okula uyum sorunu yaşayan çocukların ailelerinin bazen reddedici bir tutum sergilemesinin, sağlıklı bir rehberlik programını sekteye uğratabileceği de dile getiriliyor.

Eğitimciler, velilerin çocuklarındaki farklılıkları görme konusunda direniş gösterebildiğini belirtiyor. Birçok durumda, acil müdahale gereksinimi olduğunda, aileler ikna edilemediği için gecikmeler yaşanıyor.

BBC Türkçe’ye konuşan Türk Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, bazı ailelerin çocuklarının psikiyatrik hastalık tanısı almasının getirdiği damgalama korkusu nedeniyle durumu reddettiklerini ifade ediyor:

“Damgalanma korkusu, ailelerde hastalığı reddetme veya normalleştirme gibi savunma tepkilerine yol açıyor.”

“Aileler, çocuklarını yanlı değerlendirebiliyor. Aile ve öğretmen iş birliği içinde olduğunda, olumsuz durumları fark etmek daha kolay oluyor.”

Rehberlik servisi ne zaman devreye giriyor?

Bir öğrencinin okuldaki disiplin veya uyumsuzluk sorunları belirlendiğinde rehberlik servisi devreye girmektedir.

Rehber öğretmen, öğrenciyle görüşerek gerekli bilgileri topladıktan sonra uygun bir rehberlik programı yürütmektedir.

Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş, okullarda yeterli sayıda rehberlik öğretmeni bulunmaması nedeniyle sistemin aksadığını belirtmektedir.

Güneş, öğrenci sayısı 250-300’ün altında olan birçok okulda rehberlik öğretmeni olmadığını ifade ediyor.

“Sahadan gözlemlerimiz ve aldığımız geri dönüşlere göre, okullarda gerçek anlamda bir rehberlik ve psikolojik danışmanlık süreci yürütülemiyor,” diyen Güneş, ya yeterli sayıda rehberlik öğretmeni bulunmadığını ya da mevcut öğretmenlerin aşırı yük altında çalıştığını vurguluyor.

Uzmanlar, ailenin iş birliği olmadan sağlıklı bir rehberlik sürecinin yürütülemeyeceğini belirtiyor. Güneş, rehberliğin veli beyanları doğrultusunda sürdüğünü ve velilerin direnç göstermesi durumunda sağlıklı bir sonuç elde edilemeyeceğini ifade ediyor. Bu noktada, okul yönetimlerinin kararlı olması gerektiğine dikkat çekiyor.

Güneş, sürecin il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerine taşınabileceğini veya her ilçede bulunan Rehberlik Araştırma Merkezleri’nin devreye sokulabileceğini belirtiyor.

İsminin değiştirilmesini isteyen bir sınıf öğretmeni Eda, rehber öğretmenlerin yetkilerinin sınırlı olduğunu vurguluyor:

“Sınıf öğretmenleri durumu rehber öğretmenlerine bildirir, rehber öğretmenler ise öğrenciyi bir sonraki aşamaya yönlendirir. Çünkü rehber öğretmenler bir psikiyatrist ya da terapist değildir.”

“Çoğu zaman öğrencilerle birebir çalışma imkanı bulamazlar. Çünkü kişi başına düşen öğrenci sayısı oldukça fazla,” diyen Eda, bu durumun ailelerin kendilerine yapılan yönlendirmeyi ciddiye alıp çocuklarını profesyonellere götürmesi gerektiğini işaret ettiğini belirtiyor.

‘Aileler okulla iş birliği içerisinde olmalı’

Eda öğretmen, uyum problemleri ve şiddet eğilimi olan bir birinci sınıf öğrencisiyle yaşadıkları sürecin en başından hatalı başladığını ifade ediyor.

Ailenin çocuğun sınıftaki uyum sorunlarını ve şiddet içeren davranışlarını reddettiğini belirten Eda, annenin “çocuğunun üstün zekalı olduğunu ve bu yüzden sosyalleşmekte zorlandığını” söylediğini aktarıyor:

“Oysa öğrencinin okula uyum ve adaptasyonunda büyük bir sorun vardı. Uyum sağlayamadıkça giderek hırçınlaşıyor, sınıfa girmiyor ve derse geçişi reddediyordu.”

“Arkadaşlarının kitaplarını saklıyor, derse odaklanmalarını engelliyor ve fiziksel müdahalelerde bulunuyordu. Artık ders işleyemez hale gelmiştik.”

Öğrencinin ikinci sınıfta öğretmenlere de şiddet uygulamaya başladığını kaydeden Eda, diğer velilerin isyanı sonrasında ailenin harekete geçmesi gerektiğini ve psikiyatrik tedaviye başlandığını belirtiyor. Çocuğun düzenli ilaç kullanımıyla sakinleştiğini, bazı sorunların devam etse de şiddet olaylarının sona erdiğini ifade ediyor.

Eda öğretmen, okulun yönlendirmesine uyan ve iş birliği yapan ailelerin çocuklarının kısa sürede olumlu dönüşümler yaşadığını da ekliyor.

‘Her şiddet davranışı psikolojik rahatsızlık değildir’

Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, her şiddet

Okuyucu Yorumları0

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk görüşü siz paylaşın!

Yeni Bir Yorum Bırakın